Denizli İli, Dalaman Çayı Havzası Ve Çay Balıkları


Orhan76Çevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 15/08/2023
İl: Denizli
Mesaj: 2875
Orhan76Çevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 19 Mart 2026 17:20
[QUOTE=Urass]
türün akvaryum ortamında bakılıp üretilmesi ile ilgili internette çok bilgi yok sanırım acaba sizin deneyiminiz veya bilginiz bulunuyor mu ?
Anladığım kadarıyla oldukça dayanıklı bir tür ve çok çeşitli koşullara adapte olup uyum sağlayabiliyor, peki balığın dayanıklılık özellikleri bu kadar öne çıkıyorken neden "Türkiye sınırları içinde sadece dalaman çayında bulunuyor" konusunda kafamda soru işaretleri oluştu. Konu hakkında bilgim az olsa da bu türe daha farklı coğrafyalarda da rastlamak mümkün olur diye tahmin ediyorum. [/QUOTE]

Aslinda youtube da ozellikle Amerika ve İngiltere den hobicilerin hazirladigi bir cok Dikence baligi (three-spined stickle back) videosuna rastladim. Ulkemizde bu ture nispeten az rastlanmis olmasinin sebebi arastirmalarin azligi ya da ekolojik-cevresel kirlilik gibi faktorler olabilir ama bunlarin yanisira benim su sekilde bir tahminim var. Malum balik soy-ata olarak acik deniz-okyanus kokenli bir tur dagilim haritalarinda da hep isaretlenen Amerika nin okyanus kiyilari, Ingiltere ve Japonya acik deniz kiyilariyla Bering Bogazi taraflari. Bizim cografyamizda rastlanan tur ise muhtemelen Akdeniz gibi ozellikle Son Buzul caginda cogunlugu karasal dar kiyilari olan kapali bir havzadan gelme, bu nedenle sadece Turkiye degil tum yakin cografyada da bulunmayan ya da cok nadir olan bir tur. Konu edindigim Dalaman Cayinda dahi yapilan arastirmalarda populasyonu yanlis hatirlamiyorsam %10 nun altinda. Bu tur degil ve fakat buna akraba olan Indostomus paradoxus (zirhli dikenli balik - armoured stickle back) hem forumdaki hobici arkadaslarimiz tarafinfan besleniyor hem de bazen G.dogu Asya taraflarindan akvaryumculara satilmak uzere geliyor. Ama elbette bizim cografyamiza ait bir tür degil.

Beğenenler: [T]70376,pianoƒish[/T][T]236810,Urass[/T][T]180094,HarunYILDIRIM[/T]
Teşekkür Edenler: [T]236810,Urass[/T]
+1: [T]180094,HarunYILDIRIM[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Orhan76Çevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 15/08/2023
İl: Denizli
Mesaj: 2875
Orhan76Çevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 16 Nisan 2026 13:30
Bu ayki yazımda Tatlısu kefalinden (Leuciscus cephalus) bahsetmek istiyorum. Tatlısu kefali ülkemizde (daha evvelki yazılarda Dalaman Çayı’nda varlığından da bahsedilmişti) ve dünyada birçok akarsu-göl sistemlerinde bulunmakla beraber onun belirgin bir özelliğine değinmek isterim. O da bu canlının içinde yaşadığı habitatlardaki ağır metalleri (dolayısıyla su kirliliğini) gösteren canlı bir indikatör olarak çeşitli araştırmalarda kullanılması. İnternet ortamında rastladığım birçok araştırma yazılarında çeşitli nehirlerde bu balık yaşadıkları suyun temiz ya da kirli olduğunu anlamak için bir temel teşkil etmiş. Literatürde çokça rastladığım yazılardan kısa kısa birkaç tanesine sadece örnek olması amacıyla değineceğim,

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240492/160420261308591.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240492/160420261309081.jpg[/IMG]
Tatlısu kefali (Leuciscus cephalus) Kaynak: İBB Tarım ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü

[B]Civa2Klorür’ün Tatlısu Kefali Leuciscus cephalus (L., 1758) Üzerindeki Akut Toksik Etkilerinin Araştırılması [/B]
Ali GÜL, Mehmet YILMAZ, Mahmut SELVİ
Gazi University, Gazi Faculty of Education, Department of Biology Education, Teknikokullar, 06500 Ankara, TURKEY

Civa birçok su ortamında bulunan en zararlı ağır metallerden biridir. Bu çalışma, civa-II-klorür’ün tatlısu kefali (Leuciscus cephalus) bireylerindeki akut toksisitesi ve davranış değişimlerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Denemelerde kullanılmak üzere tatlısu kefali balıkları seçilmiş ve Sakarya nehri Kirmir Çayı’ndan yakalanmıştır. Her bir civa-II-klorür konsantrasyonundaki davranış değişimleri kaydedilmiştir. Deneyler 3 defa tekrarlanmıştır. Denemeler süresince su sıcaklığı 22±1o C’de sabit tutulmuştur. Civa-II-klorür’ün 96 saatlik LC50 değeri (LC50, bir toksisite testinde organizmaların %50'si için ölümcül olan madde konsantrasyonudur) Leuciscus cephalus bireylerinde probit analiz yöntemine (bağımlı değişkenin yalnızca iki değer aldığı (örneğin; evet/hayır, başarılı/başarısız, hasta/sağlıklı) durumlarda, bir olayın gerçekleşme olasılığını tahmin etmek için kullanılan, kümülatif standart normal dağılıma dayalı bir regresyon türüdür) göre 0,55 mg/L (0,53-0,57) bulunmuştur. Toksik maddenin konsantrasyonu arttıkça balıkların davranışlarında önemli değişimler olduğu gözlemlenmiştir.

[B]Nişava Nehri'nden (Sırbistan) Alınan Kefal Karaciğerinde (Cyprinidae – Leuciscus cephalus) Ağır Metal Yükünün Değerlendirilmesi[/B]
Boris Jovanović1, Željko Mihaljev2, Stevan Maletin3, Dušan Palić4
1Interdepartmental Toxicology Program and Fisheries Biology Program, Departments of Biomedical Sciences and Natural Resource Ecology and Management, Iowa State University, IA, USA
2Scientific insitute „Novi Sad“ for veterinary medicine, Novi Sad, Serbia
3Faculty of Agriculture, University of Novi Sad, Serbia
4Department of Biomedical Sciences, The College of Veterinary Medicine, Iowa State University, IA, USA

Nişava Nehri, güneydoğu Sırbistan bölgesinin en büyük nehri olması nedeniyle hidrolojik ve jeomorfolojik özellikleri bakımından hem içme suyu hem de tarımsal sulama kaynağı olarak önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, nehir boyunca ağır metal birikiminin biyolojik izlenmesi için bir araç olarak kefal (Leiciscus cephalus) karaciğeri kullanılmıştır. Kefal örnekleri iki yerden (biri Bulgaristan sınırında, diğeri Niş şehrinde) alınmıştır. Kefal karaciğerinde altı ağır metalin (demir, kadmiyum, bakır, çinko, kurşun ve manganez) konsantrasyonları hesap edilmiştir. Metallerin çoğu için düşük biyokonsantrasyon seviyesi gözlemlenmiş ve konsantrasyonlar, metalce kirlenmemiş akarsu ve nehirlerde yaşayan balıkların karaciğerlerindeki nominal konsantrasyona karşılık gelmiştir. Ancak, kefal karaciğerindeki kadmiyum konsantrasyonu 0,5 mg kg-1'i aşarak, nominal konsantrasyondan birkaç yüz kat artış göstermiş ve bu da balığın ve akarsu ekosisteminin bu ağır metale potansiyel toksik maruziyetini işaret etmiştir. Hepatosomatik indeksler (özellikle balıkçılık ve su ürünleri çalışmalarında, karaciğer ağırlığının toplam vücut ağırlığına oranını (yüzdesini) ifade eden biyolojik bir göstergedir) hesaplanmış ve metal konsantrasyonlarının karaciğer büyüklüğü üzerindeki etkisi test edilmiştir. Daha yüksek kadmiyum konsantrasyonuna sahip balıklarda hepatik indekste bir azalma gözlemlenmiş; bu da Nişava Nehri'ndeki kefal popülasyonunun sağlığı üzerinde olası bir etkiye işaret etmiştir.

[B]Dağlık Bir Nehirden Elde Edilen Kefal (LEUCISCUS CEPHALUS) Balığındaki Metal Konsantrasyonları[/B]
Marek KRYWULT 1, Mariusz KLICH 2, Ewa SZAREK-GWIAZDA 3
1 Provincial Sanitary-Epidemiological Station, ul. Prądnicka 76, 31-202 Kraków, Poland
2 Higher Vocational School in Tarnow, ul. Mickiewicza 8, 33-100 Tarnów, Poland
3 Institute of Nature Conservation, Polish Academy of Sciences, Cracow, Poland

Balıklar genellikle su ortamlarındaki kirlilik seviyelerinin göstergesi olarak kullanılır. Avrupa nehirlerinde, özellikle daha kirli kısımlarında yaşayan omnivor kefal potansiyel olarak uygun bir göstergedir. Bununla birlikte, değişken derecede kirli sularda (hem kirli hem de kirlenmemiş ortamlarda) yaşayan kefallerin dokularında metal birikimi hakkında yayınlanan bilgiler azdır. Bu çalışma, doğal bir dağ eteği nehrinde yaşayan kefallerin seçilmiş dokularındaki metal konsantrasyonlarını incelemek amacıyla yapılmıştır.

