ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
hakancez
Kullanıcı Grubu:
Forum Özel Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
1085
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrimiçi
Üyelik Tarihi:
17 Eylül 2019 11:38
Son Ziyaret:
1 dakika önce
Toplam Mesaj:
385 [0.87 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
50 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Hakan Cezayirli
Doğum Tarihi:
25 Ocak 1975
Yaş:
45
İl:
Izmir
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

Hakan Cezayirli kişisel bloğum [URL]http://hakancezhifi.stereomecmuasi.com[/URL]

SON 10 MESAJI

Ali Ve Hakan'ın Karanlık Suları
[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-yb2HmJuAOQk/X7iwm0AJn2I/AAAAAAAAzJ4/difnM5-a2a0IMzgmrAIgrTqakC_sQ-MoQCLcBGAsYHQ/s16000/2020-11-103.jpg[/IMG]

Betta'larım ile birlikte yaşamayı öğreniyorum ve keyif alıyorum. Betta Imbellis veya yabani Betta'lar bir arada yaşayabiliyorlar, akrabalarının aksine. Bu yüzden balıkları çiftleştirmek için özel olarak uğraşmanıza gerek yok. Ha tabii uğraşsanız daha sağlıklı olur ama ben akvaryumuma çok dokunmayı sevmiyorum. Doğal ortamlarında gibi yaşamalarını istiyorum.. Yabani Betta'lar canları isteyince çiftleşiyorlar. Eh işte Yabani Betta bunlar...

Özellikle dişilerin karnı dolgun hale geliyor renkleri farklılaşıyor. Akvaryumda normal koşullarda birbirlerini kovalama şeklinde aksiyon olurken işler yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Erkek ile dişi Betta ile kurlaşma başlıyor. Bu emareleri görürseniz bilin ki bir aksiyon olacak. Bende de tam anlamı ile böyle oldu.

Erkek balık suyun yüzeyinde köpüklerden yuva yapmış oluyor önceden. Dişi eğer çiftleşmeye hazır ise yuvanın altına gidecek ve çiftleşmek için yuvanın altında ters dönecektir. Erkek balık dişiyi saracak ve sıkacak. Bu işlem sırasında yumurtalar dişinin karnından dökülüyor. Bu sırada erkek eş zamanlı spermlerini bırakarak çıkan yumurtaları döllüyor ve düşen yumurtaları yakalayıp teker teker köpük yuvaya yerleştiriyor

Şans eseri bu enstantaneleri videoya çekmeyi başardım;

[VID]https://www.youtube.com/watch?v=eurnjUzc3c8[/VID]

Doğanın mucizesi işte. Ama mucizeler burada kalmıyor. Yumurtalar 48 saat içinde çatlıyor ve her yumurtadan gözle zor görünen minicik yavrular çıkıyor. Tüm bu süreç boyunca erkek balık bir saniyeliğine bile olsa yuva bölgesini terk etmiyor. Dişi ise bir yerlerde saklanıp dinleniyor. Erkek, köpük yuvadan düşen yavruları tekrar yuvaya geri koyuyor. Bunun da videosunu çekmeyi başardım.

[VID]https://www.youtube.com/watch?v=z2sZfxDWgUg[/VID]

Tam artık yavruları büyütmeye başlayacağız diye sevinirken canımızı yakan İzmir depremi oldu maalesef. Birkaç gün farklı bir evde kalmak istedik. Özellikle eşim bu depremde oldukça tedirgin oldu. Maalesef yavrularımızı göremedik döndüğümüzde. Umarım bir sonraki sefer her şey yolunda gider.... [EDIT]hakancez,2020-11-21 09:43:52[/EDIT]
Ali Ve Hakan'ın Karanlık Suları
[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-xS9-e5LIfsc/X7ODfR56AVI/AAAAAAAAzBo/nrsbJQ5zGNo8VgfvxIiwkDsPTPsyxnd2ACLcBGAsYHQ/s16000/2020-11-11.jpg[/IMG]

Geçen yazımda, sonunda balıklarımı akvaryuma eklemiştim. Ekleyiş o ekleyiş, arada sırada canları istediğinde kendilerini gösteren Betta Imbellis'lerim ile yaşamayı öğrendim haftalar içinde. Ancak ufak bir sorun vardı. Arkadaş bu deliler yem yemiyorlar. Daha önce yazdığım üzere bu arkadaşların sevebilme potansiyeli olan hemen her türden her markadan yemi stoklamıştım. Yok arkadaş yemiyor balıklarım hiçbirisini.

Hadi ilk günler stres altındalar bunu anlıyorum da, artık akvaryuma alıştılar keyifleri yerinde. Yemlerde bir problem olsa oğlumun Betta'sı yemez. Nam-ı diğer "Gek Gek Yele" ne bulsa havada kapıyor. Bizimkiler yüzüne bakmıyorlar hiçbir yemin. Başladım araştırmaya. Üreticileri ile konuşuyorum, her yeme alışkın diyorlar, senin görmediğin zamanlarda yiyor olabilirler diyorlar. Bir yandan da keyifleri yerinde. Sn. Sadettin Kesergen "abi kafaya takma" başlarlar yakında yemeye dedi ama gel bana anlat işte...

