Selam arkadaşlar. 2 adet bitkili akvaryumun yanına uz35xen40xyük40 (arka sumplu)deniz akvaryumu kurmaya karar verdim.Çoğu ekipmanlar hazır,1 tek autoaqua otomatik su tamamlama cihazı yolda onu bekliyorum.Üstatlara 2 sorum olucaktı.Birincisi tuzlu suyu akvaryumda hazırlasam olurmu acaba? Diğer soru ise bu gün ro cihazını test etdim tds 20 çıkıyor,acaba bir sorunu olurmu? Ne yaptıysam yapayım 20 den aşağı salamadım.[EDIT]Praton,2024-12-02 14:59:43[/EDIT]
Öncelikle selamlar uzun bir süredir aranızda yoktum. Umarım sağlığınız yerindedir. Evde kullanmakta olduğum su arıtma cihazı var. Dolum yaparken baya bir atık su atıyor. İnternet üzerinden araştırma yaptığımda bu atık suyu içilmemesi gerektiği fakat bitki çiçek sulama da kullanılabildiğini okudum. Bu suyu akvaryumda haftalık dip çekim esnasında kullansak ne olur ? Ekipmanım olmadığı için suyun testini yapamadım. İçindeki dengeleri bilmiyorum. Bununla ilgili bilgisi olan yardımcı olabilir mi ? Teşekkür ederim.
[QUOTE=Furkan1380]Öncelikle selamlar uzun bir süredir aranızda yoktum. Umarım sağlığınız yerindedir. Evde kullanmakta olduğum su arıtma cihazı var. Dolum yaparken baya bir atık su atıyor. İnternet üzerinden araştırma yaptığımda bu atık suyu içilmemesi gerektiği fakat bitki çiçek sulama da kullanılabildiğini okudum. Bu suyu akvaryumda haftalık dip çekim esnasında kullansak ne olur ? Ekipmanım olmadığı için suyun testini yapamadım. İçindeki dengeleri bilmiyorum. Bununla ilgili bilgisi olan yardımcı olabilir mi ? Teşekkür ederim. [/QUOTE]
Üzerinden biraz zaman geçmiş ama hala bu konuyu araştıran veya benzer bir arayışta olanlar için küçük bir teknik ekleme yapmak istedim. Su arıtma cihazlarının atık suyu, filtrelerin tuttuğu tüm minerallerin ve sertliğin biriktiği sudur. Dolayısıyla bu suyun TDS (toplam çözünmüş katı madde) değeri musluk suyundan çok daha yüksektir. Akvaryum gibi hassas ekosistemlerde bu ani sertlik artışı canlı sağlığını riske atabilir. Ancak bitki sulama için hala en verimli geri dönüşüm yöntemlerinden biridir; mineraller bitkilere gerçekten can veriyor. Umarım aradan geçen zamanda siz de en verimli yolu bulmuşsunuzdur.
6 aydan uzun süredir karides akvaryumum planarya istilası altında. Yavru karidesleri ve kırmızı ramshornları hallettiler. Aklıma gelen her yolu denedim, olmadı. Su değişimini artırdım, yemlemeyi kestim, elle topladım, lepistes yavruları attım, jbl kapan aldım nafile. Medeka denedim, biraz etkili oldu fakat yine var, yine var... Piyasadaki kimyasalları salyangozlara yan etkilerinden dolayı kullanmak istemedim.
Sonra şu ürünü internette buldum: https://atakanpetshop.com/chem-vital-rid-planarya-onleyici-damla Tek kullanımda 10 gün sonra 1 ya da 2 planarya görüyorum. Tekrar deneyip kökünü kurutmayı düşünüyorum. Karides ve salyangozlar olumsuz etkilenmedi. Başka deneyen oldu mu? Düşünceleriniz neler?
İçeriğini araştırdığımda çok basit bileşenleri olduğunu gördüm, inanamadım: "[B]mint, thyme, garlic extracs, propylene glychol[/B]" Bildiğin nane, kekik, sarmısak ve çözücü olarak alkol. Şaka gibi.
Değerli hobidaşlarım merhabalar; benimde 40 litrelik sarı neon karides akvaryumum var. Geçen hafta perşembe günü internetten sipariş ettiğim moss bitkisi sayesinde hydra ve cylops böceği banada bulaştı. Cylops ta sıkıntı olmadığını öğrendim sadece çok ürerlerse göz zevkiyle alakalı sıkıntı oluyormuş ama hydra yı bugün ilk defa pipo filtrenin üstünde 1 ve 1.5 mm uzunluğunda 2 adet gördüm internetten araştırdığımda parmakla alınmaması ve ezilmemesi gerektiği okudum ve hiç ellemedim. Sonra bu yazı denk geldi, 6 sayfanın 6 sınıda okudum hatta hatta yapay zekaya 6 sayfanın özetini çıkartarak atladığım bir yer varmı yokmu onuda sordum. Verdiğiniz bilgiler için çok çok teşekkür ederim.
Benim size tek sorum var; kullanılan bu ilaç yani "Chem Vital Rid Planarya Önleyici Damla" yeni karides yavrularında ve rousholm salyangozlarında sıkıntı yaptığını hiç gördünüzmü? Böyle bir gözleminiz oldumu?
Merhabalar, Bir süre önce karides akvaryumu kurdum ve bunun gazıyla beraber bir tane daha biraz daha büyük bir akvaryum aldım. Akvaryumda ilginç bir tür beslemek istiyorum yani herhangi petshopa girdiğinizde bulabileceğiniz değil de daha niş 1 tane büyük balık olsun küçük küçük fazla olsun çoğu öneriye açığım, hatta duruma göre bitkili bir akvaryum ce caridina karides bile yapabiliriim bile yapabilirim sizlerin bakmaktan en çok zevk aldığınız ve tavsiye edebileceğiniz nelerdir? Akvaryuma sadece canlı için 2000-2500 gibi bir bütçem var. Şimdiden Teşekkürler,[:D] Hasan [EDIT]Hasan1996,2026-04-27 13:11:42[/EDIT]
[QUOTE=Hasan1996] Indostomus Paradoxus ile Pygme Puffer'a bayıldım araştırmalara başlıyorum teşekkür ederim önerileriniz için [:3][/QUOTE] İkisi bir arada olmaz bilginiz olsun..
Öncelikle yeni bi akvaryum almak istiyorum 80 40 40 ölçülerinde dolaplı ve buna uygun filtre öneriniz nedir? Canlı doğuran besliyorum. Elimde ehaim dış filtrem var ancak zaman zaman su kaçakları oluyor onun için İÇ FİLTRE tavsiye ederseniz
Ben hiç bir tanka iç filtre önermem açıkçası. Brüt 128 litre / neti 110 lt gibi çıkar muhtemelen. Böyle bir tank için bence en iyisi fluval 107/207 düşünebilirsiniz bu hacim için. iç filtre sadece mekanik temizlik yapacak size ekstra bir katkısı olmayacaktır. eğer dış filtre istemiyorum derseniz kaliteli bir şelale filtre de bu hacim ve balık yükünde (canlı doğuran) işinizi görecektir. örneğin: Seachem Tidal serisi 35/55 .[EDIT]Jotunheim,2026-04-27 13:23:22[/EDIT]
Yıllardır walstad yöntemi ile kurulum yapmayı istiyordum. Nasip bugüne imiş.
Çok araştırma yaptım, çok yazı okudum ve video izledim. Özellikle yapılan hataları tespit etmeye çalıştım.
Kurulum süreci çok uzun sürdü. Bir yıldan uzun bir süre önce planlama yapmaya başladım.
Önce 30x30x30 ölçülerinde yapmayı düşündüm, küçük olacağını düşünerek bir ay önce 60x40x40 akvaryum aldım. Tabi kurulumdan sonra 80 veya 100cm uzunluğunda mı alsaydım diye düşünmeden edemedim [:)))]
Kahverengi orman toprağını önce eledim, sonra yaklaşık 48 saat boyunca, aralıklarla suyunu boşaltıp tekrar su koyarak karıştırıp bekledim. Çürüntülerden arındığını düşündüğümde ise, olası zararlılara önlem amacı ile 100℃ sıcaklıkta 15 dakika kadar fırınladım. Zeminin oldukça sağlam olduğunu düşünüyorum, çünkü hem ince elek kullandım hem de hafif, su yüzeyine çıkabilecek maddelerden arındırdım. Alt toprak katmanı yaklaşık 3cm kalınlığında.
Not: Daha walstad ile ilgili hiç bilgim yokken bile, torf kullanan ve tavsiye edenleri gördükçe şaşırıyordum. Sakın böyle bir hata yapmayın [:cik:]
Üst katman için siyah bazalt kum kullandım. İki farklı boyut gördüm ve toprağın üstüne biraz daha ince yapılı olanı, üste daha iri taneli olanlardan koydum. Tabi kumu aldığım arkadaş, yıkamadan kullanmamam gerektiğini söylese de, bu kadar da toz çıkacağını tahmin etmemiştim. İçime sinmedi, ikinci defa bol su ile yıkadım [:D] Aralarında boyut olarak çok fark yok ama gözle farkedilir boyut farkı var yine de. Tabanın üst katmanı da yaklaşık 3cm kalınlığında oldu.
Zemini hazırladıktan sonra, akvaryumu yarıya kadar doldurup bir süre bekledikten sonra suyu boşaltıp tekrar bir miktar su ile doldurup bitki dikim işine geçtim.
Su konusunda içim rahat, çünkü evde kullandığım içme suyu filtresine güveniyorum. Buna rağmen suyu bir süre dinlendirmeden ve havalandırmadan akvaryuma koymuyorum.
Bitki seçimi konusunda da çok zorlandım. Tavsiyeler, yetiştirip başarılı olanların tecrübeleri, videolar derken iyice kafam karıştı. Çünkü sonuç olarak bir orman görüntüsü oluşturmak ancak aynı zamanda renk cümbüşü istiyordum. Bunun için yapay zekadan destek alayım dedim ama onun da kafasını karıştırdım [:D]
Meşhur 3 yapay zekadan sürekli fikir aldım. Birinin tavsiyesini diğerine yazdım, aralarında çeliştikleri durumlardan kaçınmaya çalıştım. En sonunda hem bitki seçimi hem de dikim planı hususunda, hepsinin de olumlu karşıladığı bir tasarım yapmayı başardık.
Tabi dikim sırasında bu planı tam olarak uygulayamadım sanırım. Özellikle üzerinde durduğum konu, renk geçişleri ve derinlik kazandırmaktı. Başarılı olup olmadığımı artık zaman gösterecek, tabi bitkilerimizi yaşatabilirsek [:O]
Bugün itibariyle bazı bitkilerin yapraklarında gözle görünür bozulmalar var. Bana verilen tavsiyelerde, yapraklardaki bozulmaların sorun olmayacağı, gövdede bozulma olmadığı sürece müdahale etmem gerektiği söylendi. Umarım doğrudur [:?]
Filtre, ısıtıcı, dekor, taş, CO₂vb. kullanmadım, kullanmayı da düşünmüyorum. Belki ilerleyen zamanda doğal görünümlü bir kök ve üzerine bitki olabilir. Evim her daim sıcak. Suyun sıcaklığını sürekli takip ediyorum, 24 - 26 ℃ aralığında. Evin sıcaklığı sabit olduğu için su sıcaklığı da değişmez sanırım.
Akvaryumda doğal olmayan hiçbir şey görmek istemiyorum. Bu nedenle içerisine, kum, bitki ve canlılar haricinde dahil edeceğim bir şey yok. Elimden gelse aydınlatmayı bile askı şeklinde yapardım ama ortam pek uygun değil.
Akvaryum salonumda bulunuyor. Evim doğrudan güney cepheye baktığı için, pencerelerden ve evdeki çocuklardan [:D] en uzak köşeye konumlandırdım.
Şimdilik her gün bir kova, yaklaşık 25 litre, bu da akvaryumun alabileceği toplam su miktarını düşünürsek 1/3'ten daha az bir oran yapıyor, su değişimi yapıyorum.
Yalnızca ilk doldurduğum suda az miktar bulanıklık olmuştu. Ne bitkileri dikerken, ne de sonrasında bulanıklık yaşamadım.
İkinci gün, su değişiminin ardından nerite salyangozlarını korkarak ekledim. Sabah iki tanesini akvaryum dışında buldum. İki tanesi sürekli camlarda, birisi bitkilerin arasında gezip miskinlik yapıyor. Sonuncusu beni korkutuyor, çok hareket etmiyor, sık sık ters döndüğünü görüyorum. Bir de bunlar kendi başına düz dönmekte sıkıntı yapıyorlarmış, bu nedenle sürekli gözüm üzerlerinde. Acaba diyorum salyangoz eklemek için erken mi davrandım. Sanırım şu birkaç günü sağlam atlatabilirsek rahatlayacağım.
Her ne kadar çok araştırma yapsam da, tecrübe sahibi olmadığım için her türlü öneri ve tavsiyeye açığım.
Bu başlık altında, akvaryumun gelişimini paylaşmayı düşünüyorum.
Bitkili tanklarda led aydınlatma üzerine uzundur çalışmaktayım ve oldukça da başarılı sonuçlar alıyorum. Bu yazıda bu konudaki tecrübelerimi ve araştırmalarım sonucu oluşan bilgi birikimini aktaracam. Amacım diğer hobici arkadaşlarında bu verimli aydınlatmadan faydalanması ve bu konudaki tecrübeyi daha ileri noktalara taşımaları.
İlk ve en önemli cevap tabiyki enerji tasarrufu. Bir led kurulum muadili floresanlı sisteme nazaran yarı yarıya daha az enerji harcıyor. Akvaryumunuza gereken led gücü hesaplarken de bunu kullanabilirsiniz. Tankınızın ihtiyacı olan floresan miktarını hesaplayıp, led için yarısını alabilirsiniz.
İkinci avantaj ise uzun ömür. Gene para tasarrufu sağlayan bir durum. Ortalama bir T5 floresanı 1 sene sonunda değiştirmek zorundasınız. Yoksa renk tayfı kayar ve yosun yapmaya başlar. Özellikle pahalı bitki floresanların her sene değişim yapmak ciddi bir masrafa neden olmakda. Şu anki fiyatlardan hesapladığımızda sadece 3-4 senelik floresan değişiminin maliyeti led sistemin kurulum maliyetine denk gelmektedir. Öte yandan ortalama bir led lambanın ömrü 50bin saat ile 100bin saat arasında değişir. Buda günde 8 saat kullanımla 10larca yıl, hatta 30yıla varan bir ömür demektir. Tabi iyi soğutulması şartıyla. En güzeliyse ledin tayfı uzun ömrü sürecince kaymaz. Ömrünü tamamladığında bile tayfı aynı kalır sadece ışık çıkış gücü düşmeye başlar.
Başka bir önemli avantajıysa fazla ısınmaması. Ledde her elektrikli alet gibi ısınmaktadır ama floresanla karşılaştırıldığında çevreye saçtığı ısı çok daha azdır. Bu özellikle sıcaklığın problem olduğu yaz ayları için ciddi bir avantajdır. Basit bir fan soğutmayla bitkiye yazında devam etmek mümkün olabilir.
Son avantaj olarak derin su penetrasyonundan bahsedebiliriz. Derin tankda zemin bitkisi olmaz derler. Ama aslında bu su ışığı bloke ettiği için değildir. Klasik floresan aydınlatma ışığını 360 derece yayar. Işığın çoğunun kullanılamayacağı yönlere 360 derece saçılması bir yana, bu geniş açı ışığın mesafe ile hızla dağılmasına neden olur. Basit hesapla derinliği 2 kat artırırsanız, zemine ulaşacak ışık 4de 1in altına düşer. Bu yüzden derin tanklarda zemin bitkileri zordur. Leddeyse durum farklıdır. Standart power ledlerden ışık 120 derece açıyla çıkar. Belli bir yöne odaklandıklarından çok daha az dağılırlar. Eğer tank çok derinse ucuz plastik lensler takılarak ışık 5 dereceye kadarda odaklanabilir. Kısaca bir projektör kullanır gibi ışığı zemine çok az kayıpla indirmek mümkündür, 60-70cm derinlikde cuba yetiştirmek imkan dışı değil.
[b]Gelelim diğer soruya, bunca avantajına rağmen bitkili tanklarda led kullanımı neden yaygın değil?[/b]
İlk neden tabiyki maliyet. Ucuz şerit ledler bitkide hiçbir işe yaramaz. Bitki yetiştirmeye uygun power ledlerde yakın zamana kadar çok pahalıydılar. Ama artık daha makul fiyatlardan led armatür hazırlamak mümkün.
İkinci ve en önemli nedense ledlerin dar renk spektrumu ki, şimdiye kadarki tüm araştırmalarım ve bu yazının amacı da bu sorunu aşıp ledle verimli fotosentez elde etmek üzerine. Dar renk spektrumu neden sorun olmakta. Fotosentez kullandığımız güneş panelleri kadar basit bir hadise değil çünkü. Bitki her renk ışığı aynı verimlilikte kullanamıyor. İş su altı bitkilerine geldiğinde bitkinin kullandığı renkler dışında kuvvetli bir ışık, mutlak şekilde yosunları besliyor.
Dar spektrumun kaynağını anlamak için önce ledin ne olduğuna bakmak gerek. Led aslında bilgisayarlarımızdaki mikro işlemciler gibi bir yarı iletken malzemedir. Zaten isminin açılımı ne olduğunu söylüyor. Light Emiting Diode, yani ışık yayan diyot. Teknik detayına çok girmeden, yarı iletken doğasının sonucu olarak bir led sadece tek ve dar bir renk alanında ışık saçar. Peki bu durumda birden fazla rengin karışımı olan beyaz renkli led nasıl mümkün oluyor. Farklı renklerde ışıyan led katmanları fosfor ile desteklenerek beyaz renk elde ediliyor. Bizim sorunumuzda burda başlıyor. Beyaz olsa bile hala dar bir renk spektrumunda oluyor ve en önemlisi bu renk dağılımı bitkinin fotosentez ihtiyacına göre değil, insan gözünün en verimli göreceği tayfda hazırlanıyor. Bitkilerin tersine insan gözüde en iyi yeşil ve sarı renklerde, fotosenteze katkısı en zayıf olan renklerde görür. Bu yüzden sadece beyaz led kullanmak yosuna davetiye çıkarır, fotosentezde tam verim vermez.
Beyaz ledlerin renk dağılımlarına genel olarak bakarsak bolca mavi ve yeşil içerdiklerini ama çok az kırmızı olduğunu görürüz. (Diğerlerinden farklı olarak sıcak beyaz bolca sarı ihtiva eder.)
Bizim için önemli olan bitkinin hangi renklerde fotosentez yaptığı.
Bu grafikde bitkinin farklı renklerdeki ışıklara göre fotosentez performası görülmekde. Bitkinin fotosentezde sarı ve yeşil rengi neredeyse hiç kullanmadığını görüyoruz. Fotosentezde en etkili olan bölge kırmızı ve mavi alan. Bitkinin yeşil olmasıda aynı nedenden. Mavi ve kırmızıyı emip kullanırken, kullanmadığı yeşil ışığı geri yansıtıyor.
Nasıl bir led kullanacağımıza karar vermek için iki grafiği üst üste koyalım:
Grafikte görüldüğü üzere beyaz ledlerin bitkilerin az kullandığı yeşil ve sarı bölgede kuvvetli ışımaları var. Bu grafiğe göre nispeten en iyi sonucu veren 6000k soğuk beyaz led. Ama sorun sadece yeşil ve sarının fazlalığı değil. Aynı zamanda kırmızı eksik. Bu eksiklik yüzünden bazı bitkiler led ışığına olumlu cevap vermezler. Bu durum bitkiden bitkiye değişir. Her bitki türü farklı ışıkları tercih ettiğinden bazı türlerde bu eksiklik sorun olmamaktadır. Ama fazla sarı ile yeşil genede yosun yapacaktır.
Şimdi beyaz ledleri yeşil ve sarı renklerde bu kadar gereksiz ışıkları varken neden kullanacaz. Düz mantıkdan giderek sadece en çok kullanılan dalga boylarında mavi ve kırmızı ledler takabiliriz. Ne yazıkki fotosentez bu kadar basit değil. Kırmızı ve mavide en çok fotosentezin gerçekleşmesi klorofil a ve klorofil b pigmentlerinin bu ışıkları soğurmasından. Ama fotosentezde tek rol oynayan pigment klorofil değil. Karatenoid gibi fotosentezde işlevi bulunan ve bu işlev için farklı dalga boylarında ışıklar kullanan daha pek çok pigment mevcut. Klorofil ışık enerjisiyle sudan elektron kopardıktan sonra, bu elektron net enerjiye dönüştürülene kadar pek çok pigment ve ets (elektron taşıma sistemi) proteini tarafından sırayla taşınmakta. Bu taşıma işlemi sırasındada pek çok farklı dalga boyunda ışıklar kullanılmakta. İşte bu yüzden diğer renklerde ışıklarada ihtiyacımız var. Net enerjiye katkıları az olsada bazı kritik renkler sağlanmadığında ets zinciri kırılmakda ve verimlilik ciddi biçimde düşmekde. Bu olay emerson etkisi olarak adlandırılmaktadır.