Sediment örnekleri (0–5 cm katman) ve kefal, Leuciscus cephalus (L.), 2003 yazında Biała Tarnowska Nehri'nin üst ve alt bölümlerinden toplandı. Balıkların yaşı otolitlerden belirlendi. AAS yöntemi, tortu ve kefal dokularında (dalak, karaciğer ve kas) metal konsantrasyonlarını (Cd, Pb, Cu ve Zn) belirlemek için kullanıldı.

Jeokimyasal indeks (Igeo) değerlerine göre, nehir tortuları Pb, Cu ve Zn ile kirlenmemişken, çeşitli derecelerde Cd ile kirlenmişti. Düşük metal konsantrasyonlarına rağmen, ortalama Cd ve Cu konsantrasyonları nehir üst kısmında alt kısma göre daha yüksekti (sırasıyla yaklaşık 2 kat ve 4 kat), Pb ve Zn konsantrasyonları ise iki bölgede benzerdi. Kefal en fazla Cu'yu karaciğerde biriktirirken, Cd, Pb ve Zn'nin büyük kısmı dalakta bulundu. Nehrin üst kısmında, kefalin seçilmiş dokularında eser elementlerin yüksek konsantrasyonları bulundu: Cu (dalak, kas), Cd (dalak), Zn (kas). Nehirdeki kirlilik durumu, tortudaki eser element içeriklerine dayanarak da belirlendi.

Elde edilen sonuçlar, kefalde dokuya özgü metal birikimini gösterdi. Seçilen kefal dokuları, nehir tortusundaki Cd ve Cu içeriklerine duyarlıdır.

Yukardakilere benzer daha birçok yerli ve yabancı yazıya literatürde rastlayabilirsiniz. Aslında tatlı su kefalinin çevresel kirlilik ve özellikle ağır metal varlığını tespit etmek için [B]“biyogösterge” (bioindicator)[/B] türlerden biri olarak kullanılmasının birkaç önemli nedeni vardır, bunları kısa başlıklar altında sıralayacak olursak:

[B]1. Geniş yayılım ve dayanıklılık[/B]
Tatlı su kefali, farklı nehir ve göllerde yaşayabilen oldukça dayanıklı bir türdür. Hem temiz hem de kirlenmiş sularda bulunabildiği için farklı ortamları karşılaştırmak mümkündür.

[B]2. Ağır metalleri dokularında biriktirme (biyobirikim)[/B]
Bu balık, sudaki ağır metalleri (örneğin kurşun, kadmiyum, cıva) solungaçları ve besin yoluyla alır ve zamanla kas, karaciğer ve solungaç dokularında biriktirir. Bu süreç Biyobirikim olarak adlandırılır ve kirliliğin zaman içindeki etkisini gösterir.

[B]3. Besin zincirindeki yeri[/B]
Tatlı su kefali hem bitkisel hem hayvansal besinlerle beslendiği için su ekosisteminin farklı seviyelerinden kirleticileri toplar. Bu da onu genel kirliliği yansıtan iyi bir temsilci yapar.

[B]4. Yerleşik (sedanter) yaşam[/B]
Çok uzun mesafeler göç etmez. Bu yüzden yakalandığı bölgedeki kirliliği doğrudan yansıtır. Yani analiz edilen balık, o bölgenin “yerel kirlilik geçmişini” taşır.

[B]5. Fizyolojik ve biyokimyasal tepkiler[/B]
Tatlı su kefalinde ağır metallere maruz kalındığında:
• Enzim aktiviteleri değişir
• DNA hasarı görülebilir
• Solungaç ve karaciğer dokusunda bozulmalar oluşur

Bu değişimler, yalnızca kirliliğin varlığını değil, biyolojik etkilerini de anlamayı sağlar.

Gelecek ay nasip olursa yine başka bir Sazangiller ailesi mensubu, Dalaman Çayı türlerinden Bıyıklı balıkla ilgili bir kısa yazıda daha görüşmek dileğiyle, tüm hobidaşlara keyifli hobiler dilerim.

Beğenenler: [T]119483,Eldurmaz[/T][T]271379,Ozzgur[/T][T]19769,ogurcay[/T][T]240932,Ehtiyar[/T][T]180094,HarunYILDIRIM[/T][T]60547,CoryCory[/T][T]213398,ternapi[/T][T]66766,Hüdai[/T][T]203352,ThanatoZek[/T][T]23624,erkanmazici[/T]
Teşekkür Edenler: [T]271379,Ozzgur[/T][T]240932,Ehtiyar[/T][T]180094,HarunYILDIRIM[/T][T]60547,CoryCory[/T]
+1: [T]180094,HarunYILDIRIM[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

HarunYILDIRIMÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 28/11/2015
İl: Istanbul
Mesaj: 1909
HarunYILDIRIMÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 16 Nisan 2026 22:54
Tebrik ederim Orhan Abi , gerçekten zevkle okudum [:iyi:]

Beğenenler: [T]240492,Orhan76[/T]
Teşekkür Edenler: [T]240492,Orhan76[/T]
+1: [T]66766,Hüdai[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Orhan76Çevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 15/08/2023
İl: Denizli
Mesaj: 2875
Orhan76Çevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 17 Nisan 2026 16:41
[QUOTE=HarunYILDIRIM]Tebrik ederim Orhan Abi , gerçekten zevkle okudum [:iyi:][/QUOTE]

Harun Bey kardeşim beğenmene çok memnun oldum, güzel desteğin için de çok teşekkür ederim. Zaman zaman kendimce ilginç konularla karşılaşınca, forumda senin gibi kıymetli hobici arkadaşlarımla paylaşmaya çalışıyorum. Şimdiden iyi hafta sonları dilerim [:iyi:]

Beğenenler: [T]180094,HarunYILDIRIM[/T]
Teşekkür Edenler: [T]180094,HarunYILDIRIM[/T]
+1: [T]180094,HarunYILDIRIM[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Orhan76Çevrimiçi

Özel Üye
Kayıt: 15/08/2023
İl: Denizli
Mesaj: 2875
Orhan76Çevrimiçi
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 58 dakika önce
Sazangiller (Cyprinidae) ailesine mensup Barbus cinslerinden olan Bıyıklı balık da (Barbus plebejus escherichi) tıpkı geçen ayki yazımızda adı geçen Tatlısu kefali gibi tatlı su habitatlarının kirliliğini ölçmek için kullanılan bir başka biyo-gösterge (biyo-indikatör) balıktır.

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240492/200520261157411.jpg[/IMG]
Bıyıklı balık (Barbus plebejus) Kaynak: tr.wikidedia

Örneğin 2021 yılında yayınlanan bir makalede Sivas ilindeki Karabel, Çaltı ve Tohma derelerinden alınan su örneklerinin fiziksel kalite parametreleri ve bu sulardan elde edilen Barbus plebejus balıklarının kan örneklerinin biyokimyasal parametreleri karşılaştırmalı olarak incelenmiş, sudaki kimyasal kirliliğin arttığı ve azaldığı dönemlerde, kan biyokimyasal parametreleri arasında GLU (Glukoz) ve UA'nın (Ürik Asit, normalde böbrekler yoluyla idrarla atılır, ancak yüksek seviyeleri (hiperürisemi) kanda birikebilir) önemli ölçüde etkilendiği belirlenmiştir. Ayrıca, kurşun (Pb), bakır (Cu), kadmiyum (Cd) ve demir (Fe) elementlerinin insan sağlığı için potansiyel risk seviyeleri uluslararası standartlarla karşılaştırılmıştır. Karabel, Çaltı ve Tohma derelerinden 12 ay boyunca aylık olarak alınan örneklerin su kalitesi parametrelerinin sınırların üzerinde olmadığı ve derelerin su kalitesinin "iyi" olduğu sonucuna varılmıştır.

Literatürde geçen ilginç bir saptamaysa Fransa’dan Karadeniz Bölgesine uzanan coğrafyadaki Barbus popülasyonlarının bizim coğrafyamızdaki Barbus popülasyonlarından farklı olduğuyla ilgilidir. Şöyle ki Sitokrom b geninin dizilerini kullanarak, Barbus cinsinin kuzey Akdeniz türleri arasındaki filogenetik ilişkileri araştırılmış, sonuç bu türlerin daha önce morfolojik özelliklerden tanımlananlarla tutarlı iki ana soy grubuna ait olduğunu göstermiştir. Birinci soy, Fransa'dan Karadeniz'e kadar uzanan türleri içermektedir. Bu soyda, büyük boyutlu akarsu-göl barbuslarının iyi desteklenmiş monofiletik bir grubu (tek bir atadan türeyen bir grubu içerir) bulunmaktadır; ancak, küçük boyutlu akarsu türlerinin monofiletikliği net değildir. İkinci soy grubu ise ülkemiz Türkiye’nin de dahil olduğu, İspanya, Yunanistan ve Küçük Asya'da bulunan türleri içermekte ve muhtemelen kuzey Akdeniz nehirlerinde bulunan en eski grubu temsil etmektedir.