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-zdiFPvouc8A/X7ODwz-k41I/AAAAAAAAzBw/bTq0DHqqxfk_ks94SnqWL253N48PTDYYACLcBGAsYHQ/s16000/2020-11-12.jpg[/IMG]

Dedim bu iş böyle olmayacak, bir de canlı yem deneyelim. İlker Akvaryum'dan biraz tubifex aldım, bizimkiler havada kaptılar.. Bu böyle olmayacak canlı yem lazım bizimkilere diye karar verdim. Aslında bir çok seçenek var, canlı yeme alternatif. Dondurulmuş yemler var, jel şeklinde satılan ve kendi hazırladığınız yemler var. Var da, buradaki kilit nokta bunların buzdolabında saklanması gerekiyor. Seçil Hanıma tüm şirinliğimle diyorum ki, buzdolabına yem koysam sıkıntı olur mu? Aslında cevabını biliyorum da, deneyeyim dedim.

Hayır!!!

Hani normal bir hane olsak, küçük bir buzdolabımız olsa, yer yok tamam diyeceğim de, buzdolabı, derin dondurucu aklınıza gelen her türlü şey var evde. Ama kız haklı valla, yapacak bir şey yok. Dur onu da yazının sonuna ekleyeyim unutmazsam...

Seçenekler tabii ki bitmiş değil. Çeşitli kurtlar var, su piresi var. Geçtiğimiz senelerde su piresi üretimini denedim. Elime yüzüme bulaştırdım vallahi hiç yalan söylemeyeyim. Her defasında nasıl becerdiysem kültürleri çökerttim, su piresi hayalleri yalan oldu.

Bir kere daha deneyelim bakalım. Şöyle bir araştırma yaptım. Bütün oklar Sn. Murat Tansel diye bir beyi işaret ediyor. Kendisi ile irtibata geçtim hemen, sağolsun son derece detaylı anlattı herşeyi. Dedim ki, yahu Murat Bey ben anlattıklarınızı anladım da, fazla detay ile uğraşmayalım, siz bana ne lazımsa gönderin. Bir yandan da nasıl olsa olmayacak diye düşünüyorum.

Birkaç gün sonra koca bir koli geldi. İçerisinde su pireleri, yeşil su kültürleri, pireler için çeşitli yemler var. Bende göndermiş olduğu yönergelere göre ön hazırlık yapmıştım. Ha bir de pistia'lar almıştım. Şimdiye kadar bu güzel yüzey bitkilerini yaşatmayı başaramadım. Sn. Murat Beyden gelenler de, pek hayal ettiğim gibi değildi açıkçası. Ama büyüklerinden kalmadı 1TL boyutlarında olanlardan var şimdilik onlardan gönderiyorum demişti. Bu arada haftalar sonra bir koli daha geldi, sağ olsun unutmamış. Bir sürü pistia göndermiş, bilabedel olarak hem de tam hayal ettiğim gibi. Bu tarz insanlar ile alışveriş yapmak gerçekten çok keyifli!

Neyse su piresi demiştik. Geçtiğimiz senelerde su piresi üreteceğim diye bir sürü özel plastik kaplar vesaireler almıştım. Üretim tesislerimiz görsel manada çok düzgün idi. Hiçbir masraftan kaçınmamıştım. Ama sonuç hep hüsran oldu...


[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-aZc8-RygxGs/X7N6UV1NmiI/AAAAAAAAzBA/MAoLDwRQ8UMej2IJTrID0Yx8Ux05feLiwCLcBGAsYHQ/s16000/2020-11-6.jpg[/IMG]

Bu defa nasıl olsa olmayacak diye hiç özenmedim vallahi. Hayatımda ilk kez 5LT'lik su kaplarını kesip içerisine su koyup beklettim. Hepsi leş gibi oldular yaz güneşi altında. Aşağıdaki manzarayı, çok utanarak ekliyorum,

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-dmt9kGdvm6I/X7N6tiUgfgI/AAAAAAAAzBI/ZcI3eG7N9vokBVNUE5783mqOnUEDMgzmgCLcBGAsYHQ/s16000/2020-11-7.jpg[/IMG]

Siz bu yazıyı okurken yukarıdaki gibi 5 tane daha, üstünkörü kesilmiş plastik su damacanası dolusu su piresi var. Üredikçe ürüyorlar maşallah! Ulan bir sürü para harca, özel kaplar al, su piresi üretmek nasip olmasın, "gecekondu styla" berbat bir şekilde üret. Şans mıdır, kaderin cilvesi midir, Murat Tansel'in alameti midir bilmem... Sonuç, başarı! Bizim Betta'lar su pirelerini havada kapıyorlar artık... Onlar mutlu, bende mutluyum.

Şimdi unutmadan gelelim buzdolabı meselesine. Beni daha önceden tanıyanlar, özellikle hifi vesaire sayesinde tanıyanlar, karakterimi üç aşağı beş yukarı anlamışlardır. Akvaryum alanında yazılarımı takip eden arkadaşlarda ipuçlarından yavaş yavaş anlamaya başlamışlardır beni.

Ben ciddi bir işgalciyim bunu itiraf etmem lazım. Bana bir alanı verirseniz veya kaptırırsanız, kendime göre dönüştürmek ve dönüşümün akabinde stoklamak konusuna ciddi bir takıntım olabilir. Eşim seneler önce bir yazısında (1) yazmıştı bunu. Salonda işlerin nasıl çığrından çıktığını anlatmıştı.

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-bAgvRtOGrZw/X7OBYh-C_2I/AAAAAAAAzBU/lLQ1UAnzXgcW5P_D_K0WGRyT0zS4FKTowCLcBGAsYHQ/s16000/2020-11-9.jpg[/IMG]

Sadece salon değil tabii ki. Geçmişte buzdolabında da, özellikle içecek bölümünde bazı işgal olayları yaşadık. Mesela meşrubat bölümünde mahalledeki çoğu marketten daha fazla stok vardır. Aşağıda gözüken buzdağının sadece görünen yüzü. Bunun birkaç katı kilerimizde vardır herhalde. Seçil bu yazıyı okursa, ilk söyleyeceği şey, "birkaç katı mı" olur? Bayağı bir katı diyelim....

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-clbq7bfjwlU/X7OBjzUZxKI/AAAAAAAAzBY/_tZS6vCW1mgAzkZ-Gk5a5SpwqDtjD3ilACLcBGAsYHQ/s16000/2020-11-8.jpg[/IMG]

Yani siz bakmayın atıp tuttuğuma kız haklı. Eh peki Hakan Bey, bu su pirelerini nasıl kabul ettirdiniz derseniz, laf aramızda apartmanda gizli bir nokta buldum. Oraya doğru yayılmaya başladım :)

(1) [URL]http://stereomecmuasi.com/2012/03/woman-acceptance-factor-sayi-2.html[/URL]
Ali Ve Hakan'ın Karanlık Suları
[QUOTE=OrkosBetta]Merhabalar, öncelikle çok geçmiş olsun demek istiyorum, biz bile acayip şekilde hissettik.

İmbellisleriniz hayırlı olsun Hakan bey. Wild betta dünyasına hoşgeldiniz[:)))]
Maşallah formu güzel bir erkek. Muhtemelen ben bu mesajımı yazarken o köpükler yumurtalar ile dolmuştur. Yavru kaybını azaltmak için elinizde bir miktar mikrokurt ya da sirke kurdu olmasını tavsiye ederim.

Yazılarınızı büyük bir keyifle okuyorum ve yeni mesajları merakla bekliyorum. Sağlıcakla kalın.
[/QUOTE]

Orkun Bey, yabani Betta dunyasina hosbulduk. Bu olayin başlangıcı yazilarimda da işaret ettiğim üzere sizsiniz. Sizin konu başlığı oncesinde böyle bir canlıdan haberim bile yoktu. Hep yazıyorum.

Deprem konusunda hepimize gecmis olsun. Yavrular konusunda bu batın maalesef hazirliksiz yakalandim. Evde olmadığımız icin sirke kurdu tedarik edemedik. İnsallah bir sonraki sefer tam tedarikli sekilde olaya gireceğim.

Bu arada sizin baliklarinizi da takip ediyorum ilanlarinizi. İnsallah yakin bir zamanda kapinizi çalacağım
Ali Ve Hakan'ın Karanlık Suları
[QUOTE=Neothauma ]Merhaba,

Son zamanlarda okuduğum en iyi tanıtım konusu. Kullandığınız yazı dilinden gösterdiğiniz çabaya kadar her şey taktir edilesi, emeklerinize sağlık.

Betta imbellis benim çocukken hayal balığımdı (eskiden forumda kullanıcım adım "imbellis" idi hatta). Eskiden bulunması neredeyse imkansızken şimdi yerli üretiminin bile yapılması ve üzerine sizinkisi gibi akvaryum kurulumları yapılması bu türlere olan ilgiliyi ve kalıcılığı arttırmakta. Ben de şu an Orkun abiden aldığım bir adet erkeği 5 litrelik Walstad kurulum bir kavanozda beslemekteyim.
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/280920201940561.jpg[/IMG]

Kurduğunuz akvaryum imbellisler için bir kayıp cennet. Köpük yuvaya ve dişilerden birinin dikey çizgilerine bakılırsa adım gibi eminim çok yakında yuvanın üzerinde beyaz yumurtalar ve sonraki birkaç gün içinde yuvadan sallanan yavruları göreceksiniz. Bu tür splendens gibi çok agresif olmadığı için dişilere karşı daha toleranslı ve aynı ortamdayken de hiçbir müdehalede bulunmadan çok rahat bir şekilde üreyebiliyor. Ancak böyle dekorlu bir akvaryumda bütün yavruların hepsini sağlıklı bir şekilde büyütmek oldukça zor. O konuda da araştırmacı kişiliğiniz size fazlasıyla yardımcı olacaktır. Konuyu zevkle takipteyim.[/QUOTE]

Yücel Bey, güzel yorumlar icin Tesekkurler. Yavru konusu en azindan bu batin biraz karambole geldi maalesef, deprem dolayisi ile mobilize olmak durumunda kaldim. Sonraki donemlerde insallah cozumler üreteceğim.

Dediğim gibi yazilar geriden geliyor ancak tahminler birebir dogru[:iyi:][EDIT]hakancez,2020-11-04 13:07:43[/EDIT]
Ali Ve Hakan'ın Karanlık Suları
[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-kc-PK0_ZG4w/X6CGPJZuqvI/AAAAAAAAyoQ/5CcP0qunWg4O_I3DIuvNbxrXL618W-svgCLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-45.jpg[/IMG]

Evet bir önceki yazımda balıklarıma kavuşmuş ve onları akvaryuma eklemeye hazır hale geldiğimden bahsetmiştim. Akvaryumum veya Fifty Shades of Brown gerçekten tam istediğim gibi olmuş durumda, görüntüsü, uğraşma amacıma tam anlamı ile hizmet ediyor. Ay bir mutluyum ki, sormayın. Balıklarımı 1 erkek 2 dişi olarak seçtiğimi söylemiştim. Cahil kafamla düşündüm ki, koca akvaryum hiç olmazsa arada sırada balıkları da görür mutlu olurum.

Vira Bismillah diyerek, dikkatli bir şekilde balıkları akvaryuma ekledim. Ekleyiş o ekleyiş! Akvaryuma önden bakıyorum kimse yok, sağdan bakıyorum kimse yok. Zaten ışıkta az. Ambiyans yapacağız ya malum, görmeyen gözlerimle balık arıyorum akvaryumun içinde.

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-Huwk_OqVCUw/X6CF_mQK4-I/AAAAAAAAyoA/LST11MqC114KUHGIRr0bdscgdtxoF0pUQCLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-44.jpg[/IMG]

Stresteler ya, ilk gece alışırlar diye düşündüm. Ertesi gün, başlarlar akvaryumda fink atmaya. Neyse akşam yattım, ertesi sabahın köründe akvaryumun başında soluğu aldım. Yüzeyin neredeyse yarısı köpük dolu. Bu iyiye işaret; keyifleri yerinde. Peki balıklar nerede...

Önden bakıyorum yok, yandan bakıyorum yine yok. Uzun uğraşlar sonucu erkek Betta beyefendiyi gördüm. Renkleri yerine gelmiş, keyfi yerinde gibi. Şimşek gibi akvaryumun bir tarafından diğer tarafına yüzdü, sonra, ara ki, bulasın. Ha bu arada birkaç kez dişilere de denk geldim, tam gördüm derken, tankın içinde bir kovalamaca yine herkes kayıp. Hemen yazıyorum tabii ki gruba, abi diyorlar normal. Normalde renkleri bir günde kendine gelmez, senin tankı sevmişler belli ki. E peki ne zaman görürüm bunları, orası nasip kısmet, yabani Betta bunlar...

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-zTpq2IyrnJg/X6CGITI1Q5I/AAAAAAAAyoI/tsgZl3Dc4G8Hoff0U4wSdB5IxtPcuwI3ACLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-42.jpg[/IMG]

Büyük dişi, küçük dişiyi kovalıyor. Erkek ikisini birden kovalıyor. O enstantanede oda içerisinde bir şenlik havası, balıkları gördük. Sonra balıklar ortalıklarda yok. Betta Imbellis'ler saklanma yeri severler filan derken, anladım ki bizim biyotop çakması tankımız bir kara delik haline gelmiş. Her taraf saklanacak alan. Hani kendi boyutumuzda bir alan olduğunu düşünüp saklambaç oynasak birini bulmak yıllar sürecek. Sittin sene kimseyi bulmazsınız...

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-Sw0lQq_oIEo/X6CGVdbnVOI/AAAAAAAAyoU/IapyNiy1tQALdVhNE-iW5bAr-fx0sZY3ACLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-43.jpg[/IMG]

İşin en komik tarafı oğlum geliyor, "baba sen 3 balık almadın mı" diye soruyor. Aldım oğlum deyince, neden ortalıkta gözükmüyor bunlar diyor. Oğlum diyorum bunlar yabani. Eşim de merak içinde. Evdeki ana muhabbet, bu balıklar nerede. Biraz vakit harcayıp birkaç fotoğraf çekmeyi başardım da, en azından elimde bir vesika var... Sorulara cevap belli; yabani Betta bunlar. Bir yandan da, ulan bu kadarı da normal mi diye düşünüyorum. Soruyorum araştırıyorum, bu durum normal deniyor. Oğlan geliyor, baba boşver sen bunları gelip istediğin zaman benim Betta'ya bakabilirsin diyor. Çocuk haklı, "Gek Gek Yele" yüzgeçlerini açıp hükümet gibi dolaşıyor minik akvaryumun içinde. Bizimkiler ortalıkta yok!

Fifty Shades of Brown, biyotop çakması filan iyi hoş şeyler şimdi Allah için. Yapması, kurması da zevkli, planlaması da. Görsel, gerçekten muazzam. Ama okulda resim derslerinde öğrendiğimiz "natür mort" kıvamında bir olay. Fransızca "ölü doğa" demektir, aha işte bizim ortamda öyle. Dal, yaprak herşey var. Balık var, ama yok! Yabani bunlar...

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-pEIYmEGukf0/X6CF1aDLmgI/AAAAAAAAyn8/Siiya6sGSNIJVj29HdGWahvgg2pg9foogCLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-46.jpg[/IMG]

Arkadaş, biyotop çakmasıdır, bol dallı güllü, pardon dallı yapraklı akvaryum yapacaksanız, çoğu zaman göreceğiniz manzaranın bu olacağını bilin. Balıkları şansınız varsa bu hengamenin içinde arada sırada görebilirsiniz. Neden diye sormayacaksınız herhalde, yabani bunlar tabii ki :)

Neyse bir hafta geçsin, birbirimize alışırız herhalde.
Ali Ve Hakan'ın Karanlık Suları
[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-Glxccph40ZM/X5-wBZn4dXI/AAAAAAAAyj4/jLuEtIVNhDArQYa7GJ6GV-KNXS2ooO88gCPcBGAYYCw/s16000/2020-10-35.jpg[/IMG]

Geçen yazımda Sadettin Kesergen üretimi balıklarımın, Mehmet Bulut aracılığı ile Aydın'dan geleceğinden bahsetmiştim. Bu süre zarfında akvaryumdaki su döngüsü oturmuştu iyice. White fungus tabir edilen yapılar, temizlik ekibi tarafından temizlenmiş ve akvaryum tam isteğime uygun şekilde oturmuştu.

Kısa bir bekleyişin ardından balıklarım geldi. Kısa bekleyiş derken sanırım Ekim başını buldu bu işler. Zaman mekan oryantasyonu bu yazı dizisinde oldukça kayık durumda. Neyse... Öyle balığım geldi hemen akvaryuma koymak diye bir şey söz konusu değil bu dünyada. Sabır önemli. Burayı daha sonra defalarca hatırlatacağım; Sabır!

Neyse balıklar gelir gelmez, yol yorgunu misafirlerimizi hemen akvaryumun içerisine koydum poşetleri ile. Buradaki amaç poşetin içerisindeki suyun sıcaklığının akvaryum sıcaklığı ile eşitlenmesi. Bu süreç bazılarına göre yarım saat, bazılarına göre bir saat, bazılarına göre daha uzun sürebiliyor. Ben deliyim derseniz, elinize bir ısı ölçer alıp, tam eşitlenmeyi de sağlayabilirsiniz de buna gerek yok. Ben sanırım 1 saat civarında balıkları aşağıdaki gibi bıraktım...

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-ySirh4DdelA/X5-wBiP7QgI/AAAAAAAAyj8/Xyhif2JwAOAXRvIhQegy3hePOsI5Yx_JwCPcBGAYYCw/w620-h465/2020-10-34.jpg[/IMG]

Bu sürecin akabinde suya alıştırma aşaması geliyor. Bu nasıl bir şey derseniz, önce yukarıda görülen poşetlerden balıkları kurtarıyorsunuz ve bir kabın içerisine alıyorsunuz. Bir hava hortumu vasıtası ile ana akvaryumunuzdaki suyu damla damla, yavaş yavaş bu kabın içerisine akıtıyorsunuz. Bu konular ile alakalı internette bir sürü video ve bilgi var. Bunları yazınca aman abi ne bilgilisin filan demeyin, bende okuyarak öğreniyorum ve balıkları aldığım kişilerin deneyimlerine güvenerek aktardıkları yöntemleri kullanıyorum. Pek bir şey bildiğim yok benim de. :)

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-AunfUlqOBck/X5-zbLS3IgI/AAAAAAAAykE/7dLBakQ_0HgJq-x2RuGz7NnfEOSacVNVACLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-36.jpg[/IMG]

Bu süreci ne kadar uzun tutarsanız o kadar iyi. Balıklar bir şekilde adım adım sizin suyunuzun özelliklerine alışıyorlar.. Bu arada balıkların geçtiğimiz yazılarda eklediğim fotoğraflarda renklerinin ne kadar güzel olduklarını fark etmişsinizdir ancak bana geldiklerinde neredeyse bembeyaz olmuşlardı. Bunun sebebi de stres imiş. Yavaş yavaş geçecek ve normale dönecekler. Ne demiştik, Sabır...
Daha önce yazdığım gibi yabani Betta'lar atlamaya çok meraklı imiş. Ben sadece okuyucu olarak çeşitli gruplarda bilgi edinirken sevgili Mesut Kurtoğlu'nun iki dişi balığı atlayarak intihar etmişti. Benim balıklar gelene kadar bu atlamaların sonu gelmedi. Her hafta farklı meraklıların yabani Betta'ları atladı. Ben akvaryumumda gereken önlemleri almıştım ama bu alıştırma sürecinde bile kap yerine kova kullandım. Neme lazım, bizimkilerde atlamasınlar...

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-XR92d6Sj-68/X2seu1nCwXI/AAAAAAAAxWs/-qdOVjc0sfYQjdiKI3b5YWTQnNPPgpAHwCPcBGAYYCw/s16000/bw-15.jpg[/IMG]

Daha önce yazdığım gibi yabani Betta'lar atlamaya çok meraklı imiş. Ben sadece okuyucu olarak çeşitli gruplarda bilgi edinirken sevgili Mesut Kurtoğlu'nun iki dişi balığı atlayarak intihar etmişti. Benim balıklar gelene kadar bu atlamaların sonu gelmedi. Her hafta farklı meraklıların yabani Betta'ları atladı. Ben akvaryumumda gereken önlemleri almıştım ama bu alıştırma sürecinde bile kap yerine kova kullandım. Neme lazım, bizimkilerde atlamasınlar...
Ali Ve Hakan'ın Karanlık Suları
[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-al3vxf3LiG8/X5ko7eBmegI/AAAAAAAAyWc/jicts-5Ch248JcoNW88IDxtG1R-nNoMDwCLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-29.jpg[/IMG]
Geçen yazımda Betta camiasının resmen underground bir piyasa olduğundan bahsetmiş ve çeşitli sosyal platformlarda acayip bir devinim olduğunu yazmıştım. Çeşitli whatsapp gruplarına üye olarak camianın yavaş yavaş içine girdiğimi söyleyebilirim.

Tabii bunlar olurken bir yandan hazırlıklarımı da yapmış idim. İlk olarak tankım veya ismiyle Fifty Shades of Brown hazırlandı. Bu oldukça uzun bir süreç oldu. Çeşitli yazılarımda hazırlık süreci ve motivasyonlarımdan bahsettim. Tankın hazırlanmasının akabinde yem stoğumuzu da yaptık. Ancak bu stoğun sadece oğlumun "Gek Gek Yele" Betta'sına yaradığını itiraf etmeliyim. Sanırım daha sonraki bir yazımda bu konuyu da açarım. Tabii şimdi bunları kolayca yazıyor çiziyorum ama tüm bu süreçler neredeyse yaz boyunca devam etti. Herşeyin tam istediğim gibi olması için çok özendim. Allah'ta utandırmadı...

Yaz aylarına gelmeden önce Covid belası yüzünden ekonomiler kapanınca balık ithalatı durmuş. Ben akvaryumumu yapıyorum ama içine ne balık koyacağım konusunda en ufak bir fikrim yok. Neyse ben akvaryum hazırlıklarını yaparken yazın sonunda ithalat yasakları ortadan kalktı ve farklı yabani Betta türlerinden balıklar arz-ı endam etmeye başladılar memleketimizde.

Bu noktada pre-order yani ön sipariş diye bir olay var. Çeşitli sosyal platformlarda Betta'ların resim ve/veya fotoğrafları yayınlanıyor. Eğer ilginizi çekerse sizin için ithalatın içerisine ekleniyor. Bu platformlarda fiyat zikretmek sıkıntı olduğundan ilgilenen kişiler konunun altına "Bilgi" yazıyorlar. Size fiyat bilgisi özel mesaj vasıtası ile gönderiliyor.

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-HCyyw7yW8jk/X5kpAEhG59I/AAAAAAAAyWg/4yy9ed31eDkI1Qgrd_jceaEgeV5zkErZQCLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-30.jpg[/IMG]

Bende bu olayın içerisine girdim ama bir yandan da utanıyorum. Rahmetli babadan öyle alışmamışım ki! Senelerdir aynı kişilerden alışveriş ederim fiyat para vesaire konuşulmaz. Alınır, zamanında parası ödenir.

Burada tam aksine, pazarda herşeyin fiyatını soran yaşlı teyze gibi "bilgi" de bilgi yazıyorsun. Alışmamışım ki böyle bir olaya. Sanırım Burak Bey'e yazdım, ya kusura bakmayın birkaç balığa "bilgi" yazıyorum size de zahmet veriyorum diye, adamcağızda yazmış "ne zahmeti işimiz bu" diye... Ben yine de utandım valla. Hayatta sevmediğim bir şeydir fiyat sorup almamak. Hadi bu yeni bir alan diye kendimi avuttum. Gittiğim en yeni restoranın bile 20 senelik müşterisi olduğumu düşünürsem akvaryum hobisi benim adıma gerçek bir devrim sayılır....

Bu arada bu sosyal platformlar eskilerin deyimi ile gerçekten bir film, izlenimlerimi yazacağım bir ara...

Neyse bir yandan Betta balıkları havalarda uçuşup, bilgi coşkusu yaşanırken, ben ne alacağım konusunda karar vermiş değilim. Günün birinde whatsapp'ta "Betta Bilgi Grubu"nda bakınırken bir çift gördüm. Amanın dedim bu ne böyle. Meğerse satılık imiş, hiç bilgi falan yazmadan dedim benim bunlar. Ne fiyat, ne de kimin balığı olduğunu biliyorum. Satan arkadaşımız bile durumu ilk anda anlayamadı zaten. Her işte bir hayır vardır derler ya, o hesap.

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-OUhjij-I6Io/X5kpgXCwEsI/AAAAAAAAyWs/tGzeF0HiNDE5Kusi_HwpeV1SuebfkGuzgCLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-31.jpg[/IMG]

Balığı satan kişi Mehmet Bulut diye genç bir arkadaşımız imiş. Yaşından büyük bilgisi olan, düzgün bir genç adam. Hemen irtibata geçtim, dedim ki, fiyatını söyle hemen havaleyi çıkartayım. Abi dedi balıklar Sadettin Kesergen'in. Bu ismi daha önce zikrettim, akvaryumu kurarken bana Catappa yaprakları konusunda yardımcı olmuştu. Yahu diyorum bunca zamandır yazışıyoruz, konuşuyoruz, neden söylemiyorsun bende böyle balıklar var diye. Bilgi de bilgi diye ortalarda dolaşıyorum. Sonra bir fotoğraflar geldi ki, Allah Allah. Dişiler erkek gibi renkler müthiş. Yahu dedim akvaryum büyük iki dişi, bir erkek koyalım mı? Abi dedi olur...

Bu sırada ben yine sayfiyedeyim balıkları aldık ama haftalar sonra kargolanacak. En azından artık kafam rahat akvaryumumdaki herşey hazır. Bir sonraki yazıda balıklarımızı tankımıza ekleriz artık...
Ali Ve Hakan'ın Karanlık Suları
[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-76O3zOh8YQs/X5kN-k4KwfI/AAAAAAAAyU8/eX7KqrjEjB8ykastvzBy2T-yh2Bx709gwCLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-17.jpg[/IMG]

[B]Betta Camiası ve İlk İntibalarım[/B]

İlk akvaryumumu kurduğum dönemlerde black water tankları gördüğüm zaman bunlardan bir tane ben yapmalıyım diye düşündüğümü yazmıştım. İlk akvaryumumu bir şekilde tamamlayıp rahata erince bu tarz karanlık akvaryumlarda ne tarz balıklar besleyebileceğimi araştırmaya başladım. Malumunuz Güney Amerika bu tarz kurulumlar için harika bir çeşitliliğe sahip. Discus, Melek gibi balıklar gösterişli tarzları ile hemen dikkat çeken 2 tür. Ama doğruyu söylemek gerekirse benim ilgimi çeken türler değildi. Kardinal, neon ve onlarca Tetra türü yine bu tarz suların müdavimlerinden. Tetra'ları listeme ekledim hemen. Bu sürü balıkları çok şirinler ve hoşuma da gidiyor doğrusu. İlgimi asıl çeken tür ise Apistogramma ailesi oldu.

Karanlık suların Asya temsilcileri ile ilk karşılaşmam akvaryum.com sitesinde Sn. Orkun Kırcı'nın konu başlığı sayesinde oldu; Wild yani yabani Betta'lar. O ana kadar böyle bir balığın varlığından bile haberi yoktu. Hiç yalan söylemeyeyim. İlgimi hızlı bir şekilde Güneydoğu Asya bölgesine doğru çevirdim. Gurami türleri gerçekten müthiş görüntüleri ile bir seçenek idi. İkinci tür -ki bu B planım- Rasbora ailesi oldu. Bunlar bir nevi Tetra'ların Asya'daki karşılıkları. Wild yani yabani Betta'lar ise okudukça, araştırdıkça ilgimi daha fazla çekmeye başladı.

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-fiz4pjBhg6o/X5kOPMowg8I/AAAAAAAAyVI/yUzBWY9JjoAKQcsBW_ZLRiEs7ShFBbG6wCLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-18.jpg[/IMG]

Araştırma deyince bu konuda birkaç kelam edeyim. Eğer yabancı diliniz varsa -İngilizce özellikle- ve Betta'lar hakkında araştırma yapacaksanız anormal geniş bir kütüphane var. Özellikle bir çok Asya ülkesi başta Tayland olmak üzere bu balıklara özel bir anlam yüklediği için akademik araştırmalar, makaleler inanılmaz sayıda. Renk pigmentlerinden, DNA yapılarına kadar çok spesifik alanlardan daha genel bilgilere kadar yıllar boyu okunacak kaynak var.. Wid Betta'lar söz konusu olunca listeye İngilizce'nin yanında Fransızca, Almanca'da ekleniyor. Bu iki Avrupa ülkesinde oldukça fazla Wild Betta meraklısı var gerek makaleler gerekse de tartışma platformları acayip zengin. Endemik türler hakkında çok yazışma var. Bu platformlarda gerçekten acayip bir yardımlaşma söz konusu ama Türkiye şartlarında gerçek bir adanmışlık lazım bu türlere girebilmek için.

Türkiye'de ise durum fena değil diyelim. En azından daha bilindik Betta'lar konusunda...

İlk olarak Kerimin Pet Dünyası isimli bir web sitesi var. Genç bir arkadaşımız tarafından gerçekten özverili bir çalışma ile yapılmış bir web sitesi ve video içerikleri de var. Yine video içerik yapan BettAngora diye bir kanal var. Bu kanalın içeriği görebildiğim kadarı ile bayağı ilgi çekici. Ancak ben video seyretmeyi sevmediğim için yazılı kaynakları takip ediyorum. Çeşitli sosyal platformlarda Sn. Ozan Bilgisun isimli meraklı tarafından yazılmış makaleler var.. Bunlar haricinde akvaryum.com sitesinde Sn. Orkun Kırcı gibi meraklıların Wild Betta'lar, ismini sayamayacağım kadar çok meraklının Betta'lar hakkında yazılarını bulabilirsiniz. Betta satın alacağım derseniz ve özel türler konusuna meraklı iseniz Sn Burak Bey'in Beta Petshop sitesi en bilinen platform.

Ancak asıl şenlik sosyal platformlar üzerinde. İşin komik tarafı ben bunların hiçbirisini kullanmıyorum normalde. Yani otomatik olarak kullanıyorum diyelim. Sitelerimden yazılar otomatik olarak ekleniyor. Kendim açıp Facebook'a bakmayalı seneler olmuştur örneğin. Betta'lar ile ilgileniyorsanız bir kere Instagram ve Facebook platformlarını takip edeceksiniz.

[IMG]https://1.bp.blogspot.com/-TCJJEEp78s0/X5kOGv1TP0I/AAAAAAAAyVA/H8LNoEBxZbEO_ukeCv11-oyeWwF3vgl-gCLcBGAsYHQ/s16000/2020-10-16.jpg[/IMG]

Burada bence bir sorun var. Örneğin Sn Cihan Yapıcı diye bir meraklı var. Wild Betta söz konusu olunca tüm oklar kendisini gösteriyor. Fakat benim gibi konulardan bihaber bir insanın Cihan Yapıcı ismine denk gelmesi imkansız. Yine işin içindekilerin yakından tanıdığı bir isim olan Sn Erdal Türkoğlu aynı şekilde. Bu isimlere Instagram, Facebook vesaire üzerinden ulaşabiliyorsunuz örneğin. Yine bu isimler öyle veya böyle camiada bilindik isimler, bir de bilinmeyen ve az bilinenler var ki, o da ayrı bir şenlik.

Anlayacağınız Betta camiası oldukça garip bir camia imiş. Resmen underground bir piyasa.. Haa bir de whatsapp grupları var ki, o da ayrı bir yazının konusu olsun....
Amano Karidesi Üretimim
Boylesine meşakkatli bir sürecin sonucunun alınmasi heyecan verici. Tebrik ederim. Bir şekilde döngünün tamamlanmış olması çok önemli.

Yerel suya alışmış bu ortamda doğmuş bir Amano özellikle benim gibi acemi hobicilerin bu tarz daha zorlu canlılara yönelmesi anlamında çok faideli olacaktır.

Dikkat ile takip edeceğim.

Eğer mümkün ise bir blog veya white paper benzeri bir makale ile devam etmenizi rica edeceğim. Süreç çok ilgimi çekti daha fazla detay okumak isterim.

Selamlar

Ali Ve Hakan'ın Karanlık Suları
[QUOTE=Nursun]Oğlunuzla çıktığınız bu akvaryum maceranızda yer edinebilmek fazlasıyla mutluluk verici [:)] ,teşekkür ederim .

Yem batağına düşmüşsünüz benim gibi [:)))] bir verdiğim yemi tekrar yiyene kadar tadını unutuyor sayın bettalarım [:)] , her seferinde süpriz oluyor onlara , 12 farklı betta yemi var ama hala aklım alamadıklarımda .

Selamlar [:)][/QUOTE]

Nursu hanim teşekkürler. Yazi ilk bakınca biraz acayip geliyor insana, sizi burada en azindan mahlas sayesinde taniyan coktur da, ben asil bloga yazıldığım icin biraz detay vermeye çalıştık hoşgörünüze sığınarak.

İnsanlar genelde sanki bazi seyleri kendileri yapmış, düşünmüş, sanki hic ilham almamislar gibi yazarlar hep. Ben tam tersini düşünür ve yaparim.

Sizin akvaryumlar, Onur Beyin gercekten ilk donemler bilgilendirici yazıları ve yonlendirmeleri, Arif Beyin biyotop denemeleri hep faydali oldu.

Bir de Orkun Beyin ilk wild Bettalarini gördüğüm konusu. Ayip yok ya o zamana kadar öyle bir balik türünden haberim bile yoktu.

Bircok konuyu takip ediyorum ama yazacak bir seyim olmayinca yazmıyorum. En azindan hommage kismini yazılarımda yapmaya calisiyorum. İyi hissettiriyor

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.