1950lerle fotosentez üzerine çalışmalarda bulunan Robert Emerson’un deneylerinde ortaya koyduğu üzere, fotosenteze katkısı zayıf olan dalga boylarında ışıklar, katkısı yüksek ışıklarla beraber kullanıldığında verimliliği ciddi biçimde artırmaktadır. Kısaca 4+1=5 değil, 8 etmektedir. Bu sebeplerden izleyeceğimiz strateji soğuk beyaz ledi, fotosentezin kuvvetli gerçekleştiği noktalarda kırmızı ve mavi ledlerle desteklemek olacak.
[B]Güncelleme (29.08.2016): [/B] Yukarı yeni akvaryumun videsunu ekledim. Led sayılarında son tecrübe ile bir iki değişiklik yaptım.
Oncelikle renk dagilimi icin tavsiyem: %20-25 660nm deep red, %10 royalblue mavi, %5 420-430nm uv mor, %60 biraz üzerinde 6000-7000 kelvin soguk beyaz. Eger led sayiniz fazlaysa, homojen renk dagilimi yapabilcekseniz 30-40 tanede birer adet 630nm normal kirmizi ve 530nm yesil konabilir. 630 kirmizi fotosentezde renk cesitliligini artirmak icin. Olmazsa olmaz degil, fazlası tanka suluboya tadında bir pembelik verir. Yeşilin fotosenteze hicbir katkisi yok, amac yesil bitkileri daha parlak gosterip tankin canliligini artirmasi. Sakin 20ledde 1 tane kullanmayin cok baskin gelir, kotu gozukur, bir noktaya odaklanirsa orda yosun yapabilir. Önceden emerson etkisi için 730nm infra red de tavsiye ediyordum ama son tecrübelerle gerek olmadığını, aksine su ortamında garip yosunlara neden olabildiğini gördük.
Guc noktasi cok onemli. Genelde en cok yapilan hata ac gozlulukle olabildigince guclu aydinlatma kurmak. Bunu yaptiginizda genelde sonucu biolojik dengesizlik oluyor. Led isigi gercekden cok, cok etkili. Fazla verdiginizde isikla supercharge olan bitkiler fotosentez patlamasi yapip, hizla sudaki herseyi tuketiyor. Sadece npk degil, kalsiyum, magnezyum gibi suyla gelen mineralleride hizla tuketiyorlar. Basta cilgin oksijen cikisi goruyorsunuz ama sonrasinda sudaki mineraller tukeniyor, gelisim duruyor, asiri yosunlanma basliyor. Bu sekilde surdurulebilir gelisim icin 1-2 gunde bir su degisimi yapmaniz gerekirki denge bozulmadan devam etsin. Bu sebeble iyi tasarlanmis yuksek destekli tankda litrede 0.3w yi gecmemenizi onerecem. Tank cok derinse 0.4w ye yaklasilabilir. Dusuk destekli tanklarda ise 0,1-0,15w uygundur. Ayrica isigi kuvvetli verdiginizde, hizli gelisen bitkiler bir o kadarda metabolik atik olusturuyorlar. Yuksek gelisim hizinda dengesizlik olmamasi icin bunu karsilayabilcek saglam bir filtrasyonunuzun, biolojik donusum yapabilcek iyi bir tabaninizin olmasi gerek.[EDIT]darkaura,2017-04-19 13:13:33[/EDIT]
Soğuk beyaz 10000lik olsa sıkıntı olur mu?[/QUOTE]
Full spectrumla beraber 10000k da mavi renk bir tık fazla kaçabilir. Yüksek destek tankda olur ama düşük destekde önermem. Düşük destek tanksa kaliteli chipli 10bin kelvin tek başına çok iyi sonuç veriyor. Samsung 10bin kelvin beyazla sıfır yosun çok sağlıklı canlı bitki yetişen tanklar kurduk.
[QUOTE=BASARSURMEGOZ]Çok teşekkür ederim Mustafa Bey. Dediğiniz gibi yapacağım tüm gün ışıklarımı söküp. Elimde aslında ışık şiddeti ayarlayan bir anahtar var dediğiniz bu sanırım.Dokunmatiğe basılı tutunca ışığın şiddetini azaltıp arttırıyor. Kullanacağım mutlaka. Bir de balık ve iç dekor , bitki renklerini şu haldeki duruma göre çok daha iyi görürüm değil mi Mustafa Bey dediğiniz şekilde döşeme yapınca ?
[/QUOTE]
Bu renk dağılımı sağlıklı bitki yetiştirme için. Görsellik başka konu. Full spectrum led 630nm kırmızı içerdiği için tanka biraz pembelik katacaktır. Her durumda sarı ışıkdan daha iç açıcı görüntü olur. Gün ışığı led akvaryumun suyundaki tanenle beraber tankı iyice sarartıyor. Tankınız CO2 siz düşük destek ise hiç full spectruma girmeden tek başına 10bin kelvin soğuk beyaz koyabilirsiniz. O zaman pembelik olayı olmaz. 10000k ya karar verirseniz iled.com dan samsung chipli şerit öneririm. Denenmiş ledler. Çok iyi sonuç veriyor.
Ölçüler:30x30x30 Canlı Türleri:Beta Bitki Türleri: anubias,java moss Filtrasyon ve Işıklandırma: orionled 30 cm gün ışığı,orionled spot
Merhabalar
Hemen hemen 7-8 aylık olan tankımı yükseltmek istedim ilk alırken yükseltmekti hep amaç fakat bir türlü nasip olmamıştı artık daha refah seviyesi yüksek bir tanka geçiş için tüm startı verdik ve bitirmek nasip oldu
İlk görüş tasarım planlaması [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/179691/270420261222481.jpg[/IMG]
Final anı [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/179691/270420261225441.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/179691/270420261226171.jpg[/IMG]
10 Ocak 2026 18:09
10 beğeni
[:nazar:][:nazar:][:nazar:]
[VID]https://youtu.be/yYq6iJhZvsU?si=8de70Rux3k5NBbdj[/VID]
[VID]https://youtu.be/HEto1I7EEO0?si=IwMhyQAts3r3garV[/VID]
[VID]https://youtu.be/IS9hbZYCssg?si=eAt5AtvSZynpm5wD[/VID]
[VID]https://youtu.be/C-OqlIVe5ow?si=mmD5g62yMnzpxRG2[/VID]
[VID]https://youtu.be/9ZO6kBKiTn4?si=lXEfGc7z-8s1vReI[/VID]
[VID]https://youtu.be/tCcmNQfYDoI?si=Bd71KMqcfkki4fzg[/VID]
[VID]https://youtu.be/kgkLcHiRhBA?si=lrfwwAPKgX9UBAX2[/VID]
[VID]https://youtu.be/ucUvI8mKCdI?si=VLPPuY-2gcm9rdcT[/VID]
[VID]https://youtu.be/c4I_7JOLn3E?si=yx5iqtScsx-bhTi0[/VID]
[VID]https://youtu.be/8OYMMmrnQoI?si=2d1mVa8SZi6Rkp7Z[/VID]
[VID]https://youtu.be/zrQf1eLlYww?si=B0Ni92Ejs2QaScNo[/VID]
[VID]https://youtu.be/Ssjp__1S9V4?si=C9DBJfACyVpWJuAb[/VID]
[VID]https://youtu.be/MBmdXmcZH_A?si=ibNGa4H-8F5Kqegu[/VID]
[VID]https://youtu.be/AUt2-qEhj4c?si=WjN6sMcIoHaVlaLY[/VID]
[VID]https://youtu.be/qaEpHBvAvj8?si=dDhzMan6QbpVsPdE[/VID]
[VID]https://youtu.be/krEEfpMDCP4?si=9sVWf33F7FOgj22X[/VID]
[VID]https://youtu.be/3wGgoKrsBao?si=68ADEjOdTkTfhPsn[/VID]
[VID]https://youtu.be/fSBZNssNyOk?si=TjjK07DN2tRbC0QR[/VID]
[VID]https://youtu.be/_cwMS7FQSRs?si=uXcNrC2A9urB99LB[/VID]
[VID]https://youtu.be/wZcXrjEYDho?si=HhPppLD71hpXm300[/VID]
[VID]https://youtu.be/O5rRGtWMpiE?si=mBwqTXz7Or1m5WHd[/VID][EDIT]Aras5434,2026-01-31 11:48:23[/EDIT]