Bu türle ilgili çeşitli kaynak taramaları sonucu şu tespitleri de yapmak mümkündür:

[B]1. Yerel evrimsel farklılaşma[/B]

• Anadolu’daki popülasyonlar, Avrupa’daki Barbus plebejus’ten coğrafi olarak izole kalmıştır.
• Bu izolasyon, zamanla genetik ve morfolojik farklılaşmaya yol açmıştır.
• Bu yüzden bazı araştırmacılar onu sadece alttür değil, ayrı bir tür olma adayı olarak değerlendirir.

[B]2. Akıntıya uyumlu güçlü yapı[/B]

• Vücudu uzun ve silindirik, yüzgeçleri ise güçlüdür.
• Bu yapı sayesinde akarsulardaki orta–hızlı akıntılarda enerji kaybetmeden durabilir.
• Özellikle tabana yakın yüzerek akıntıya karşı stabil kalır.

[B]3. Gelişmiş duyusal bıyıklar (barbeller)[/B]

• Ağız çevresindeki 4 adet bıyık, dokunma ve kimyasal algı için kullanılır.
• Bu sayede bulanık suda bile besini bulabilir.
• Gece veya düşük görüş koşullarında dahi aktif olarak beslenebilir.

[B]4. Ekosistemde “temizlikçi” rol[/B]

• Dipte beslenen (bentik) bir türdür.
• Besinleri:
o Böcek larvaları
o Solucanlar
o Küçük kabuklular
o Organik artıklar
• Bu davranışıyla organik maddelerin parçalanmasına katkı sağlar ve su ekosisteminin dengesini destekler.

[B]5. Çakıllı zemin bağımlılığı (üreme)[/B]

• Üreme için özellikle temiz, oksijenli ve çakıllı zeminler gerekir.
• Yumurtalarını bu alanlara bırakır.
• Bu da onu habitat kalitesine karşı çok hassas yapar.

[B]6. Hassas ve gösterge tür[/B]

• Kirlilik, barajlar ve su rejimi değişimleri bu balığı hızla etkiler.
• Bu yüzden bulunduğu yerdeki popülasyonu, su kalitesinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

[B]7. Tanımlaması zor “gizli farklılıklar”[/B]

• Diğer barbus türlerine çok benzer.
• Farkları genelde:
o Pul sayısı
o Vücut oranları
o Hafif renk varyasyonları
• Bu da onu taksonomik olarak “zor ama ilginç” bir grup yapar.

[B]İlginç bir detay[/B]

Barbus plebejus escherichi, aslında “gizli çeşitlilik (cryptic diversity)” örneklerinden biri olabilir. Yani dış görünüşte çok benzer olsa da genetik olarak düşündüğümüzden daha farklı olabilir. Bu da onu bilimsel açıdan özellikle değerli yapmaktadır.

[B]Kaynaklar: [/B]

Physicochemical water quality of Karabel, Çaltı, and Tohma brooks and blood biochemical parameters of Barbus plebejus fish: assessment of heavy metal concentrations for potential health risks.
Tuğba Demir1, Ekrem Mutlu2, Seyit Aydın3 & Nejdet Gültepe4
1Faculty of Veterinary, Department of Food Hygiene and Technology, Sivas Cumhuriyet University, 58140, Sivas, Turkey.
2Faculty of Fisheries, Department of Aquaculture, Kastamonu University, Kastamonu, Turkey
3Vocational School Veterinary Department, Laboratory and Veterinary Health Program, Ankara Yıldırım Beyazıt University, Ankara, Turkey
4Fisheries Faculty, Department of Fisheries Fundamental Sciences, Atatürk University, 25240, Erzurum, Turkey

Molecular Phylogeny of North Mediterranean Freshwater Barbs (Genus Barbus: Cyprinidae) Inferred from Cytochrome b Sequences: Biogeographic and Systematic Implications. Costas S Tsigenopoulos, Patrick Berrebi. Laboratoire Génome et Populations, C.N.R.S.—UPR 9060, c. c. 063, Université Montpellier II, Place E. Bataillon, 34 095, Montpellier Cedex 5, France.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir