Akvaryum.Com
  • Yakışıklıdan Pozlar :)


    Profil resmi
    MERT16

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/227739/240920260106141.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/227739/240920260106171.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/227739/240920260106191.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/227739/240920260106221.jpg[/IMG]

    (0) (18)

    Green Terror Gold Saum Cinsiyet Ayrımı


    Profil resmi
    Ramazan Güleç

    1 beğeni
    [IMG]null[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/252645/230920262235591.jpg[/IMG]


    Merhabalar, bu balığın cinsiyeti hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum. Şimdiden teşekkürler.

    (0) (40)

    Planarya İçin İlginç Bir İlaç


    Profil resmi
    GhostKoi
    16:07
    13 beğeni
    6 aydan uzun süredir karides akvaryumum planarya istilası altında. Yavru karidesleri ve kırmızı ramshornları hallettiler. Aklıma gelen her yolu denedim, olmadı. Su değişimini artırdım, yemlemeyi kestim, elle topladım, lepistes yavruları attım, jbl kapan aldım nafile. Medeka denedim, biraz etkili oldu fakat yine var, yine var... Piyasadaki kimyasalları salyangozlara yan etkilerinden dolayı kullanmak istemedim.

    Sonra şu ürünü internette buldum: https://atakanpetshop.com/chem-vital-rid-planarya-onleyici-damla
    Tek kullanımda 10 gün sonra 1 ya da 2 planarya görüyorum. Tekrar deneyip kökünü kurutmayı düşünüyorum. Karides ve salyangozlar olumsuz etkilenmedi.
    Başka deneyen oldu mu? Düşünceleriniz neler?

    İçeriğini araştırdığımda çok basit bileşenleri olduğunu gördüm, inanamadım: "[B]mint, thyme, garlic extracs, propylene glychol[/B]" Bildiğin nane, kekik, sarmısak ve çözücü olarak alkol. Şaka gibi.

    Profil resmi
    GhostKoi

    [QUOTE=MasterChiefHakan]
    Konunun sahibi sensin üstad, sil (kapat) gitsin.[/QUOTE]
    Bu sayfada uzun uzadıya gereksiz münakaşalar olmuşsa da ilacın etkinliği tartışma götürmez bir gerçek. Merak edip konuyu açmış kişi olarak ben buldum mu alıyorum. Ve reklamı oluyormuş diye de hiç gocunmuyorum.
    En son atakan petshoptan 6 ay önce almıştım. Tahmin ediyorum ki bahçeden toplayıp eklediğim yapraklar yüzünden birden planarya sürüleri başgösterdi. 3er gün arayla 2 uygulama yaptım hala da biraç tane görüyorum. Çoğalırsa bir tur daha yapacağım. karidesler ve salyangozlar önerilen dozlarda sağlam.

    Neden piyasada bir görünüp bir kayboluyor? Bunu doğrudan üreticisine sormak lazım. Belki de üretim kapasitesi ve talep yoğunluğundan piyasaya yetiştiremiyorlardır.

    (84) (48702)

    DIY Fon Kaplamasında Çimento, Önemli Püf Noktaları


    Profil resmi
    Oguz SAGLAM
    12:11
    3 beğeni

    Forumlarda bu malzemelerle ilgili sıklıkla soru sorulduğu için, teknik olarak çok derine inmeden düzlemsel bazı fon/çimento bilgileri vermek istedim.

    Fon kaplama işlerinde öncelikle "çimento", çok geçerli bir nedeniniz ve güvenilir bilginiz var ise "çimento bazlı malzemeler" (DERZ DOLGU GİBİ) kullanılmalıdır. Çimento bazlı deyince, bu kapsama giren malzemelerde ana malzeme çimento olmakla birlikte bazı renk pigmentleri ya da asıl kullanım alanına uygun olarak diğer kimyasal katkılar kullanılmış olabilir (Örneğin ve belki yeşil renk için bakır bileşikleri ya da erken dayanım için naftalin/melamin esaslı süperplastikleştirici, hatta küf ve mantar oluşumuna karşı toksik maddeler).
     
    Bu noktada eski bir çimento uzmanı olarak (ki asistanlık yıllarında çimento kimyası ile derinden uğraştım ve işim gereği çimento kimyasına her zaman vakıf olmak durumunda kaldım) yalnız çimento kullanmaya dikkat ettim/ederim. Çimentonun kimyasal bileşenleri bellidir. Yıllardır denenmiştir. Beyaz ve bildiğiniz normal gri renkli çimento rahatlıkla kullanılabilir. Özellikle katkısız PÇ 32,5, PÇ 42,5 vs. Zaman zaman bazı başlıklarda özellikle çok zor bulunan bir malzemeymiş gibi Portland Çimentosu arayan/değerlendiren mesajlar görülüyor. Bu bahsedilen PORTLAND ÇİMENTOSU bildiğiniz, yaygın kullanımı olan çimentodur. Onun için çimento torbalarında PÇ yazar Portland Çimentosu. Bunun dışında ana bileşeni Portland Çimentosu olan ancak belli oranlarda tras, cüruf, uçucu kül vs gibi katkılar içeren portland çimentoları da vardır ancak siz normal PÇ ve beyaz PÇ kullanın işi sağlama alın.
     
    Derz malzemelerini kullanmaya hiç bir zaman cesaret edemedim zira renk pigmenti olarak ne katılıyor (farklı renkler farklı kimyasallar kullanılarak elde edilir - kilimlerdeki eski masum kök boyalalar ki o bile sorgulanır kullanılmadığı kesin), plastikleştirici olarak katkı kullanılıyor mu, kullanılıyorsa zehir etkisi olabilir mi emin değiliz. 
     
    Emin olduğunuz çimentoları kullanın.
     
    Diğer bir konu su/çimento oranı. Bu oran ne kadar düşük olursa dayanım o kadar yüksek olur. Yani ne kadar koyu kıvam o kadar iyi dayanım. Ancak bu konuda salt çimento ve su kullanmayın. içine organik madde içermeyen iyi yıkanmış kum katın ki bunun hem görünüme hem dayanıma faydalı etkisi olur. Oranını soracak olursanız ben en az 1/3 hacimce kum kullanırım. Beyaz çimento ve farklı renkli kumlarla oluşturacağınız güzel kombinasyonları düşünün.
     
    Ayrıca çimento karışımını sürdükten sonra yüzeye kum serperek de farklı gölge efektleri yaratabilirsiniz.
     
    Bir üçüncü kullanılması çok faydalı olan malzeme ise sürekli kullandığım ancak benzer uygulamayı yapana henüz rastlamadığım "polipropilen fiber"dir. Polipropilen fiber çok ince sentetik liflerdir. Bu malzemeyi karışıma belli oranda katıp yüzeye bir kaç kat halinde sürerseniz, yüzey gerilmelerinden dolayı sonradan oluşabilecek çatlakları engeller. Eğer ilk katı sağdan sola fırça darbeleriyle yaparsanız, ertesi gün ikinci katı yukarıdan aşağıya doğru yapın ki kabuk içinde uzanan lifler birbirine dik konumlansın ve esnemeden dolayı oluşacak çatlamalar engellesin.
     
     
    Çimento kullanılarak yapılan fon kaplamaları, hatta harç kullanarak köpüksüz yapılan fonlar tatlısu sistemlerinde daha uzun ömürlü daha dayanıklıdır. Acısu ve Tuzlusu sistemlerinde, suda bulunan sülfat çimento bazlı malzemelere zarar verebilir. Bunun için yapabiliyorsanız bir güzel önerim var (olmasa ne olur paragraf sonunda). Kıyı/Liman inşaatlarında, ya da deniz yapılarında su altında dökülen, deniz suyuna maaruz kalacak betonlarda SDÇ (Sülfata Dayanıklı Çimento) Kullanılır. Bu çimentoya torbalı halde ulaşabileceğinizi sanmam. Deniz yapıları için beton üreten hazır beton tesislerinde, eğer silolarında mevcut ise, bir tanıdık vasıtasıyla gittiğiniz zaman istemediğiniz kadarını hediye edebilirler. Beyaz çimento daha ziyade dekoratif amaçlı kullanım için üretildiğinden dolayı SDÇnin beyaz olanını (Daha doğrusu SDBÇyi) bulmak ne yazık ki mümkün değil. Ancak Deniz yapılarının karşı karşıya kaldığı dış koşullar, sıcaklık farkları, yükler, donma çözülme etkileri çok zorlu olduğu için ve bu yapıların kullanım ömrünün akvaryum dekorlarının kullanım ömrüne nazaran çok çok uzun olmasından dolayı (aslına bakarsanız) normal ve beyaz çimento bu sistemlerde de kullanılabilir.
     
    Sağlam ve düzgün bir fon için yüzeye sürülen tabakanın kurumamasına özellikle ve özellikle dikkat edin. Sürme işlemini mümkünse banyo gibi nemkli bir ortamda yapın. Yüzey yeterince kendini tutunca da sık sık pulverizatörle (çiçeklerin yapraklarını nemlendirirken kullanılan fıs fıs) nemlendirin. İyice sertleşene kadar yüzey asla kurumamalıdır. Yoksa sonradan nemlendirseniz de artık ölmüştür sertleşmez. Ancak çöpe atılır. Bu konuda benden size pratik bir öneri; yüzeyini çimentoyla kapladığınız fonu büyük (jumbo çöp torbası gibi) bir torbaya koyup torbanın ağzını kapatın. Torba gölge/haranlık bir yerde kalsın). Mevcut nem torbadan kaçamayacağı için kuruma tehlikesi en aza iner. Malzemeyi sürdükten 8-10 saat sonra da fıs fısla ıslatma işlemine başlayın. Mümkünse gene torbada kalsın. Ya da torbadan çıkarıp üzerine eski bir plaj havlusu serin ve havluyu sık sık ıslatın. Bu da işe yarar.
     
    Yüzeye sürülen malzemenin ıslatılmasına asla erken başlamayın. Yeterince sertleşmeyen yüzeye sıktığınız su yüzeydeki çimentoyu yıkar ve tabakayı rezil eder.
     
    Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Fazlası geldikçe eklenir.
     
    Saygılarımla,
    Oguz SAGLAM2009-10-28 12:12:40

    Profil resmi
    Ysm_glt

    [QUOTE=Oguz SAGLAM]Mükremin Bey,
    DIV /DIV
    DIVEn güvenilir malzemeler bildiğimiz normal çimento ve beyaz çimento./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak belirttiğiniz ince işlenmiş detayların kapanması sorununun önüne fırça, püskürtme vb. yöntemlerle geçmek mümkün değil. Eğer bu şekilde fon yapılacaksa çok ince doku/desen çalışılamaz./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak alternatif ve çok daha zahmetli bir yöntem kullanarak istediğiniz dokuyu da elde edebilirsiniz. "Ters kalıp metodu". Bu amaçla EPS (strafor) yerine ahşaba daha çok benzeyen XPS (sert köpük denilen malzeme) kullanmak lazım. Üzerine istenilen doku işlendikten sonra yüzeyi ince bir kalıp yağı ile yağlayın. yanlarını 2-3 cm çıta dönüp üstüne akıcı kıvamda hazırladığınız alçıyı dökün. Alçı sertleştikten sonra köpükten ayırın. İstediğiniz dokunun negatifi elinizde olacaktır. Beğenmediğiniz kısımları (yağ kalıntılarını temizledikten sonra) alçı ile noktasal olarak düzeltin ve negatifiniz 1-2 gün iyice kendini çeksin. Daha sonra negatif alçı kalıbınızı tekrar iyice yağlayarak üzerine çimento ile hazırladığınız malzemeyi dökün ve 1-2 gün sertleşmesini bekleyin. Kendini toplayınca de kalıptan alın./DIV
    DIV /DIV
    DIVEğer DIY ve çimento bazlı bir fonda ince doku istiyorsanız bu zahmetli yöntem işe yarar./DIV
    DIV /DIV
    DIVYalnız bu yöntemde köpük kullanılmadığı için fon biraz agır olacaktır. Bu ağırlığı azaltmak için ise şöyle yapabilirsiniz. ince şerbeti dokulu yüzeye yeterli kalınlıkta döktükten sonra arka kısma dökeceğiniz dolgu malzemesinin içine kum yerine strafor granülleri kullanabilirsiniz. Strafor granülü (tanecikleri) yerine hafif agrega (bims/ponza/vs kumu gibi) da kullanılabilir./DIV
    DIV /DIV
    DIVBir ara kum yerine iri kristalli kaya tuzu kullanıldığını gördüm. Şerbet hazırlandıktan sonra ve uygulamadan hemen önce içine iri kristalli kaya tuzu atıp, hızla karıştırıp bazı kısımlara biraz kalınca bir kaplama yapılınca tuz kristalleri eriyene kadar çimento karışımı kendini çekiyor ve daha sonra uzun vadede fonu suya yatırınca, eriyen kristallerin yeri boşluk kalıyor ve oldukça gözenekli bir doku elde edilebiliyor. Suni resif çalışmaları için ilginç bir yöntem. /DIV
    DIV /DIV
    DIVKullanılabilecek bir de silikon var. Şekilli yüzeye bir yöntemle sıvadıktan sonra üzerini ince kumla vb malzemelerl kaplarsanız o da bir yere kadar iş görüyor./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak ben çimentodan başka malzeme kullanmam. Sertleştikten sonra ve içindeki reaksiyon maddelerini de (serbest kireç vs) saldıktan sonra (ki bu da kaplama 28 günlük olduktan sonra sıfırlanmıştır diye düşünülebilir) doğal taştan farksız bir malzeme oluyor. /DIV
    DIV /DIV
    DIVSaygılar,/DIV[/QUOTE][QUOTE=Oguz SAGLAM]Mükremin Bey,
    DIV /DIV
    DIVEn güvenilir malzemeler bildiğimiz normal çimento ve beyaz çimento./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak belirttiğiniz ince işlenmiş detayların kapanması sorununun önüne fırça, püskürtme vb. yöntemlerle geçmek mümkün değil. Eğer bu şekilde fon yapılacaksa çok ince doku/desen çalışılamaz./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak alternatif ve çok daha zahmetli bir yöntem kullanarak istediğiniz dokuyu da elde edebilirsiniz. "Ters kalıp metodu". Bu amaçla EPS (strafor) yerine ahşaba daha çok benzeyen XPS (sert köpük denilen malzeme) kullanmak lazım. Üzerine istenilen doku işlendikten sonra yüzeyi ince bir kalıp yağı ile yağlayın. yanlarını 2-3 cm çıta dönüp üstüne akıcı kıvamda hazırladığınız alçıyı dökün. Alçı sertleştikten sonra köpükten ayırın. İstediğiniz dokunun negatifi elinizde olacaktır. Beğenmediğiniz kısımları (yağ kalıntılarını temizledikten sonra) alçı ile noktasal olarak düzeltin ve negatifiniz 1-2 gün iyice kendini çeksin. Daha sonra negatif alçı kalıbınızı tekrar iyice yağlayarak üzerine çimento ile hazırladığınız malzemeyi dökün ve 1-2 gün sertleşmesini bekleyin. Kendini toplayınca de kalıptan alın./DIV
    DIV /DIV
    DIVEğer DIY ve çimento bazlı bir fonda ince doku istiyorsanız bu zahmetli yöntem işe yarar./DIV
    DIV /DIV
    DIVYalnız bu yöntemde köpük kullanılmadığı için fon biraz agır olacaktır. Bu ağırlığı azaltmak için ise şöyle yapabilirsiniz. ince şerbeti dokulu yüzeye yeterli kalınlıkta döktükten sonra arka kısma dökeceğiniz dolgu malzemesinin içine kum yerine strafor granülleri kullanabilirsiniz. Strafor granülü (tanecikleri) yerine hafif agrega (bims/ponza/vs kumu gibi) da kullanılabilir./DIV
    DIV /DIV
    DIVBir ara kum yerine iri kristalli kaya tuzu kullanıldığını gördüm. Şerbet hazırlandıktan sonra ve uygulamadan hemen önce içine iri kristalli kaya tuzu atıp, hızla karıştırıp bazı kısımlara biraz kalınca bir kaplama yapılınca tuz kristalleri eriyene kadar çimento karışımı kendini çekiyor ve daha sonra uzun vadede fonu suya yatırınca, eriyen kristallerin yeri boşluk kalıyor ve oldukça gözenekli bir doku elde edilebiliyor. Suni resif çalışmaları için ilginç bir yöntem. /DIV
    DIV /DIV
    DIVKullanılabilecek bir de silikon var. Şekilli yüzeye bir yöntemle sıvadıktan sonra üzerini ince kumla vb malzemelerl kaplarsanız o da bir yere kadar iş görüyor./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak ben çimentodan başka malzeme kullanmam. Sertleştikten sonra ve içindeki reaksiyon maddelerini de (serbest kireç vs) saldıktan sonra (ki bu da kaplama 28 günlük olduktan sonra sıfırlanmıştır diye düşünülebilir) doğal taştan farksız bir malzeme oluyor. /DIV
    DIV /DIV
    DIVSaygılar,/DIV[/QUOTE]. Bende çok fazla obje kalıbı var , o zaman onlar ile döküm yapabilirim, beyaz çimento ile teşekkürler, salınım yapar diye cesaret edemiyordum

    (41) (61722)

    Ternapi Medaka Pondları


    Profil resmi
    ternapi
    18:08
    124 beğeni
    Ölçüler: 60 litre net su hacmi olan dikdörtgen saksı

    Canlı Türleri: Medaka (Oryzias latipes/Japon pirinç balığı), Planorbis rubrum (Ramshorn salyangoz), Physa acuta, Melanoides tuberculata (Minare salyangozu), Lymnaea stagnalis (Yarasakulak salyangoz)

    Bitki Türleri: Nelumbonaceae (Nilüfer), Eichhornia crassipes (Su sümbülü), Pistia stratiotes (Su marulu), Salvinia natans, Lemna minor (Su mercimeği), Ceratopteris cornuta, Hemianthus micranthemoides (Micra), Limnophila sessiflora, Myriophyllum mattogrossense, Moss, Cymbalaria muralis (Nakkaş sarmaşığı), Crassula lycopodioides/muscosa, Commelina communis, Hedera helix, Fallopia baldschuanica (Rus asması) ve yabani otlar

    Tankın Yaşı: 10 (on) gün-15 Eylül 2020

    Filtrasyon ve Işıklandırma: Filtre, ısıtıcı, aydınlatma yok. Tank açık balkonda.

    Tasarım ve Dekorasyon: Zeminde dişli dere kumu mevcut. Yine zeminde kuru çınar ve meşe yaprakları kullandım. Karasal alan ve saksılarda toprak, dere kumu, lav taşı, orkide harcı ve kurutulmuş kara yosunları kullanıldı.

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/213398/250920201733231.jpg[/IMG]

    Uzun zamandır hayal ettiğim, heves ettiğim, planladığım ama bazı engeller nedeniyle ertelemek zorunda kaldığım kurulumumu sonunda tamamladım[:3]

    Hayalimi gerçekleştirmiş olmanın tarifi zor hazzını yaşıyorum çok şükür[:3]

    Medakalar inanılmaz balıklar! Bakımlarının kolaylık seviyesi, akvaristlerin hayal edebileceklerinin çok üstünde. Isıtıcı, filtre, büyük hacim, seyrek nüfus, düzenli su değişimi ve bakım istemezler.

    İnanılır gibi değil, değil mi?

    Az sayıda balık-geniş alanda bakıldığında inanılmaz ürkek, sürekli korku/tedirginlik içinde yaşayan medakalar, kalabalık oldukları sürece çok daha sakin ve huzurlu oluyorlar.

    Bahar ve yaz boyunca bol bol yumurtluyorlar, kış döneminde ise yumurtlama duruyor, metabolizmaları yavaşlıyor. Böylece soğuktan etkilenmiyor, buzun altında dahi hayatlarını sürdürüyorlar.

    Beslenme gereksinimleri çok düşük, haliyle tankı da neredeyse hiç kirletmiyorlar.

    Çok güzel ve çeşitlenmeye çok açık renkleriyle, seyir zevki de yüksek bir tür.

    Bu canlıların keyfini en üst noktaya çeken ise işte böyle minik pondlar, havuzlar[:3]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/213398/250920201750281.jpg[/IMG]

    Uzakdoğuda bu tarz, büyüklü-küçüklü kurulumlar çok yaygın. Ben de internetten, tabiri caizse "ciğerci kedisi gibi" takip edip duruyordum. Tabii ki iklim şartlarımız ve türlere erişme zorlukları nedeniyle bitki tercihlerim onlara göre farklılıklar gösteriyor.

    Özellikle karasal alanda, bana çok estetik gelen ve soğuğa da dayanıklı olan yabani bitkileri kullanmayı tercih ettim. Zamanla eklemeler yapılabilir ama şimdilik kurulumumun son durumu bu şekilde.

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/213398/250920201759281.jpg[/IMG]

    Bir de genel görünüm ile tanıtımımı tamamlayayım[:3]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/213398/250920201802011.jpg[/IMG]

    [EDIT]ternapi,2022-10-18 15:43:15[/EDIT]

    Profil resmi
    Munzevi

    1 beğeni
    [QUOTE=ternapi]Herhangi bir şey için elimi suya soktuğumda hiç rahatsız olmadan böyle salınan şapşirikler, yakalama niyetiyle yaklaştığımda elimi bile uzatmadan ortalıktan toz oluyorlar[:devil:][:D]

    Video: [URL]https://www.instagram.com/reel/DaVv5kzgKho/?igsh=NTc4MTIwNjQ2YQ==[/URL]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/213398/030720262059411.jpg[/IMG]

    Seviyorum merkez! [:3][:nazar:]

    [/QUOTE]

    Biraz geç görmüşüm ancak benim de dikkatimi çektiği için yazma gereği duydum. Gerçekten ponda herhangi bir şey için elimi soksam dibimde geziyorlar, o ki kimisini sevebiliyorum. Ancak "Hele bi dokunayım yakalamaya çalışayım bakalım" desem pondda dört dönüyorlar. :D Hisli hayvanlar resmen. Bundan sonra kutsal üçlüm at, kurt, Medaka. :D

    (1301) (864943)

    Su Değişimi İçin Otomasyon Planım


    Profil resmi
    pianoƒish
    12:36
    3 beğeni
    Arkadaşlar aşağıda çizdiğim sistemde sadece vana açıp kapatarak ve priz açıp kapatarak su değişimi mümkün olur mu? Ve dış fltreler sağlıklı çalışır mı?

    İki akvaryum ayrı ayrı değişim olacak. İkisinin de prosedürü aynı. Birinci filtrenin bağlı olduğu akvaryumun suyunu değiştirmek istiyoruz diyelim; (alttaki 2. filtre ve vana numaralarını yok sayın)

    Akvaryum normal çalışma durumunda;
    dış filtre çalışır durumda ve 1-2 nolu vanalar kapalı 3-4 nolu vanalar açık.

    Su değişimi yaparken sırasıyla;

    Dış filtrenin gücünü kes kapa
    3-4 nolu vanaları kapa
    1 nolu vanayı açıp sifonlama ile değişim miktarı kadar suyu boşalt ve tekrar kapat
    kafa motorunu çalıştır
    2 nolu vanayı aç.

    yeni su dolduğunda
    2 nolu vanayı kapat
    kafa motorunu kapat
    3 ve 4 noldu vanaları aç
    Dış filtreye güç ver çalıştır.

    Yani tam tersi işlemleri uygulamış olduk. Aynı şeyi ikinci filtrenin olduğu akvaryuma uygulayarak onunda suyunu değiştirilebilir.

    Bu yöntemde değişim konusunda problem olacağını sanmıyorum ama dış filtreden gelen giden hortumların çatallı olması filtrenin çalışmasını etkiler mi? Bu şekilde yapmak yerine dış filtreden tamamen bağımsız, ayrı hortumlarla da benzer sistemi yapabilirim çünkü.

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/70376/220520261219551.jpg[/IMG]

    Profil resmi
    pianoƒish

    Proje devam ediyor. Filtreleri balkona taşıdım. Kalörifer altından geçtiği için hortumları yalıttım. Ayrıca balkon soğuk / sıcak olduğu için hem hortumları yalıttım hem de filtreleri izocama sarıcam.

    Kalöriferin hortuma verdiği ısı bir şekilde kontrol edilebilseydi ısıtıcıya gerek kalmadan sıcaklıkta sağlanabilirdi aslında. Örneğin kalöriferin altında izocamlı bir kapak selenoid valfe bağlı, o da termostata. Sıcaklığa göre açılır kapanır, hortumla kalörifer arasına girer veya çıkardı. Hortumlarda ısı yalıtımlı değil tam tersi açık olarak dururdu. Ama uğraşamam zaten çok yordu bu iş beni.[:D]

    Not: Debi kaybı %10-12 civarı oldu sadece. [EDIT]pianoƒish,2026-09-23 18:18:47[/EDIT]

    (33) (7774)

    Akvaryum Da Sebze


    Profil resmi
    Esk2626
    01:24
    Akvaryumda vatozlara sebze verirken kaç saat kalmalı teşekkürler

    Profil resmi
    hvostr

    Konuya geç dahil oldum ama 5-6 saat iyidir, tavsiyem üst kısmını da atmayın vatozlar orasını da yiyor ayrıca salatalığı kaynatarak vermeniz pestisit ve balıkların yememe derdinden de kurtarır iyi hobiler dilerim.[:)]

    (4) (260)

    1 Metrelik Tankda Hangi Ciklet Gider?


    Profil resmi
    hvostr
    18:18
    Arkadaşlar Merhaba elimde 1 metre uzunluğunda bombesi ile 45 cm genişlik 30 de yükseklik olan 120 135 litre arası olduğunu düşündüğüm bir tankım var içi boş buna hangi cikletleri önerirsiniz bakım açısından çok zor olmasını istemiyorum [:?]

    Profil resmi
    Betta_King

    1 beğeni
    [QUOTE=hvostr]Açıkcası afrika özellikle tropheus ve sarı prenses seviyorum ancak tropheus benimkinden büyük akvaryum isiyor birde ağızdan doğuran düz yumurta döken farketmez ama yavrusuna bakanları iyi olur çünkkü yavru bakımıyla uğraşmak istemiyorum.[/QUOTE]
    Sizin için kribensis öneririm.

    (5) (613)

    Su Kaplumbağası - Kabukta Beyazlık ve UVB Lamba Gerekli Mi?


    Profil resmi
    Fin World
    20:59
    Merhabalar kırmızı yanaklı su kaplumbağası edindim ve bilgilerim doğrultusunda kan kurdu, normal kaplumbağa yemi,su mercimeği çok arada havuç marulla besliyorum ve bir gün aç bırakıyorum fakat kuru alanda sadece ısınması için bir ampul var ne uvb ne de uva'm var evet uvb edinicem ama bir kaç ay sonra edinenilirim bu süreçte herhangi bir sıkıntı çıkarmı merak ediyorum çünkü ilk defa bu gereksinimlere sahip balık haricinde bir hayvan besliyorum bu da aklımda soru işaretleri bırakıyor ve hayvanımın kabuğunun tam ortasındaki bir pul diye tabir edecim o desenli beyazlık var bu bir hastalık filan mı yoksa kabuk değişimimi yaklaşık 1,5 ay oldu iki adetti biri düştü diğeri haala duruyor kabuğuna gerekli losyonu düzenli sürüyorum ve sıvı vitamin katkısı yapıyorum bilenlerden destek beklerim

    Profil resmi
    Betta_King

    [QUOTE=Fin World]

    Akvaryum küçük yaklaşık 20 litre kuru alanda 10 cm filan uzunluk 7 cm de genişlik[/QUOTE]
    20 litre yavru kırmızı yanaklı su kaplumbağalar için bile çok küçük. Yavrular için en az 80-100 litre lazım yetişkin kaplumbağalar için ise en az 150-200 litre lazım tabiiki de bunlar minimum hacimler daha büyüğü daha iyi olur. Kuru alan mutlaka kuru olmasına dikkat edin. Kuru alan 29-32 derecelerde olsun su ısısı ise 25-29 derecelerde olsun. [EDIT]Betta_King,2026-09-23 16:44:52[/EDIT]

    (3) (323)

    Hava Motoru Tavsiyesi


    Profil resmi
    Durustyilan
    22:47
    Şuan pipo filtre çalıştırmak için bir hava motoru arıyorum ama motor odamda olacağı için ses konusundan emin olamadım, motorun sessiz olması önemli. Bir de ileriye dönük de düşünmek istiyorum olurda artemia çıkarmak gerekirse falan diye. Fazla bir bütçem yok max 800 TL gibi bir bütçem var. Konuda bilgi sahibi ve tecrübeli kişiler yardımcı olursa sevinirim.

    Profil resmi
    XauPau

    Tetranın airsilent modelleri yani cama yapışan kendinden hava taşı olan modelleri gerçekten sessiz. Ama bütçenizi aşıyor. Bir de güçleri öyle aman aman değil ( Maxi 80 Lt - Mini 40 Lt )

    Bu litreler işimi görür derseniz tetranın aps100 modeli ve 50 modeli de oldukça sessizler. Model numarası Optimum akvaryum hacmini temsil ediyor. Amazonda aps100 modeli 897 TL.


    Bu arada havasız artemia setleri mükemmel bir yöntem. Yıllarca ne kadar uğraşmışım dedirtti. [EDIT]XauPau,2026-09-23 16:36:50[/EDIT]

    (10) (1278)
  • SON MESAJLAR

    GÜNCEL 100 TANITIM

    SON İLANLAR

    FORUM İSTATİSTİKLERİ

    • 3,797,668 Mesaj
    • 408,613 Konu
    • 91 Forum
    • 145,128 Forum Üyesi
    • 1,466 Özel Forum Üyesi
    • 29 Kıdemli Akvarist
    • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

    Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.

    Akvaryum Tanıtımı

    Red Head Tapajos


    Profil resmi
    oguzozt - 23:40

    Bir çok tapajos beslemiş biri olarak bir kaç fotoğraf paylaşmak istedim forumla, şuan hali hazırda 80x40x40 sumplı amvaryumumda 1 çift red head ve 100x40x45 sumplı akvaryumumda bir çift daha bulunuyor. Yaygınlaşıp çoğu kişinin bu türü beslemesini isterim.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206358/240820262337251.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206358/240820262337341.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206358/240820262337411.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206358/240820262337491.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206358/240820262337531.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206358/240820262337561.jpg[/IMG]

    (5) (12) (9)
    Canlı Tanıtımı

    pH, Su Değerleri ve İyon Gereksinimleri


    Profil resmi
    harunutku - 19:13

    Herkese merhabalar. pH ve su değerleri hakkında edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak isterim. Zira su ve iyonlar arasındaki ilişki ile alakalı bilgiler dağınık vaziyette ve bu durum bilgi kirliliği yaratmakta. Öncelikle suyun asitliği ve bazlığı ile ilgili bilgiyi öğrendiğimiz parametreyle, pH ile başlayalım.

    pH

    pH, suyun asitlik-bazlık durumunu belirten parametredir. Bilindiği üzere saf su tam olarak 7 pH'a sahiptir ki, bu asitlik ve bazlığa eşit mesafede olduğunu yani nötr olduğunu belirtir. 7’den küçük olan bütün pH değerleri asidik, 7’den büyük olan bütün pH değerleri de bazik olarak adlandırılır. Peki bu sayılar nasıl hesaplanır ve ne anlama gelmektedir?

     

    İlk olarak saf suyun kimyasını, detaylı olarak ele alalım:

     

    Su, H2O moleküllerinden oluşmaktadır. H2O suyun kararlı formudur ve çok çok büyük kısmı, kararlı olan bu halde bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, aynı zamanda 2 su molekülü etkileşerek, H3O+ ve OH- iyonlarını da oluşturur. H3O+ asitliğe neden olurken, OH- bazlığı oluşturan iyondur. Saf su içinde 2 iyon bir araya gelip, birer birim H3O+ ve OH- iyonu oluşturacağından, bu iyonların konsantrasyonu eşit ve 10-7 şer molar olarak dengelenmektedir. Ayrıca, konsantrasyon değerleri değişiklik gösterse bile her zaman bu iki iyonun konsantrasyon çarpımı 10-14  değerine eşit olacaktır. (molar terimi, çözelti konsantrasyonunu belirtmek için kullanılır ve Molar=mol/litre formülü ile bulunur).

     

    Peki saf su için 7 sayısı nereden gelmektedir? Asitliği daha kolay ifade etmek için, konsantrasyon değeri, pH olarak yeniden formüle edilmiş, bunu yaparken de “-log(H3O+ konsantrasyonu)” formülü kullanılmıştır. Saf su için, asitlik konsantrasyonunu formülde yerine koyduğumuzda, pH=-log(H3O+)=-log(10-7)=-(-7log10)=7*1=7 olarak karşımıza çıkmaktadır.

     

    Saf suda herhangi başka bir iyon bulunmadığından ve saf su yalnızca kendi molekülleri ile etkileşimde bulunabileceğinden pH her zaman sabit ve 7 değerindedir. Peki suda başka iyonlar da bulunursa veya iyon eklemesi yapılırsa pH değişir mi? İyon türüne göre farklılık göstermekle beraber, genel olarak pH değişmektedir. Ancak formül aynıdır ve asit konsantrasyonu ne olursa olsun, H3O+ ve OH- iyonlarının konsantrasyon değerlerinin çarpımı 10-14  değerine eşit olacaktır. Bu noktada, pOH terimini de açıklayayım. pOH, pH’a benzer şekilde hesaplanmakla birlikte, bazlık değerini simgelemektedir. Nasıl pH hesabında, asitliği oluşturan H3O+ konsantrasyonunu formülde yerine koyduysak, pOH için de OH- iyonu konsantrasyon değerini, “-log(OH- konsantrasyonu)” formülünde yerine koyacak ve pOH değerini bulacağız. pH ve pOH arasında sabit bir ilişki vardır ve birbirlerine dönüştürmek için; pH=14-pOH veya pOH=14-pH formülleri kullanılır.

     

    Örneklemek gerekirse; saf su için pH=7 ve pOH=14-7=7 dir. Yukarıda belirtildiği gibi, iki iyonun konsantrasyon çarpımları sabit ve “p” dönüşümü ile toplam 14’e eşittir. Benzer şekilde aşağıdaki örneklerde asitlik ve bazlık ilişkilerini görebiliriz:


    A:    pH=3,              pOH=14-3=11                    Asidik çözelti

    B:    pH=2.87,         pOH=14-2.87=11.13           Asidik çözelti

    C:    pH=8.17,         pOH=14-8.17=5.83             Bazik çözelti

    D:    pH=4.5,           pOH=14-4.5=9.5                Asidik çözelti

    E:    pH=7.6,           pOH=14-7.6=6.4                Bazik çözelti

    ..     …………….          …………………………..                ……………………

    ..     …………….          …………………………..                ……………………

     

     Akvaryum hobisinde çoğunlukla pH terimini kullandığımızdan, bu noktadan itibaren pH üzerinden devam edeceğiz. Terimsel olarak, 7’den büyük pH değerleri bazik, 7’den küçük pH değerleri asidik çözelti oluşturur demiştik. Peki akvaryumlarda pH sınır değerleri nedir? Akvaryum suyumuz ne kadar asidik veya ne kadar bazik olabilir? Canlıların ve bitkilerin tolerans sınırları nelerdir? Aşağıdaki grafiklerde, tatlı su akvaryumları için optimum pH değerleri belirtilmiştir.



    Grafik 1. Bitkili akvaryumlar için uygun pH değerleri grafiği

     

     

     

    Grafik 2. Mineralli su (Malawi-Tanganyika) akvaryumları için uygun pH değerleri grafiği

     

    Bitkili akvaryumlar için Grafik 1’de gözlenen yeşil pH değerleri en uygun değerlerdir. Kırmızı renk arttıkça risk ve zarar artacaktır. Bitkili akvaryumlardan kasıt, yumuşak su, yani kıyasla asidik ve fazla iyon içermeyen su değerlerinin uygun olduğu akvaryumlardır. Bu gibi akvaryumlarda bitki türleri ile birlikte, amazon balıkları (Discus, tetralar, ramirezi, melek, vs.), canlı doğuranlar, sazansıgiller, kedi balıkları, omurgasızlar (kerevitler, karidesler, yengeçler, salyangozlar, vs.) ve daha pek çok tür canlı beslenebilir. Bu gibi canlılar, doğal habitatlarında nehir kaynaklı sular içinde yaşadıklarından, yüksek iyonlu ve/veya bazik sulara uyumlu değillerdir. Aynı şekilde Malawi ve Tanganiya çikletleri de habitatları gereği yüksek pH ve sertlikte sulardan hoşlanırlar. Peki neden? Bu noktada, doğal habitatlarda neden su değerlerinde farklılıklar olduğunu ele alalım.

     

    Su ve iyon ilişkisini ele alırken, ilk olarak çok duyular genel sertlik (general hardness (GH)), karbonat sertliği (carbonate hardness (KH)), toplam çözünmüş katılar (total dissolved solids (TDS)), milyondaki parça (parts per million (ppm)) sert su, yumuşak su, ters ozmos (reverse osmosis (RO)) gibi terimleri açıklayalım. Açıklamalar sonrasında detaylı olarak ilişkilendirme yapacağız.

     

    Genel Sertlik (GH)

    Genel sertlik, GH kısaltması ile ifade edilen ve su içinde çözünmüş bütün iyonları hesaba dahil eden terimdir. Su içindeki tortu ve iyonlar toplamı bu terim ile ifade edilir. Genel sertlik, yağmur suyunun toprak ile etkileşimi sonucu içerisinde iyonlar çözmesi ile veya tortuların su içinde askıda kalmasıyla oluşur. Bunun yanında göl suları, çoğunlukla yeraltı sularından beslendiğinden, yeraltında tuzları bakımından zengindir. Çünkü kaynak suları yüzeye hareket sırasında güzergahı üzerinde bulunan tuzları çözer ve birikintiye taşır. Deniz suyu için ise durum hepsinin toplamı olarak düşünülebilir. Ayrıca denizlerde buharlaşma oluştuğundan, iyon yoğunluğu da dünyanın oluşumundan bu güne artarak doygun hale erişmiştir. Denize erişen her türlü yüzey ve yeraltı suyu bir takım iyonları denize taşır. Denizden de buharlaşma eseri sürekli saf su çıkışı olur. Buharlaşan saf su yoğunlaşıp dünya yüzeyine erişip, iyon toplayarak tekrar denize karışır. Tüm bu döngü eseri yeryüzünde veya yeraltında bulunan mineraller denizlere taşınır. Bu sebeptendir ki, deniz suyu sertliği 6600ppm civarındadır. Nehir suyu genel sertliği değişmekle birlikte 0-375ppm iken, göl suları yeraltı kaynaklarından beslendiği için 0-1000ppm arası değerlere sahiptir. Nehir ve göl sularının GH değerlerinin geniş aralık bulundurması coğrafi etkilerden kaynaklanmaktadır. Yaşlı bir nehir deltası mineralleri milyonlarca yıl süpürür ve denize taşırsa, çözebileceği az miktarda alüvyon kalacağından düşük GH değerine sahip olabilecekken, kıyasla genç bir delta zengin alüvyon içeriğinden dolayı yüksek GH değerine sahip olabilir. Genel sertliği azaltmak için suyu havalandırmak (şebeke sularına eklenen klorun gaz haline dönüşüp uçurulması için), su arıtıcıları kullanmak (genellikle tortu ve renk verici organik maddeleri süzer) veya ozmos filtreler kullanmak (aşağıda detaylı olarak açıklayacağız) yararlı olur. İhtiyaca göre başka metodlar geliştirilebilir veya uygun metod seçilebilir.

     

    Karbonat Sertliği (KH)

    Karbonat sertliği ise KH kısaltması ile ifade edilen ve su içinde yalnızca çözünmüş karbonat ve bikarbonat iyonlarını hesaba dahil eden terimdir. Çok yoğun su döngüsüne maruz kalan habitatlarda karbonat sertliği düşük olacaktır. Buna karşılık birikintilerde KH değerleri yüksek olacaktır. Sebep açıktır; yüksek su döngüsü bulunan deltalarda iyonlar bir şekilde taşınır. Bunu yıkamak olarak düşünebilir. Sınırlı miktarda mineral içeren deltalarda, yüksek debili nehir akıntıları mineralleri yıkayarak denize ulaştıracaktır. Ancak göllerden yalnızca buharlaşma ile su hareketi oluşacağından, iyon miktarları yeraltı su kaynakları dolayısıyla bellir bir noktaya kadar artış gösterecek ve sabitlenecektir. Bu yüzden göl suları sodalı, yani karbonatlı olarak bilinir. Canlılar da habitatları icabı karbonata mukavemet gösterebilir. Amazon nehrinde su çok az iyon içerdiğinden, amazon canlıları düşük KH tercih edeceklerdir. Benzer şekilde kristal karideslerin doğal habitatları, asyanın yüksek yağmur alan nehirleri olduğundan ve bu sular mineral içermeyecek kadar yumuşak olduğundan bu canlılar karbonata tahammül edemezler. Karbonat sertliğini azaltmak için ozmos filtre en uygun metottur. Suyu kaynatarak karbonatı karbondioksite çevirerek de KH azaltılabilir ancak bu teknik, akvaryum kullanımında çok verimli olmayacaktır. Çünkü suyu kaynatmak muazzam enerjiler gerektirecek ve bu durum çok masraflı olacaktır.

     

    Toplam Çözünmüş Katılar (TDS)

    Genel sertlikle aynı olmakla birlikte ifade ediliş şekli farklılık gösterir. Suda çözünen tüm iyon ve katıları kapsar.

     

    Milyondaki Parça (ppm)

    İngilizcesi “parts per million” olan ve bir milyon çözücü içinde kaç parça çözünenin olduğunu ifade eden terimdir. Hem GH hem de KH değerlerini ifade etmek için kullanılabilir. 1ppm, 1mg/l olarak ifade edilir. Örneklemek gerekirse, TDS değeri 200ppm olan bir akvaryum suyunda litre başı 200 miligram çözünmüş iyon/tortu bulunmaktadır. Litre olarak ele alırsak, 100 litre ise akvaryum, toplamda 200mg*100litre=20 gram su haricinde çözünmüş iyon/katı bulunur. Aynı şekilde ozmos filtre örneği verelim. Diyelim ki ozmos filtrenizden 6ppm su çıkışı alıyorsunuz. Bu litre başı 6 miligram iyon bulunduğunu işaret eder. 100 litre için de 6mg*100litre=600 miligram bulunur. Tekrar belirtelim, ppm litre başı değerdir. Eğer akvaryumunuzda 200ppm değerini okuyorsanız, bu 200mg/litre değeridir.

     

     

    GH

    KH

    TDS

    GH

    1

    -

    17.85ppm

    KH

    -

    1

    17.85ppm

    TDS

    0.056

    0.056

    1

     Tablo 1. TDS, GH ve KH arasındaki ilişki tablosu

     

    Sert Su

    İçinde çok yüksek miktarda iyon, tortu vs içeren sudur (≥375ppm). Göl suları sert su olarak ifade edilebilir. 375ppm altı, akvaryumlar için kabul edilebilir derecede yumuşak olarak kabul edilebilirken, 375ppm üzeri sert olarak kabul edilmektedir.


    Yumuşak Su

    İçinde düşük miktarda iyon, tortu vs içeren sudur (≤375ppm).

     

    Derece

    Ppm cinsinden değer

    GH değeri

    Yumuşak

    0-100ppm

    0-5.6

    Orta Sert

    100-375ppm

    5.6-21

    Sert

    375-800ppm

    21-45

    Çok Sert

    800+ ppm

    45+

     Tablo 2. Akvaryum canlıları için su sertliği değerleri tablosu

     

    Ters Ozmos (RO)

    Ozmos, yüksek iyon konsantrasyonlu bir ortamın, çevresindeki düşük iyon konsantrasyonu bulunan bir ortamdan su alarak şişmesidir kısaca. Ters ozmos için ise bu durum tam terstir. Bir membran filtre kullanılarak su iki parçaya ayırılır ve belli miktarda iyon içeren su iki parçaya ayırılır. Bu parçaların biri saf suya yakın derecede az iyon içerirken (maksimum 10ppm), diğer parça ilk değerin iki katı civarında iyon içerir.

     

    Grafik 3. Ozmos filtrenin basitleştirilmiş çalışma prensibi


    Su Değerlerinde Değişiklikler Yapmak

    pH’ı Artırmak veya Azaltmak

    pH’ı Artırmak

     

    Akvaryum suyumuzun pH değerini artırmak istiyorsak yani suyumuzu daha bazik hale getirmek istiyorsak yapacağımız şey suya baz çözeltisi eklemek olacaktır. Bunu yaparken elimizde kesinlikle pH değişimlerini takip edebileceğimiz bir pH metre olmalı. pH kağıtları da yararlı olabilir ancak hassasiyet bakımından düşük olduklarından pH metre kadar iyi sonuç vermeyeceklerdir. Sonuç olarak bir şekilde pH değişimlerini takip etmek durumundayız. Bu noktada 2 farklı durum için pH artırmayı ele alacağız.

     

    1.Bitkili akvaryum/Asidik su canlıları akvaryumunda pH beklediğimizden çok düşük ise:

     Aşırı miktarda karbondioksit eklenmesi veya suya salınım yapan bir malzeme dolayısıyla akvaryum suyumuzun pH değeri aşırı düşebilir. Bu durumda pH metre ile takip ederek suya damla damla baz çözeltisi eklemeliyiz. Eklemeleri yavaş ve aralıklı yapmak pH metrenin değişimleri takip etmesine yardımcı olacaktır. Peki baz çözeltisini nereden bulacağız veya hazırlayacağız? Bunun için sodyum hidroksit (NaOH) veya ihtiyaca göre potasyum hidroksit (KOH) uygun olacaktır. Eğer imkanımız var ise ve akvaryumumuz bitkili ise potasyum hidroksit, potasyum sağlaması açısından daha uygundur. Fakat sonuçta pH ayarlayacak kadar düşük miktarda ekleme yapacağımızdan ve bulunabilirliği daha kolay olduğundan sodyum hidroksit de işimize yarayacaktır. Her iki tür içinde yapacaklarımız aynı olacağından sodyum hidroksit üzerinden yazıya devam edeceğim. Marketlerde satılan lavabo açıcılar (Mr. Muscle, Bim lavabo aç, vs.) katı sodyum hidroksitten oluşmaktadır. Açık havada ve deriyle temas ettirmeden, soğuk suyla dolu 500ml bir pet şişeye yarım paket kadar lavabo aç eklenerek stok çözelti hazırlanır. Bu çözelti aşındırıcıdır ve 5-10 günden uzun süre saklanmamalıdır. Kesinlikle göz ve deri ile temasından sakınılmalıdır. Temas halinde ise, sirekeli su ile temas eden bölge yıkanmalıdır (göz hariç. Gözle temas halinde acilen hastaneye başvurunuz). Hazırlanan stok çözelti, bir damlalık kullanılarak yavaş yavaş ve pH metre ile takip edilerek akvaryuma eklenir. Her 10 damlada bir 20-30 saniye ara verip pH’ın dengelenmesi beklenmelidir. Arzu edilen pH değerine ulaştığınızda, izleyen birkaç gün pH’ı takip ediniz. Bir kez dengelendiğinde, yoğun su değişimleri yapmadıkça veya suya salınım yapan bir etken olmadıkça pH sabit kalacaktır. İlk bakışta korkutucu bir süreç olarak gözükse de, özenli ve dikkatli bir şekilde gerçekleştirildiğinde zararsız olarak pH ayarlanabilmektedir.

     

    1.Malawi-Tanganyika Çikletleri için şebeke suyu pH’ını yukarı çekmek:

     İlk maddede açıklanan prosedür bu durum için de aynen geçerlidir. İlkinden farklı olarak, bu madde için karbonat kullanarak da pH ayarlaması yapılabilir. Yumuşak su canlılarının bulunduğu akvaryumlarda karbonat kullanımı sorunlar çıkarabildiği için karbonat kullanımını tavsiye edilmemektedir. Ancak çiklet akvaryumlarında karbonat kullanımı sorun çıkarmayacaktır. Kullanıma gelirsek, suya yavaş yavaş ve pH metre ile takip ederek karbonat eklenir. Eklenecek karbonat, litre başı 70-80 miligrama kadar kabul edilebilecektir. Eğer hala arzu edilen değerler gözlenemediyse, NaOH çözeltisiyle ph yükseltmeye devam edilebilir. Çiklet akvaryumlarında karbonat kullanılmasının bir diğer yararı ise, tampon kapasitesi oluşturularak pH değerinin değişiklik göstermesinin engellenebilmesidir. Tampon kapasitesi oluşturabilen iyonlar karbonat, sülfat, fosfat gibi iyon kökleridir. Bu gibi iyonlar, suda yeni oluşan/oluşabilecek asit ve baz iyonlarıyla etkileşimde bulunarak pH değişikliklerinin önüne geçerler. Saf suya bir damla limon suyu eklendiğinde, pH’ta 100 birim değişiklik oluştuğunu kabul edersek, yüksek tampon kapasitesine sahip bir suda aynı miktarda limon suyu belki 0.01 birim değişiklik oluşturabilir.

     

    pH’ı Düşürmek 

    Akvaryum suyumuzun pH değerini düşürmek istiyorsak, yani suyumuzu daha asidik hale getirmek istiyorsak yapacağımız şey suya asit çözeltisi eklemek olacaktır. Bunu yaparken elimizde kesinlikle pH değişimlerini takip edebileceğimiz bir pH metre olmalı. pH kağıtları da yararlı olabilir ancak hassasiyet bakımından düşük olduklarından pH metre kadar iyi sonuç vermeyeceklerdir. Sonuç olarak bir şekilde pH değişimlerini takip etmek durumundayız.

     

    1. pH beklediğimizden/arzu ettiğimiz değerden çok yüksek ise:

     Bu durumda baz kullanarak yapılan düzeltmeyi, asit stok çözeltisi kullanarak yapacağız. Asit stok çözeltisi için sülfürik asit, fosforik asit, asetik asit veya hidroklorik asit kullanılabilir. Peki bu asitleri nereden bulacağız. Sülfürik, fosforik ve hidroklorik asitler konsantre olarak satılmaktadır. Konsantre derken tehlikeli değerlerden bahsediyoruz. Olur da bu konuda bilgi ve tecrübeniz var ise, konsantre asitten 1 molar stok çözelti hazırlayarak kullanabilirsiniz. Ancak tekrar dikkat çekmek isterim ki, piyasada satılan bu asitlerin herhangi bir şekilde vücutla teması, 1. derece yanıklara sebep olacaktır. Bu sebeple bu asitlerin temin edilip kullanılmasını tavsiye etmiyoruz. Ancak bir şekilde düşük konsantrasyonlu çözeltilere erişebiliyorsak pH metre ile takip ederek pH değerini aşağı çekmede kullanabiliriz. Bu asitlere alternatif olarak asetik asit kullanılması çok daha az tehlikelidir. Ayrıca asetik asit yukarıdaki asitlere kıyasla tampon kapasitesi oluşturabildiğinden, kullanımı daha yararlı olacaktır. Asetik asidi basitçe katı limon tuzu kristalleri olarak marketten temin edebiliriz. Bu kristaller 500 ml su içeren bir pet şişe içerisinde bir 10-15 gram koyulacak şekilde çözülür ve stok çözelti hazırlanır. pH metre ile takip ederek, yukarıda pH artırmada açıkladığımız şekilde bu stok çözelti pH düşürmek için kullanılabilir.

     

    GH değerini düşürmek

     GH değerini düşürmek için yapılacak olan şeyler ihtiyaca göre, yukarıda açıkladığımız ters ozmos işlemi veya tortu alma işlemidir. Piyasada genel olarak 2 çeşit su arıtıcı bulunmaktadır:

    İlki, sudaki tortuyu, bazı organik maddeleri ve bazı iyonları tutabilen artıma sistemleridir. Bu gibi sistemlerde, su ilk olarak çeşitli geçirgenlikte mikron filtre/filtrelerden geçirilip tortudan ayırılır. Mikron filtreler tek kullanımlıktır ve yaklaşık altı aylık periyotlarla değiştirilmeleri gerekir.

    Ardından karbon filtreden geçirilen su, suya renk veren ve karbon yüzeye ilgi duyan organik maddelerden arındırılır. Karbon filtre de tek kullanımlıktır ve yüzeyi doldukça (yaklaşık 6 ay) değiştirilmesi gerekir.

    Bundan sonra sıra, sudaki kalsiyum ve magnezyum iyonlarını filtreleyen iyon değişim filtresine gelir. Bu filtrede bulunan polimerik malzeme, üzerinde bulunan sodyum iyonları ile kalsiyum ve magnezyum iyonlarını yer değiştirtir. İlk iki aşamada GH bir miktar düşer ancak iyon değişim filtresinde amaç suyu kalsiyum ve magnezyumdan arındırmak olduğundan GH düşmez, aksine artar. Bu artışa sebep bir kalsiyum veya kalsiyuma karşılık iki sodyum çıkışı olmasıdır. İyon değişim filtreleri, belli periyotlarla (6 ay) çok yoğun tuzlu su çözeltilerine yatırılarak yeniden kullanılabilir hale getirilebilir.

    İyon değişim filtresinin ardından, eğer sistemde mevcutsa sıra su tatlandırma filtrelerine gelir. Bu üç aşamanın ardından gelen filtreler yine GH artışına sebep olur. Artışın sebebi suyun tadını içilebilir hale getirmek için eklenen bazı organik bitkisel iyon/maddelerdir.

    Toplamak gerekirse, bu tür su arıtma sistemleri GH değerini ancak bir miktar düşürebilir. Asıl amaç suyu insan metabolizmasına uygun hale getirmek olduğundan, su temizlenir, saflaştırılmaz.

     

    İkinci metod ise ters ozmos sistemler kullanmaktır. Su arıtıcılarla aynı olarak ters ozmos sistemlerde de ilk iki aşama mikron filtre ve karbon filtredir. Üçüncü aşama ise iyon değişim filtresinden farklı olarak membran filtredir. Yukarıda bulunan açıklamada ve grafik 3’te belirtildiği gibi membran filtre sudaki tüm iyon ve tortuyu, ters ozmos işlemi ile atık olarak ayırırken temiz su çıkışından saf suya yakın su verir. Ters ozmos sistemlerde mikron ve karbon filtre kullanılmasının amacı membran filtrenin ömrünü uzatmaktır. Tek başına kullanıldığında çok hızlı şekilde tıkanacağından, membran filtreden önce mikron ve karbon filtre kullanılır. Membran filtreler tek kullanımlıktır ve 2 yıla kadar işlevini yerine getirebilmektedir. GH değerini düşürmek için asıl etkili yöntem, açıklamalardan da anlaşılabileceği üzere ters ozmos sistemlerdir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, ters ozmos sistemlerde bu üç filtrenin kullanılması gerektiğidir. Çünkü membran filtre çıkışına bağlanan filtreler suya iyon/madde vermeyi amaçladığından GH değerini artırıcı etki oluşturacaklardır ve akvaryum kullanımında gereksizlerdir. Ayrıca membran sonrası filtrelerin kullanımı gereksiz yere ek maliyetler oluşturacaktır.

     

    KH değerini düşürmek

    GH’a benzer şekilde KH değerini düşürmek için de yukarıdaki metodlar kullanılabilir. Aynı şekilde ters ozmos KH düşürmede etkilidir. Suyu kaynatarak, karbonat iyonlarını karbondioksit gazına dönüştürerek de KH düşürülebilir ancak bu yöntem çok çok pahalı olacaktır.

     

    KH değerini artırmak

    KH değerini artırmak için basitçe suya karbonat eklenmelidir. Arzuya göre bir TDS metre kullanarak istenen miktarda karbonat eklenebilir ve KH artırılabilir.

     

    Suya Karbondioksit gazı (CO2) eklemek

    Bitkili akvaryumlarda, karbondioksit fotosentez için gerekli bir bileşendir ve bitkilere karbondioksit sağlanmalıdır. Ancak CO2 kullanımı bir zorunluluk değildir ve dikkatli olunmalıdır. Tankta az miktarda bitki ve kıyasla fazla miktarda canlı var ise CO2 kullanımına ihtiyaç olmayabilir. Böyle bir durumda suya CO2 eklenmesi pH’ı aniden çok düşük değerlere çekebilmekte, bu durumda bitkilerin yanmasına neden olabilmektedir. Ayrıca doğada, bitkilerin bulunduğu habitatlar akvaryumda sağlanan miktarda CO2 içermez. Normalden bir miktar fazla CO2 eklenmesi fotosentezi, dolayısıyla gelişim hızlandırır ancak ekleme yüksek miktarlarda yapılmamalıdır. Karbondioksit kaynağı olarak pet şişede mayalı sistemler, piknik tüpü veya yangın tüpünde mayalı sistemler olduğu gibi karbondioksit tüpleri de kullanılmaktadır. Aşağıdaki linkte, piknik tüpü ile DIY piknik tüplü mayalı sistem yapım aşamaları mevcut.

     

    http://www.akvaryum.com/Forum/piknik_tupunden_mayali_co2_sistem_%28resim_veamp;_hd_video_eklendi_syf210%29_k438772.asp

     

    Bitkili akvaryumlarda iyon gereksinimleri

    Tatlı su bitkileri sağlıklı gelişim gösterebilmek için potasyum, fosfat, nitrat ve çeşitli eser elementlere ihtiyaç duyarlar. Doğada bu ihtiyaçlarını, nehirlerin alüvyonları çözerek taşıması ile karşılayabilen bitkiler, akvaryumlarda kısıtlı miktarda iyona erişebilirler. Ayrıca her türün iyon gereksinimi ve iyon emilim hızı farklılık göstereceğinden, suda bazı iyonlar, bitki türleriyle ilişkili olarak daha hızlı tükenir. İyon eksikliği dolayısıyla bitkilerde çeşitli form ve renk bozuklukları meydana gelebileceği gibi yapraklarda delikler ve gelişimin durması da gözlenebilir. Bu duruma çözüm olarak suya iyon takviyesi yapılabilir. Ancak bunu yaparken kullanılan iyonların içerik ve miktarları iyi tahlil edilmelidir.

    Bahçe bitkilerinden hatırlanacağı gibi, çok yüksek miktarda veya dengesiz besin eklemek, bitkilere faydadan çok zarar verecektir. Bu durum akvaryum bitkilerinde daha hassastır. Akvaryum bitkilerinin gelişimleri, 500ppm üzeri sertlikte sularda durmakta, daha sert sularda çürümeler başlamaktadır. Ayrıca pH 5.0 ve altında aynı şekilde bitkilerin hayatta kalması mümkün olmamaktadır. Tüm bu sorunlara ek olarak, akvaryum bitkilerinde, dengesiz besin takviyesi neticesinde yosun oluşumları gözlenmektedir. Sakal yosunundan yeşil alge kadar pek çok yosun türü, suda hazır halde bulunan eser element ve aminoasitler yardımıyla hızlı gelişim gösterir. Yosun türleri primitif canlılar olduklarından, suda serbest halde bulunan vitamin ve aminoasitleri bitkilerden çok daha hızlı kullanarak, bitkilerden daha hızlı gelişim gösterirler. Bu durum, bitkiler için sağlanan yararlı iyonların yosunlar tarafından tüketilmesine, dolayısıyla bitkilerin de besinsiz kalarak gelişimlerini durdurmalarına neden olur. Bu sebeple aminoasit ve vitamin içeren bitki besinleri, akvaryum bitkilerinde yosun gelişimini tetikleyici etki gösterirler ve bitkiler için sağlanan iyonların yosunlar tarafından tüketilmesine yol açarlar. Bu tür besinlerin kullanımından kaçınılmalıdır.

     

    Bitkili akvaryum suyunda gereksiz, zararlı ve zararsız iyonlar

    Şebeke suyunda bulunan pek çok iyon bitkili akvaryum kullanımı için gereksizken, bazı çeşitler de zararlıdır.

    Örneğin şebeke suyu dezenfeksiyon amaçlı olarak yüksek miktarda klor iyonu içerir. Klorun akvaryum canlıları için yararlı bir etkisi bulunmamakla birlikte fazlası zararlıdır. Gereken doz halihazırda yemlerden veya suda arta kalan klordan sağlanacağı için klorun arıtılması yararlıdır. Hobiciler klordan kurtulabilmek için, genelde suyu havalandırma yoluna başvururlar. Dinlendirilen (açık havada bekletilen) veya havalandırılan suda, iki klor iyonu bir araya gelerek klor gazını oluşturur. Oluşan klor gazı, suda çözünürlüğü çok düşük olduğundan uçar ve su klordan arındırılır. Ancak bu tepkime belirli bir seviyeye kadar gerçekleşeceğinden suda yine belli bir miktar klor kalır. Klordan kurtulmanın en etkili yolu ters ozmos yöntemidir.

    Sodyum şebeke suyunda fazlaca bulunan ancak bitkiler veya canlılar üzerinde zararlı etkisi bulunmayan bir iyondur. Arıtılmasının yarar sağlayabileceği gibi arıtılmadan kullanılmasının doğrudan bir zararı olmayacaktır.

    Sülfat iyonu pek çok pozitif yüklü iyonun anyonu olarak suda bulunur ancak canlılar veya bitkiler üzerinde zararlı etkisi yoktur.

    Bakır iyonu bitkiler için gerekli iyonlardan birisidir. Ancak bitkiler bu iyona yüksek konsantrasyonlarda ihtiyaç duymadıklarından, yemler vs vasıtasıyla sağlanması yeterlidir. Bakır gereğinden fazla miktarda kullanıldığında zararlı etki ortaya çıkarmaktadır. Oksidasyon değerindeki farklılıklar neticesinde, bitkilerde ve özellikle omurgasız canlılarda inhibite etki gösterebilmektedir.

    Amonyak canlı dışkılarının ilk ürünü olarak ortaya çıkabilen ve canlılar üzerinde zararlı etki gösteren bir iyondur. Filtrasyon kabiliyeti yüksek akvaryumlarda çok hızlı olarak oksitlenerek nitrit ve nitrata dönüştürüleceğinden zararlı etkisi düşürülmüş olur. Canlı yükü yüksek ve filtrasyonu zayıf akvaryumlarda bitkiler üzerinde doğrudan ve çok zararlı etki gösterir.

    Üre akvaryumda olmaması gereken bir azotlu atık bileşiğidir. İşlenip zararsız formlara dönüştürülmesi zahmetli olan bu bileşiğin akvaryuma eklenmesi bitkilere doğrudan zarar verir. Azot kaynağı olarak üre içeren bitki besinleri kesinlikle akvaryuma eklenmemelidir. Zirai azot ve nitrat gübrelerinde üre bulunduğu için akvaryumlarda kullanılmasından sakınılmalıdır.

    Hidrojen Peroksit kimi hobiciler tarafından yosun kurutucu olarak akvaryumda kullanılmaktadır. Ancak bu bileşik bir radikalik başlatıcıdır ve akvaryumdaki canlılar için zararlıdır. Etkileşimde bulunduğu tüm hücreleri öldürür. Yosunların kurutulmasında kullanılmasının nedeni, yosunların, bitkilere kıyasla daha basit yapıda olmalarıdır. Yosunlar etkileşim sonrası hayatta kalabilecek güçte olmadıklarından kururlar ancak bitkilerin yalnızca bazı hücreleri ölür. Kalan hücreler yeniden gelişim gösterdiğinden hayatta kalır. Ancak balıklara veya omurgasızlara temas durumunda en iyi ihtimalle canlı üzerinde yaralar oluşturacaktır. Kullanımı tavsiye edilmemektedir.

    Elimden geldiğince su değerlerini ifade eden kavramları açıklamaya çalıştım. Eksik kalan noktalar üzerinde, bu başlık altında tecrübeli hobiciler ile bilgi paylaşımı yapmaya devam ederiz umarım. Saygılar, sevgiler…

    harunutku2015-04-11 23:31:06

    (6) (1963341) (14010)

    En Güncel 50 İlan


    Forumda Son Konular


    SON MESAJLAR

    Trend Akvaryum


    Profil resmi
    -

    Türkiye'nin en büyük tatlı su akvaryumcusu

    Cevapsız Konu
    Alınır Acil!!

    Profil resmi
    yec22 -

    İrtibat Bilgileri: 05346677477
    Nakliye ile İlgili Ek Bilgiler:

    Satılan Canlı: Vesicularia ferriei (Weeping Moss)
    Adet Fiyatı:
    Toplu Alım Fiyatı:
    Adedi:
    Boyu:
    Diğer Ek Bilgiler:
    Fotoğraf:

    Green Terror Gold Saum Cinsiyet Ayrımı


    Profil resmi
    Ramazan Güleç -

    [IMG]null[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/252645/230920262235591.jpg[/IMG]


    Merhabalar, bu balığın cinsiyeti hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum. Şimdiden teşekkürler.

    (0) - (6139618)

    Akvaryumlar İçin Raf


    Merhaba, en büyüğü 130x40x50 olan bunun dışında 4 adet 70 litrelik toplam 5 adet akvaryumu https://www.bauhaus.com.tr/regalux-4-katli-metal-raf-antrasit140x50x180-cm-61559369 bu satılan raf taşır mı? Kullanan var mı?

    Son 50 Tanıtım


    Profil Yorumları

    Red tail big ear ribbon yavrum


    Profil resmi
    -

    http://www.akvaryum.com/Yarisma/resimler/02032019001203840.jpg

    ()
    Canlı Tanıtımı

    Blue lace big dorsal


    Profil resmi
    -

    http://www.akvaryum.com/Yarisma/resimler/07032019235747486.jpg

    () (6139453) (358)
    PROTOMELAS FENESTRATUS STEVENİ "TAIWAN REEF"

    Profil resmi
    -

    http://www.akvaryum.com/Yarisma/resimler/02032019003651319.jpg

    () ()
    Sohbeti tam ekranda aç  

    Ana sayfa gösterim biçimi: Günün ilk açılışında genel bakışı, kalanında akışı göster. (Varsayılan) Her zaman akışı göster. Her zaman genel bakışı göster.

    İstanbul


    Trend Akvaryum

    240 adet akvaryumda satışa sunulan balıklar, bitkiler ve karidesler, geniş malzeme ve yem stoğu ile hem deniz hem tatlı su canlıları satışı yapmakta olan Trend Akvaryum Türkiye'nin en büyük tatlı su akvaryumcusudur. Geniş ürün yelpazeli sanal mağazası da bulunan firma Üsküdar'da bulunmaktadır.

    İzmir


    Malawi İzmir

    Malawi ve Tanganyika Cichlidleri'nin çeşidi kadar, Dennerle bayisi olması ile bitkili ve tropikal türlerde de oldukça iddialı bir akvaryumcu.

    Ankara


    Doğa Akvaryum

    Tetra türleri, canlıdoğuranlar, cüce cichlidler, discus ve pek çok bitki türünü bulabileceğiniz bir akvaryumcu.

    Adana


    Guppy Pet Shop

    Geniş yelpazeli sanal mağazası ve dükkanıyla Anadolu'nun en öne çıkan firmalarından.

    Son 24 Saatte En Çok Mesaj Gelen Konular


    Son 24 Saatte En Çok Beğeni Alan Konular