ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
hoppala
Kullanıcı Grubu:
Yönetici
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
1624
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
26 Ağustos 2022 16:52
Son Ziyaret:
11 Saat 19 Dakika önce
Toplam Mesaj:
1223 [0.81 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
50 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Burak
Doğum Tarihi:
14 Mayıs 1991
Yaş:
35
İl:
Antalya
Meslek:
Webmaster & Graphic Designer
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

[IMG]https://i.ibb.co/Jwn8dYDy/imageedit-3-4694612600.gif[/IMG] ⍞ Fikirlere kurşun işlemez! ⍞ 🚩Forum içi şikayetleriniz için HATA VAR butonunu kullanınız.

SON 10 MESAJI

Japon Balığımın Yüzgeçleri Kanlandı
Merhaba,

İki Japon balığı için 15 litre maalesef çok yetersiz bir hacimdir. Yüzgeçlerdeki kanlanmanın ana sebebi kötü su koşulları, yani dar hacimde hızla biriken amonyak ve nitrittir; balıklarınız kendi atıklarıyla yanıyor.

Haftada bir %30–40 su değişimi bu hacimde kesinlikle yeterli olmaz. Şimdilik her gün dip çekimiyle %40–50 su değişimi yapın. Değerler normale dönene ve kızarıklık geçene kadar günlük su değişimine devam edin. Yeni suya mutlaka uygun bir su düzenleyici ekleyin ve eklenecek suyun sıcaklığının akvaryum suyuna eşit olmasına çok dikkat edin.

Şu aşamada kesinlikle ilaç kullanmayın. Kızarıklığın yayılması, yüzgeçlerde erime/pamuklaşma oluşması veya iştahsızlık görülmesi durumunda ilaç tedavisi ancak ayrı bir karantina kabında düşünülür.

Isıtıcı konusuna gelirsek; Japon balıkları evet soğuk su balıklarıdır, ancak ani sıcaklık değişimlerine karşı hassastırlar. 15 litre gibi çok küçük bir su kütlesi, gece ile gündüz arasındaki oda sıcaklığı farkından anında etkilenir. Su sıcaklığının sürekli düşüp yükselmesi balıkların bağışıklığını çökertir ve beyaz benek gibi hastalıklara kapı aralar. Bu yüzden öncelikle bir termometreyle gece ve gündüz su sıcaklığını kontrol edin. Sıcaklık uygun aralıkta kararlı kalıyorsa ısıtıcı şart değildir. Ancak oda çok soğuyorsa veya su sıcaklığı belirgin biçimde dalgalanıyorsa, termostatlı bir ısıtıcıyla suyu 22-23 derecelerde sabit tutmanız şarttır. Ayrıca akvaryumu doğrudan güneş ışığından, kalorifer peteklerinden vs uzak tutun.

Deniz kabuklarını çıkarmanız çok isabetli olur; hem kısıtlı olan yüzme alanı artar hem de dip temizliği kolaylaşır. Filtre süngerini asla çeşme suyunda yıkamayın, sadece akvaryumdan çektiğiniz atık suyla hafifçe sıkarak temizleyin. Suyu dinlendirmek kloru uçursa da kloramin ve ağır metaller için uygun su düzenleyici (Seachem Prime / Sera Aquatan gibi) kullanmayı ihmal etmeyin.

Yemlemeyi birkaç gün azaltın ve artan yemleri mutlaka sudan alın. Kızarıklığın azalması sorunun tamamen çözüldüğünü göstermez. İki balık için 15 litre sürdürülebilir değildir. Kalıcı çözüm için en kısa sürede çok daha büyük ve yeterli filtrasyona sahip bir akvaryuma geçmenizi tavsiye ederim.
Japon Kuyruk Erimesi Pul Kabarması
Merhaba,

Fotoğraflara ve anlattıklarınıza göre burada tek bir hastalık yok. Su değişimi uzun süre aksayınca balık yorulmuş, üstüne fırsatçı bakteriler binmiş. Kuyruk kenarları erimiş, renk solmuş. Bu klasik yüzgeç çürümesidir. Sudan gelen aeromonas türü bakteriler zayıf düşmüş balığa yapışınca ortaya çıkar. Pulların kabarması ise ayrı ve daha ciddi bir durum. Bu kendi başına bir hastalık adı değildir. Balık vücudundaki suyu atamayınca pul diplerine sıvı dolar ve pullar kalkar. Çoğu zaman içeride böbrekleri zorlayan bakteriyel bir enfeksiyon vardır. Fotoğrafta karın balon gibi şiş değil, gözler de fırlamamış. Yani tablo henüz son evre dropsy tablosuna dönmemiş ama gidişat o yönde. İştahın da kesilmiş olması durumu ciddileştiriyor, hafife almayın.

Asıl sebep akvaryum hacmi ve su şartlarıdır. 45 litrede 2 oranda ve 2 vatoz maalesef çok fazla. Tek bir oranda için bile bu hacim dar kalır. Su değişimi aksayınca biriken amonyak ve nitrit balığın solungacını ve derisini yakar, gerisi çorap söküğü gibi gelir. 320 litreye geçirecek olmanız doğru plan. Bu tablo da o geçiş gecikince, yem sürerken su değişiminin aksamasından çıkmış. Önce balığı ayırıp suyu ve ilacı düzeltin, taşıma işi sonra.

Elinizdeki listede Baktopur Direct yok. O, sıvı Baktopur değil. Nifurpirinollü su tableti ve Türkiye'de yıllardır normal satışta değil. Tarihi belli olmayan açık tablet de aramayın. Balık yemediği için eski Baktotabs'a da bel bağlamayın. Şu an kullanabileceğiniz sıvı Baktopur. Kuyruk erimesine yarar, pul kalkmasına tek başına yetmeyebilir. Prospektüsteki gibi sadece 1. ve 3. gün uygulayın, her gün basmayın. Mycopur bu iş için değil. Oksijenli suyu tanka dökmeyin. Metilen mavisini de ayrıca katmayın. Sıvı Baktopur'un içinde benzer boyar madde zaten var. Hepsini aynı anda karıştırmayın. Elinizde tarihi geçmemiş kapalı Direct kutusu varsa durum değişir. Dozu 50 litreye 1 tablettir. 10 litrede tableti bir bardak suda eritip sadece beşte birini koyun, kalanını dökün. En az 7 gün ara vermeden sürdürün. Gün aşırı kısmi su değiştirin, sadece değişen suyun payını yeniden ekleyin. Direct kullanırken sıvı Baktopur ve metilen mavisini katmayın.

Tedavi için karantina kabını acilen büyütün. 10 litre bu boydaki bir balığa çok küçük; içine ilaç girdiğinde su anında bozulur. 20–30 litrelik çıplak bir kap bulmanız çok daha iyi olur. Bulamıyorsanız 10 litrelik kapta her gün en az yarı yarıya, aynı ısıda ve klorsuz suyla değişim yapın. Aktif karbon kullanmayın. Vatozları da kesinlikle bu ilaçlı ve tuzlu suya koymayın, tuza ve ilaca toleransları yoktur. Suyu gereksiz yere ısıtmayın, 20–22°C'de kalsın. İlaç sudaki oksijeni tüketeceği için hava motorunu 7/24 sürekli çalıştırın.

Tuza gelecek olursak, Ectopur tuzlu bir karışım ve biraz oksijen salar ama kutu dozu burada işe yarayacak tuz miktarına yetmez. Onun yerine 10 litreye 1 silme tatlı kaşığı iyotsuz kaya tuzu kullanın. Tuzu doğrudan kaba atmayın, dışarıda eritip yavaş ekleyin. Ectopur ile kaya tuzunu birden kullanmayın. İlaç olarak sıvı Baktopur, yanında sürekli hava ve kaya tuzu yeter. Direct varsa onun yanına sıvı Baktopur katmayın; tuz ve hava aynı kalır.

Ana tankta da bugün hemen %50 su değişimi yapın ve birkaç gün daha sık su değişimlerine devam edin. 45 litrede bu canlı yükü kalıcı değildir. Suyu düzeltmezseniz, balık iyileşip ana tanka döndüğünde aynı tabloyu tekrar yaşarsınız. Kuyruktaki erime temiz suda durur, eski formuna dönmesi ise haftalar sürer. Sizin asıl takip edeceğiniz yer pullardaki kabarmadır. Kabarma iner ve balık yeniden yemeye başlarsa şansı olur. Ancak gözler fırlar, balık yan yatar ve hiç yemezse organ hasarı geri dönülmez noktaya gelmiş demektir.

Geçmiş olsun.
Bu Japon Balığı Hastalığı Nedir?
Merhaba,

Emre'nin yazdığı kısım doğru; bu yara kendiliğinden açılmaz. Vatoz gece japonun üzerine yapışıp mukozayı törpüler, aç kalmışsa zarar daha büyük olur. Melek ve hayalet balıklarını ayırmanız da yerinde. Bu türler japonun istediği sıcaklıkta sağlıklı durmaz. Hikari'nin japon yemleri uygundur. Cichlid Pro japon yemi değil, proteini yüksektir; sürekli verirseniz sindirim bozulabilir. Tetra Algae ise vatoz için doğru tercih. Onu ara sıra değil, her gece verin. Vatoz sebze ya da yosun tableti bulamazsa japonun mukozasına yönelir.

Türleri ayırmak tek başına yetmez. Ölen balıkta yara 25 günde çizikten oyuğa dönmüş, kafası bir gece şişmiş ve sabaha ölmüş. Aynı lekeler diğer japonlarda da başladıysa, ısırığın üzerine bakteriyel ülser oturmuş demektir. Metilen mavisi bu aşamada tedavi etmez. Yaraya pamukla ilaç sürmeyi de bırakın. Balığı her dışarı alışınızda mukoza bir kez daha zedelenir.

Lekesi başlayan japonları ayrı bir kaba alın. Ana tanka tuz veya ilaç koymayın; çöpçüler bundan zarar görür. Akvaryumcuda hastalığı anlattığınızda çoğu zaman yalnızca metilen mavisi verirler, o yetmez. Doğrudan Seachem KanaPlex isteyin. Karantina kabında, kutunun içindeki ölçekle 20 litreye 1 ölçek verin. İki günde bir tekrarlayın, en fazla 3 doz uygulayın. KanaPlex bulamazsanız sıvı Sera Baktopur alın. Onu da ana tanka değil, karantina kabına koyun: 20 litreye 1 ml, birinci ve üçüncü gün. İkinci gün ara verin. İkisini birden kullanmayın. Karantina kabında aktif karbon bulundurmayın, hava motoru 7/24 açık kalmalıdır.

Vatoz cüce değilse, melekler çıksa da gece japonlara yine dadanabilir. Mümkünse onu da ayırın. Ayıramıyorsanız Tetra Algae'nin yanında her gece kabak veya salatalık verin, aç bırakmayın.
Su değişimini bundan sonra aksatmayın. Melek ve hayalet çıksa bile sekiz japon bu hacim için fazladır. Lekesi yeni çıkan ve hâlâ yem yiyen balıklar toparlayabilir. Göz ya da kafa şişmesi gördüğünüz balığı vakit kaybetmeden ayırın. Geçmiş olsun.
Ters Dönerek Yüzen Ryukin
Merhabalar,

Balığı tül yavrulukta bırakmayın, tabandaki ızgarada yan yata yata derisi tahriş olur, sığ ve düz tabanlı bir kaba alın, akıntı da olmamalı. 19,5 derece Japon balığı için düşük sayılmaz fakat Ryukin'in kısa gövdesi ve serin suda yavaşlayan sindirim, fazla yem de binince gaz yapıp hava kesesine baskı yapıyor. 2-3 gün yem vermeyin, sonra marul yerine kabuğu soyulmuş haşlanmış bir bezelye ezip verin, kaba da 20 litreye bir çay kaşığı hesabıyla Epsom tuzu ekleyin. Isıtıcı gelince suyu günde bir derece artırarak 23-24 dereceye sabitleyin, antibiyotiğe şimdilik gerek yok.

Biraz düzelmiş olması iyiye işaret olsa da yavruyken de ters yüzüyorduysa tamamen geçmeyebilir. Bundan sonra sadece batan yem tercih edin, yemi atmadan önce küçük bir kapta üzerini zar zor örtecek kadar akvaryum suyuyla 2-3 dakika bekletip kaşıkla verin ki balığın midesinde şişip hava kesesine ekstra baskı yapmasın.
Hasta Beta Balığım İçin Öneri
[QUOTE=wmrely]hocam öncelikle çok teşekkür ederim. yeni akvaryuma aktardıktan sonra foruma baktım. yeni akvaryumda fotoğraflara eklediğim oyuncağına hiç girmedi. filtre ilk başlarda açıktı sonrasında hemen kapattım yazınızı okuyunca. açıkken akıntıda yüzüyordu ara ara şimdi ısıtıcı dibinde dinleniyor. ama dediğinize benzer şekilde yaptım. eski suyundan alıp bir kaba döktüm yeni akvaryum suyundan da daha fazla aldım ve betamı o suda 30 dk ya yakın beklettim sonra sadece balığımı akvaryuma taşıdım. o dediğiniz stressguard ve catappa yaprağı atakan petshopta satılıyor sadece sanırım. ordan mı alıyım nasıl yapayım yardımcı olur musunuz ? ve anubis nana da önerdi ai açıklarsanız sevinirim teşekkürler. akvaryum ölçülerimi yazmıştım. 34x29x15 kaç damla damlatıyım stressguardı kaç ml ya da catappa yaparığndan kaç adet alıyım anubis nana ya gerek var mı ? açıklarsanız sevinirim.

Ve eklemek istediğim bir şey daha var. su yüzeyine baloncuk bırakıp hemen aşağı iniyor.[/QUOTE]

Şu aşamada balığı yeni akvaryumunda mümkün olduğunca sakin ve stabil tutmanız en doğrusu. Filtre çok güçlü akıntı yapıyorsa kapalı kalabilir; balığı savurmayacak kadar çok hafif bir akıntı verebiliyorsa açabilirsiniz. Aksi durumda geçici olarak hava taşı ilave edilebilir. StressGuard ve Catappa yaprağını mutlaka temin edin. Bunlar şu an keyfi destekleyici değil, balığın yanan ve tamamen savunmasız kalan derisini mühürleyip enfeksiyondan koruyacak asıl tedavi ürünleridir.

Alışveriş konusunda; Akakçe veya Cimri gibi platformlardan aratarak en uygun fiyatlı olanları bulabilirsiniz. Akvaryum hacminiz küçük olduğu için StressGuard'ın en küçük boyu (50 ml veya 100 ml) size fazlasıyla yetecektir. Catappa yaprağı da genelde 10'lu paketler halinde satılır, 1 paket almanız çok uzun süre işinizi görür.

Tankın net su hacmini dekorlar vs. düşünülünce 11-13 litre kabul edebiliriz. Seachem'in resmi dozu 40 litreye günlük 2,5–5 ml olduğu için bu hacimde günde yaklaşık 0,7–0,8 ml yeterli olur. Damla hesabı yerine eczaneden alacağınız küçük bir iğnesiz enjektörle (şırıngayla) ölçmeniz çok daha sağlıklı olur. Catappa için de orta boy bir yaprağın yarısını akvaryuma bırakmanız yeterli. Suyu hafif sarartması normaldir ve şifası o sararan suyun içindedir.

Anubias nana ise doğrudan hastalığı tedavi etmez ancak iyileşme sürecinde Beta'nın su yüzeyine yakın dinlenebileceği geniş yapraklı, harika bir doğal alan sağlar. Alırsanız kök gövdesini (rizomunu) sakın kuma gömmeyin çürür, bir kayaya veya dekora tutturun.

Balığın ısıtıcının dibinde dinlenmesi ilk etapta halsizlik ve hastayken içgüdüsel olarak ısıya yaklaşma isteğidir. Yüzeye çıkıp baloncuk bırakması ise yuva yapmasından değil; solungaçları yandığı için şu aşamada mecburen havadan nefes yutup, eski havayı baloncuk olarak dışarı atmasından kaynaklanıyor. Bu hareket bir süre daha devam edecektir.

Bacto Fish'i ise artık kesinlikle rafa kaldırın. Şu anda en önemlisi 26°C civarında sabit sıcaklık, temiz su, amonyak takibi (düzenli su değişimi) ve mukoza onarımıdır.
Su Kaplumbağası - Kabukta Beyazlık ve UVB Lamba Gerekli Mi?
Merhaba,

Üstteki üyemiz hacim ve sıcaklık konularında çok doğru noktalara değinmiş. 20 litre ne yazık ki bir su kaplumbağası için su değerlerinin stabil tutulamayacağı, amonyak birikiminin hızla artacağı ve canlının fiziksel gelişiminin yanık kalacağı kadar dar bir hacim. Kısa sürede uygun hacimli bir sisteme geçmeniz hayati önem taşıyor. Bunun yanı sıra mesajınızda gözden kaçan birkaç kritik detayı düzeltmekte fayda var. İlk olarak, kullandığınız kabuk losyonunu acilen bırakmanızı öneririm. Piyasada satılan bu tür kozmetik ürünler kabuğun üzerindeki mikro gözenekleri tıkayarak hava almasını engeller. Bu durum zamanla kabuk altında mantar ve anaerobik bakteri üremesine yol açabilir. Sağlıklı bir kabuk için temiz su, iyi filtrasyon ve doğru aydınlatma dışında hiçbir dış müdahaleye veya kimyasala gerek yoktur.

Aydınlatma konusuna gelirsek, UVB lambayı birkaç ay ertelemek çok büyük bir risk. Su kaplumbağaları yedikleri besinlerdeki kalsiyumu vücutlarında işleyebilmek için D3 vitaminine, bunu sentezleyebilmek için de doğrudan UVB ışınına muhtaçtır. Bu eksiklik kısa sürede metabolik kemik hastalığına (MBD) yani kabuk yumuşamasına ve geri dönüşü olmayan iskelet deformasyonlarına yol açar. Diğer mesajda belirtilenin aksine UVA da gereksiz değildir; ısıtma amacıyla kuru alanda kullandığınız standart halojen veya spot ampuller zaten ısı ile birlikte UVA da yayar. Bu da canlının iştahını açar ve metabolizmasını düzenler. Ancak UVB tamamen ayrı bir ihtiyaçtır ve ertelenmemelidir.

Beslenme rutininizde de ufak bir düzeltmeye ihtiyaç var. Kan kurdu, su mercimeği, havuç ve marul harika ek besinlerdir fakat tek başlarına ana öğün olamazlar. Canlının büyüme çağında ihtiyaç duyduğu rasyonel kalsiyum, fosfor ve protein dengesini sağlamak için mutlaka Tetra Reptomin veya Sera Raffy P gibi kaliteli bir temel pelet yemi ana diyetinize eklemelisiniz.

Son olarak, kabuktaki beyazlık için yakından ve net bir fotoğraf eklerseniz daha kesin bir şey söyleyebiliriz. Bu durum doğal bir süreç yani kabuk değişimi, sudaki kirecin kabukta bıraktığı tortu veya bir mantar başlangıcı olabilir. Görmeden teşhis koymak sizi yanlış yönlendirebilir. Fotoğraf eklerseniz o konuda da yardımcı oluruz.
Hasta Beta Balığım İçin Öneri
Merhabalar,

Balığınıza 400 ml gibi daracık bir kapta uyguladığınız o yoğun tuz ve Bacto Fish (içindeki bakır ve akriflavin nedeniyle) kombinasyonu maalesef ağır bir kimyasal şok yaşatmış. Bu uygulama balığın solungaçlarını yakmış ve derisindeki o koruyucu sümüksü tabakayı (mukozayı) tamamen eritmiş. Balığın su yüzeyinde yatarak nefes almaya çalışması hastalığın kendisinden değil; yanan solungaçları yüzünden boğulmamak için içgüdüsel olarak havadan oksijen yutma çabasıdır. Ancak kapağı açtığınızda yeme tepki vermesi iyi bir haber; bu, iç organlarının henüz iflas etmediğini ve yaşama tutunma kapasitesinin çok yüksek olduğunu gösteriyor. Balığı kurtarmak için tüm bu banyoları hemen durdurun ve sırasıyla şunları yapın:

▪️Yeni akvaryumunuzu 26-28 °C ısıya sabitleyin, Prime ve Nitrivec ekleyin. Beta şu an akıntıya direnemeyeceği için filtre akıntısını tamamen kesin. Balığı o dar kaptan, "damla alıştırması" yöntemiyle (ana tanktan yavaş yavaş su damlatarak) çok dikkatlice ve suyunu karıştırmadan yeni akvaryuma aktarın.
▪️Derideki açık kimyasal yanıkları mühürlemek ve dokunun kendini onarmasını sağlamak için akvaryuma günlük olarak Seachem StressGuard damlatın.
▪️Suya mutlaka catappa (hint bademi) yaprağı ekleyin. Bu yaprak hem suyu betanın doğal ortamına çevirerek stresini azaltır hem de bu süreçte mantar veya bakteri oluşmasını doğal yollarla engeller. Şu aşamada başka hiçbir ağır kimyasal kullanmayın ve stabil ortamda iyileşmesini bekleyin.
Su Kaplumbağası Cinsiyet Belirleme
Merhaba,

Şu anki görünümü erkek yönünde, özellikle ön tırnaklara bakıldığında. Fakat küçük olduğu için kesin cinsiyet şudur demek doğru olmaz. Büyüdükçe kuyruk ve ön tırnaklardaki farklılık belirginleşecektir.
Hobiye Yeni Başladım
Merhabalar,

Sorduğunuz soruyu kendi verdiğiniz örnek üzerinden yanıtlayayım. 30-40 litrede 5-6 Oranda bakmak, 10 metrekarelik bir odada 6 kişinin sadece nefes alıp karınlarını doyurarak hayatta kalmasına benzer.

Burada litre hesabını “balık bu kadar suda ölmeden durabiliyor mu?” şeklinde düşünmemek gerekiyor. Fanusta 9 ay yaşamış olmaları da 9 ay boyunca rahat ve sağlıklı yaşadıkları anlamına gelmez.

30-40 litreye (yaklaşık iki damacana su) sık su değişimi yaparak suyu bir şekilde yönetebilirsiniz ama su değişimi yapmak küçük hacmi daha büyük bir akvaryuma dönüştürmez. Mesele sadece suyun temiz kalması değil; balığın erişkin boyutu, yüzme alanı, biyolojik yükü ve fiziksel ihtiyaçlarıdır.

Oranda'lar standart akvaryumlarda rahatlıkla 15-20 cm, uygun hacim ve koşullar sağlandığında ise 25-30 cm boyutlarına ulaşabilme potansiyeline sahip balıklardır. 30-40 litre içerisinde bu potansiyeldeki 5-6 balığı yan yana düşünürseniz, meselenin sadece suyun temiz tutulmasından çok daha fazlası olduğunu görebilirsiniz. Bu kadar dar bir hacimde yüzme alanı ciddi şekilde kısıtlanır ve uzun vadede "yanık kalma" dediğimiz, gelişimlerinin kalıcı olarak baskılanması sorunu ortaya çıkar ki bu da balıkların hastalanmasına kapı aralar.

Yani forumda konuşulan litre tavsiyeleri, “bu balık bundan daha az suda yaşayamaz” sınırı değil; balığın stres altında kalmadan, doğal formuna ulaşarak ve sürdürülebilir şekilde bakılabilmesi için gereken koşullardır.

Kısacası fanusta 9 ay yaşamış olmaları, 30-40 litrede 5-6 Oranda'nın rahat yaşayabileceğinin kanıtı değil. Tam tersine, fanus örneği balığın yalnızca “hayatta kalması” ile “uygun koşullarda, sağlıklı yaşaması” arasındaki büyük farkı gösteriyor.
Galaxy Rasbora Karında Çökme Ve Kamburlaşma Ölüm
Merhabalar,

Konu artık balık hastalıkları ve tedavi yöntemlerinden çıkarak kişisel üslup tartışmalarına ve ilaçların mevzuattaki durumunun tartışılmasına doğru fazlasıyla uzadı.

Forum olarak ilaçların etken maddeleri ve farmakolojik özellikleri hakkında teknik bilgi paylaşılmasını elbette destekliyoruz. Ancak iki sayfadır bu konuda yeterince bilgi, kaynak ve karşılıklı görüş paylaşıldı. Bundan sonraki mesajların aynı tartışmayı tekrar sürdürmesi konuyu yalnızca gereksiz yere uzatacaktır.

Ayrıca, [B]kişiselleştirilmiş ifadelerin[/B] kullanılması veya üyelerin foruma kayıt tarihleri ile mesaj sayıları üzerinden niyet okuması yapılarak konunun kişiselleştirilmesi forumumuzun tartışma kültürüne kesinlikle uygun değildir. Teknik bir itiraz varsa kişiye, kıdemine veya niyetine değil, yalnızca ortaya konulan bilgiye cevap verilmesi gerekir.

Bu aşamadan itibaren ilaçların ithalatı, satış ve reçete durumu veya kimin haklı olduğu üzerinden yeni bir polemiğe girilmemesini rica ediyorum. Bu konuda farklı bir görüşü olan üyelerimiz elbette ayrı bir başlıkta, kaynaklarıyla birlikte tartışabilir.

Bu konuyu ise tekrar asıl amacına döndürelim: Galaxy Rasbora ve Cherry Barb'lardaki belirtiler, olası hastalık nedenleri ve uygulanan tedavilerin sonuçları.

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.