Vahşi Discus & Biyotop Oluşturma


Koksal GurkanÇevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 19/10/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 6928
Koksal GurkanÇevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 02 Aralık 2010 16:11
[quote=Kaan ERDAL]...çıkış şelalesini nereye koyarsam koyayım sıfır akıntıya da ulaşamadım...[/quote]
Akvaryumdaki akıntıyı durmaya yakın seviyede tutmak çok kolay...
Bendeki sistemde çıkışı su yüzeyine paralel ve su seviyesinin hemen üzerine yerleştirdim. Çıkış noktalarını direk cama ve azıcık yukarıya çevirdim. Üstelik debi ayarını hiç kısmadım. Oluşan tek akıntı yukarıdan aşağıya inen suyun akvaryumun yarısına kadar yarattığı hareketi hiç aşmadı.


[QUOTE=Kaan ERDAL]... 11 aylık periyotta onca yemleme ve canlı yükü, hiç dip çekimi yapılmamasına rağmen tortu oluşturamadım tabanda.
...
Kısaca; benim gibi yaparsanız sistem yine iyi işliyor ama görsel olarak dibi tortulu amazonu elde etmek çok zor. Geniş filtre alanı, çok düşük akıntı ve ince kum, çok kuvvetli olmayacak bir ışıklandırma ile tortulu bir dibi sanırım 4-5 ayda yapabilirsiniz.[/QUOTE]
Tortu oluşturma ve kurulum işi zaten en baştan olmalı diye düşünüyorum.
Tortu için öncelikle "pırıl pırıl" bir akvaryum değil, aksine bol bitki artıkları, yemler, yapraklar, belki bir başka akvaryumdan balık (özellikle vatoz) ve salyangoz dışkıları ile dip çekimi yapılarak alınmış artıklar eklenmeli. Bu sayede epeyce bir birikim olur. Sonra bunların çürümesini sağlayacak bir durgunluk olmalı ki bu dönemde filtreleme kısa süreliğine olmayabilir. Sadece başta kumu, kökleri ve suyu konduğunda sudaki ekstra kimyasalları temizlemek için filtremele yapılıp su dinlendirilebilir. Sonrasında (en fazla bir hafta sonra) bahsettiğim eklemeler yapılırken filtre kapatılır, çıkarılıp yeniden temizlenir ama çalıştırılmayıp bekletilir. Tortu bu dönemde kısa sürede oluşacaktır. Üstelik süre de 4-5 ay değil belki 1 ayda bile olabilir. Tamamen eklemeye bağlıdır. Su değişimi de yapılmaz. Sonrasında muhtemelen bir ara su bulanıklaşacak ve tekrar berraklaşacaktır. İşte o berraklaşma döngünün doğal yoldan oturduğunu gösteren işarettir. O aşamada filtreleme başlatılabilir. Belirli canlılar da eklenebilir.

Kabaca bir senaryo oluşturayım dedim. Tebessüm

Sizlerden de benzer senaryolar, tasarımlar ve fikirler gelirse, bunlar bir de benim anlattığım ya da maddeler halinde yazdığım şekilde olursa çok daha anlaşılır, takip edilebilir olur. Uygulamada da nasıl yapılacağı şekillenmiş olur.
Tartışmalarımız elbette aklımıza takılanları çözmeye yöneliktir. Ama bu tartışmaları somut uygulamalara dönüştüremezsek sadece konuşup kaldığımızla anılırız. Herkes bu somut uygulamaları gerçekleştirecek diye bir sıkıntı da yok. Sadece bir kaç kişi bile yapsa, sonuçlarını takip etsek bence çok güzel bir iş başarmış oluruz. Daha sonrasında da yaygınlaştırma hedefine girişiriz.
Köksal Gürkan2010-12-02 17:20:29

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

suatÇevrim Dışı

Kayıt: 10/07/2008
İl: Istanbul
Mesaj: 146
suatÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 02 Aralık 2010 17:04
Bedreddin bey
Besinlerde protein kaynağının bitkisel veya hayvansal olmasının ne gıbı farkları vardır?
Yada neden canlılarda protein kaynağı olarak hep hayvansal gıdalar akla gelmektedir halbuki bazı bitkilerde en az hayvansal gıdalar kadar belki de daha fazla  protein içeremektedir?
Bu konu netliğe ulaşırsa sanırım neden dana yüreğine ihtiyaç duyulduğunu anlamak daha kolay olur yada dana yureğine alternatif hayvansal gıdalar olup olmadığı araştırılabilir.

saygılar

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Kaan ERDALÇevrim Dışı

Kayıt: 16/06/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 449
Kaan ERDALÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 02 Aralık 2010 17:33
[QUOTE=Köksal Gürkan]
Bendeki sistemde çıkışı su yüzeyine paralel ve su seviyesinin hemen üzerine yerleştirdim. Çıkış noktalarını direk cama ve azıcık yukarıya çevirdim. Üstelik debi ayarını hiç kısmadım. Oluşan tek akıntı yukarıdan aşağıya inen suyun akvaryumun yarısına kadar yarattığı hareketi hiç aşmadı.
[/QUOTE]

Malesef her şekli denememe rağmen olmuyor, olmuyor, debiyi de kısmak istemiyorum, canlı yüküm epey fazla. Her türlü olayı denedim en durgununu çıkış borusunu ortalara kadar indirip suyu tamamen yukarı vermekle yakalayabildim, bitkileri seyrettiğinde sallanmıyorlar, akıntı az ama partiküller yüzüyor suda, bu da beni rahatsız ettiği için iç filtre çalışıyor, ayda 1 elyafını değiştiriyorum (ince süzme yapması için içine elyaf doldurdum) bu da tortunun bir kısmını toplamakta. Bunu da ufak bitkili akvaryumuma sıkıyorum, pipo filtreyle çalıştığı için orada kaybetmiyorum.

Böyleyken böyle. Bir ara çayımı içmeye gel de halledelim abi Dil%20Çikarma. Ben de tortu isterim... Tebessüm
Kaan ERDAL2010-12-02 17:35:19

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Koksal GurkanÇevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 19/10/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 6928
Koksal GurkanÇevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 02 Aralık 2010 21:16
[QUOTE=Kaan ERDAL]...Bir ara çayımı içmeye gel de halledelim abi Dil%20Çikarma. Ben de tortu isterim... Tebessüm
[/QUOTE]
Ayıp ediyosun. Çağırırsın da gelmem mi... Hafta sonu denkleştirmeye çalışayım.
Tortu konusunda da ciddiysen elimdekilerden biraz ayarlarım. Nasılsa yakın zamanda yapmıyorum. Yapana kadar kolaylıkla çoğaltırım.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Kaan ERDALÇevrim Dışı

Kayıt: 16/06/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 449
Kaan ERDALÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 02 Aralık 2010 23:02
[QUOTE=Köksal Gürkan] [QUOTE=Kaan ERDAL]...Bir ara çayımı içmeye gel de halledelim abi Dil%20Çikarma. Ben de tortu isterim... Tebessüm
[/QUOTE]
Ayıp ediyosun. Çağırırsın da gelmem mi... Hafta sonu denkleştirmeye çalışayım.
Tortu konusunda da ciddiysen elimdekilerden biraz ayarlarım. Nasılsa yakın zamanda yapmıyorum. Yapana kadar kolaylıkla çoğaltırım.
[/QUOTE]

Tamam Abi, önümüzdeki hafta için bekliyorum, ayarlayabilirsen (bu haftasonu evde değilim), hem görmüş olursun akvaryumları da, keyifli olur... Tebessüm

Ben anca yeni eve çıkınca biyotop kurabilirim, zaten hayalim baştan beri bu, ama maddi durumlar şu an için olanak vermiyor (evlenme hazırlığı vs)... Yeni evde discus mu altum mu yapsam diye şimdiden düşünmekteyim Tebessüm Belki Allah nasip eder ikisi de olur...

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Koksal GurkanÇevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 19/10/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 6928
Koksal GurkanÇevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 02 Aralık 2010 23:16
Biz detayları özelden konuşuruz. Konuyu dağıtmayalım. Ancak ilk biyotopu sana kuracakmışız gibi görünüyor.
Acaba başka yakın zamanda bu yapıda biyotop kurmayı düşünen var mı?

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

cysteinÇevrim Dışı

Kayıt: 07/01/2010
İl: Istanbul
Mesaj: 179
cysteinÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 02 Aralık 2010 23:46
[QUOTE=suat]Bedreddin bey
Besinlerde protein kaynağının bitkisel veya hayvansal olmasının ne gıbı farkları vardır?
Yada neden canlılarda protein kaynağı olarak hep hayvansal gıdalar akla gelmektedir halbuki bazı bitkilerde en az hayvansal gıdalar kadar belki de daha fazla  protein içeremektedir?
Bu konu netliğe ulaşırsa sanırım neden dana yüreğine ihtiyaç duyulduğunu anlamak daha kolay olur yada dana yureğine alternatif hayvansal gıdalar olup olmadığı araştırılabilir.

saygılar
[/QUOTE]

Suat Bey,

O kadar yazdım çizdim "dana yüreğine neden ihtiyaç duyulduğunu anlamak daha kolay olur" demişsiniz Aglama Bir kez daha tekrar etmek istiyorum; yazdığım onca bilgiye dayanarak diyorum ki dana yüreği ile hazırlanmış yeme ihtiyaç yoktur..

Bitkisel ve hayvansal proteinlere ve aralarındaki farka gelir isek. Hayvanlar bazı aminoasitleri sentezleyebilirler. Bitkisel proteinlerin yapısından olmayan bazı aminoasitler hayvansal proteinlerde bulunmaktadır. Bu nedenle biz insanların da bu aminoasitleri edinebilmek için hayvansal protein tüketmesi gerekir. Zaten doğal çevrelerinde bu balıklar hayvansal proteinler alıyorlar. Protein kaynağı olarak hazır yem dışında bir şeyler kullanmak istiyorsanız larvalar, solucanlar, kurtlar, böcekler, vb. bakmanız gereken ilk kaynaklar olmalıdır. Bunun yanında yağlı balıklar, karides, vb. kaynaklar da bence uygundur. Yağlı tohumları yukarıda konuştuk, denenmeye hazır bekliyor.

Saygılarımla..

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Koksal GurkanÇevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 19/10/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 6928
Koksal GurkanÇevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 02 Aralık 2010 23:55
Genel olarak bir ricam olacak. Şu an yem ve özellikle dana yüreğine odaklanarak bir anlamda "dereyi görmeden paçaları sıvıyoruz". Daha ortada kurulum mantığı yokken, canlılar netleşmemişken yem konuşmak biraz erken olabilir.
Öncelikli olarak kurulumun nasıl olacağı, tasarım, malzemeler, bitkiler ve balık seçim konusuna odaklanabilirsek çok daha verimli bir yönde ilerleriz. Yem konusuna sırası gelince tekrar döneriz. O zamana kadar hem araştırma yapma imkanı hem de bu zamana kadar gelen yorumları değerlendirme fırsatı doğar.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Kaan ERDALÇevrim Dışı

Kayıt: 16/06/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 449
Kaan ERDALÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 03 Aralık 2010 00:02
Peki Köksal abi, dış filtre mi sump mı mantıklı diyeyim...

Fazla bitki olmayacaksa ve bu bitkiler de amazonda yaşayan co2 gerektirmeyen bitkiler olacaksa ben tercihimi sump sisteminden yana kullanıyorum. Tabi ki benim şimdiki akvaryumlarım gibi yattığım odada olmayanlarında... Kahkaha Şırıl şırıl adamı kim bilir ne hale sokar sump. Özellikle nls tipi yemler ile koku nasıl olur kestiremiyorum...Tebessüm

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

cysteinÇevrim Dışı

Kayıt: 07/01/2010
İl: Istanbul
Mesaj: 179
cysteinÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 03 Aralık 2010 08:12
Köksal Bey Günaydın,

Daha önce de yazdım, kurulum mantığını oluşturabilmek için öncelikle yem meselesindeki tartışmayı çözmek lazım. Hangi benzer konuyu açıp okusanız discus protein ihtiyacı yüksek balıktır dana yüreği ile yem hazırlayıp vermek lazımdır, eğer böyle yapmazsan biçimsiz olur, sağlıksız olur, şöyle olur böyle olur deniliyor. Hemen akabinde de dana yüreği atılan suyun değerlerini sabit tutabilmek için cam cam, her gün belli su değişimi ve dip çekimi olmazsa olmazlar arasında sayılıveriyor. Gerçekten dana yüreği olmadan bu balık beslenemiyorsa; sizin dekor şöyle olsun, dipte tortu, kumda bitki olsun demeniz baştan imkansızlaşıyor. Vereceğiniz yemin ne olacağı tüm kurulumu en başından belirliyor. Bu nedenle ilk önce çözümlenmesi gereken mesele bu bence. Tezim size ters geliyorsa konu o noktaya gelene kadar susabilirim.

Saygılarımla..

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Koksal GurkanÇevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 19/10/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 6928
Koksal GurkanÇevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 03 Aralık 2010 08:14
Hazır discus konuşurken diğer bir konuyu da olaya renk katması için paylaşayım.

http://www.akvaryum.com/forum/discusla_ilgili_genel_kultur_sorulari_k379178.asp

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

darkruseÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 27/05/2008
İl: Istanbul
Mesaj: 513
darkruseÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 03 Aralık 2010 08:43
[QUOTE=Kaan ERDAL] [QUOTE=Köksal Gürkan] [QUOTE=Kaan ERDAL]...Bir ara çayımı içmeye gel de halledelim abi Dil%20Çikarma. Ben de tortu isterim... Tebessüm
[/QUOTE]

Tortu için elimdeki catappalarla her zaman hazırım, tabii Köksal abiye verdiğin demin az birazında ufak bir bardak çayda bana verirsen (yüssüzlüğün dibne vurdum yanlızBig%20smile) Bu arada benim genel gözlemim, tortu için dip bitkisi çok yardımcı oluyor. Ben filtrenin emiş borusunu yüzeye yakın tutmama rağmen serbest haldeki tortu vatozların ve cory lerin yardımı ile yüzmeye başlıyor ve filtre bir şekilde çekiyor. Şu anda yaklaşık 4 aydır bitkisiz bir şekilde sadece kütük ve tortudan oluşan amazon taklidim var, yavaş yavaş catappaların tortuları tabana kurulmaya başladı, özellikle erimesi zor olan sap kısımları gerçekte değişik bir ortam yarattı. Ben meşe palamudu vb bitkisel ürünlerin de tankalara kontrollü bir şekilde konulmasından yanayım. Zamanla mutlaka birikim yapacaklardır. Elma salyangozuda gerçekten dipte dışkı tortusu oluşturmada büyük rol oynuyor.

Tabii biyotop yapılacaksa canlı seçimide Köksal abinin dediği gibi çok önemli. Özellikle dip balıkları ve çürükçül diye tabir edeceğimiz kabuklu canlıların döngüde büyük etkileri olacaktır.





Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Koksal GurkanÇevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 19/10/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 6928
Koksal GurkanÇevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 03 Aralık 2010 09:02
Aslında bir organizasyon yapıp daha kalabalık olarak bir araya gelsek, buraya yazdıklarımızı yüzyüze tartışsak, sonra da sonuçlarını burada paylaşsak, hem sohbet olur hem de daha fazla yol katederiz. Ancak katılımın en azından 6-8 kşi veya üzeri olması tartışmanın verimi açısından önemlidir. Yoksa sadece görşmek için birebirde bir çok kişi bir araya geliyor.

[QUOTE=darkruse] [QUOTE=Kaan ERDAL]...Bir ara çayımı içmeye gel de halledelim abi Dil%20Çikarma. Ben de tortu isterim... Tebessüm
[/QUOTE]

Tortu için elimdeki catappalarla her zaman hazırım, tabii Köksal abiye verdiğin demin az birazında ufak bir bardak çayda bana verirsen (yüssüzlüğün dibne vurdum yanlızBig%20smile) Bu arada benim genel gözlemim, tortu için dip bitkisi çok yardımcı oluyor. Ben filtrenin emiş borusunu yüzeye yakın tutmama rağmen serbest haldeki tortu vatozların ve cory lerin yardımı ile yüzmeye başlıyor ve filtre bir şekilde çekiyor. Şu anda yaklaşık 4 aydır bitkisiz bir şekilde sadece kütük ve tortudan oluşan amazon taklidim var, yavaş yavaş catappaların tortuları tabana kurulmaya başladı, özellikle erimesi zor olan sap kısımları gerçekte değişik bir ortam yarattı. Ben meşe palamudu vb bitkisel ürünlerin de tankalara kontrollü bir şekilde konulmasından yanayım. Zamanla mutlaka birikim yapacaklardır. Elma salyangozuda gerçekten dipte dışkı tortusu oluşturmada büyük rol oynuyor.

Tabii biyotop yapılacaksa canlı seçimide Köksal abinin dediği gibi çok önemli. Özellikle dip balıkları ve çürükçül diye tabir edeceğimiz kabuklu canlıların döngüde büyük etkileri olacaktır.

[/QUOTE]
Madem ben de katılayım diyorsun, Kaan'a da uyarsa ortak plan yapalım.
Salyangoz dışında bir de vatoz var ki bu ikisinin çıkardığı pislik kadar başka hiçbir türde artık görmedim. Bir haftada ortalığı tortu için gerekli artığa boğarlar. dip çekimi yaparken çıkan artıkları büyük petlerde saklayıp üzerine de akvaryum suyu ilave ederek tortunun birikmesini sağlamak mümkündür. Hazırda her zaman bir miktar bulunacaktır. yaprakları da kırıp içine atınca zaten tamam olur. Asında bir miktar temiz toprak eklemek fena olmaz.
İşte sana az çamurlu, biraz bulanık ama sağlam bir tortu... Tebessüm

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Abidin AcunÇevrim Dışı

Kayıt: 04/04/2006
İl: Ankara
Mesaj: 424
Abidin AcunÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 03 Aralık 2010 10:10
[QUOTE=cystein]Sayın Abidin Bey,

Bu forumda şuna sık sık şahit oluyorum ki söylenenler anlaşılmak istenildiği gibi anlaşılıyor. Ben diğer konularda veya bu konuda hiç bir zaman su değiştirmeyin demedim. Dediğim bir konu var ise linkini sizden rica ediyorum. Ben su değişimi hiç yapılmamalı demedim; insanları her gün büyük su değişimleri olmadan discus bakılmaz diye korkutanların hatalı bir uygulama içinde olduklarını savundum. Bu savunmaları yaparken de her zaman bilimsel doneler üzerinden bir şeyler yazmaya gayret ettim. Lakin sürekli olarak söylemediğim şeyleri söylemişim gibi bir zemin oluşturuldu. Son bir kez ifade edeyim; her akvaryumda (buna discus akvaryumları da dahil) su değiştirilmesi zaman zaman gereklidir.

Dana yüreği meselesine gelirsek; dana yüreği vermek benim görüşüme göre her durumda ve her zaman yanlış bir besleme şeklidir. Bunun nedenlerini bu konunun 2 numaralı sayfasında anlatmaya gayret ettim. Verdiğim doneleri tartışıp hatalı olduğum noktaları bana iletirseniz bilgilerimi arttırma şansım olur ve bu beni mutlu eder. Lakin 2 numaralı sayfada yazdığım biyokimyasal süreçler üzerine hiç bir tartışma üretmeden benim ne kadar süredir discus beslediğimi sorgulamanız ve soru sorarak beni cevap vermeye zorlamanız tartışmaya bir şey katmayacaktır. Bu durumda ben de sizin biyokimya bilgilerinizi sorgulayan sorular mı sormalıyım? Hayır bu doğru tartışma metodu olamaz.

Bu nedenle sorduğunuz sorulara sizden özür dileyerek cevap vermeme yolunu seçiyorum.

Saygılarımla..


İlk yazdıklarımla ilgili her hangi bir tartışma yapılmamış olsa da ben biyokimya üzerine biraz daha detaylı bir şeyler anlatmaya gayret edeyim. Protein meselesi üzerine bir kaç biyokimyasal lakırdı daha edeyim.

Proteinlerin yapısını, hangi temel birimlerden oluştuğunu, kaynağını, vb. bilgileri daha önce yazmıştım. Şimdi balıklardaki protein metabolizmasına biraz bakalım. Balıkların kanında dolaşan aminoasitlerin 2 kaynağı olabilir;

- Dışarıdan protein şeklinde alınıp sindirilmiş besinlerden gelen aminoasitler
- Vücudu oluşturan proteinlerin katabolizması ile oluşmuş aminoasitler

Peki bu aminoasitler ne işe yararlar. Aminoasitler canlının genetik kodunda yazılmış proteinleri sentezlemek için kullanılırlar. Vücutta hiç durmayan bir yapım ve yıkım süreci vardır. Canlı, yapım (anabolizma) olaylarında aminoasitleri kullanarak kendine has proteinler sentezler. Yeni hücreler, enzimler, hormonlar, yumurtalar, spermler, vb. aklınıza gelen her türlü yapım meselesinde aminoasitler kullanılır. Peki aminoasitler enerji elde etmek için kullanılabilir mi? Evet kullanılabilir. Amin grubu deaminasyona tabii tutularak aminoasit ketoaside çevrilir, oluşan ketoasit Trikarboksilik Asit Döngüsüne sokularak ATP yani enerji elde edilebilir. Organizmanın o an için enerji ihtiyacı düşük ise bu aşamada enerji elde etmek  yerine aminoasitler yağa çevrilerek depo da edilebilir. Lakin aminoasitlerden enerji elde etmenin pahalı bir yönü vardır. Aminoasitten ayrılan amin grubu organizmanın başına beladır. Metabolik yollarla vücuttan uzaklaştırılması gerekir. Balıklarda bu metabolik yol büyük oranda amonyak ile son bulur. Amonyak zehirli bir madde olup vücuttan uzaklaştırılması gerekir. Bu metabolik olayların büyük kısmının da karaciğer, böbrek ve solungaçlarda gerçekleştiğini bilmekte yarar var. Sonuç olarak aminoasitlerin balık vücudunda enerji elde edilmesinde kullanılması ekonomik bir durum değildir, aminoasitlerin anabolik işlerlerde kullanılması enerjinin ise yağ veya karbonhidratlardan elde edilmesi en ideal durumdur. Bir balığın diyetine oransal olarak yüksek miktarda protein eklenir ise enerji elde etmek için aminoasitler kullanılacağı için balığın metabolik olarak gereksiz bir yükün altına girmesine ve büyümesinin yavaşlamasına neden olunabilir. Doğru besin seçiminde protein kadar yağların da önemi vardır. Dengeli bir yemde protein ve yağların bulunması lazımdır. Yağlar enerji kaynağı olarak kullanılacak proteinler ise asıl metabolik yolları olan anabolik işlere katılacak.

Çok fazla detaya girmek istemiyorum. Özet olarak bir balığın beslenmesinde proteinlerin önemini herkes kabul etmekte ancak yağların önemi atlanmaktadır. Karbonhidratlar ise balıklarca kara hayvanlarına oranla daha az kullanılan bileşikler. Bir balığı iyi beslemek istiyorsanız ona protein kadar yağ da vermelisiniz. Yağlar balığınızın enerji elde etmesinde kullanılırken proteinler de anabolik yollarla sentez işlerinde kullanılsın.

Umarım bu yazdıklarımdan "Protein vermeyin" diyorsunuz sonucu çıkarmaz hiç kimse.

Saygılarımla..
[/QUOTE]
 
Bedrettin bey,
 
Şu an şehir dışındayım, detaylı cevap veremeyeceğim. Kısaca yazayım, bizler sizin gibi metabolik, biyokimya olarak detayları bilmeyebiliriz. Sizde o konuda uzman olabilirsiniz. Bu bilgileriniz doğrultusunda discusa yürek vermeyeceğizde ne vereceğiz, sağlığını nasıl idame ettireceğiz? Doğasında yediklerini bulamayacağımıza göre bir şeyler yedirmek getrekiyor.
 
Bende işim gereği teorik hesaplar yapardım fakat iş pratiğe gelince hiç olmazdı niyeyse. Fiili uygulama yapmadan hesaplar üzerine yapılanlar tam sonuç vermeyebiliyor.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir