Sakin Nehir ( Son Fotolar Syf.:22 )


BlueFallÇevrim Dışı

[B]10683,3[/B]
Kayıt: 14/05/2012
İl: Gaziantep
Mesaj: 722
BlueFallÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 28 Kasım 2013 00:32
Ergün bey'in dedikleri doğru ama bu bilgiler bence HT (high tech) sistemler için geçerli. Arman bey'in sucul alanı okadar gelişmiş olmayacak zannımca. Kaldı ki verilen gübrelerin bitkilerce kullanılabilmesi için co2 ve iyi aydınlatma da gerekiyor. Arman bey saydığınız gübreler gerekli ancak hangi tür bitkileri düşünüyorsunuz su bölümü için? co2 ve gübre meselesi ona göre şekillenecek. 

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

reverseÇevrim Dışı

Özel Üye
[B]6467,3[/B]
Kayıt: 29/08/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 2725
reverseÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 28 Kasım 2013 11:03
Bitkiler belli. Subulata, hydrocotyl ve japon şemsiyesi. Amacım bunların sağlıklı şekilde gelişmeleri. Bununla birlikte, yosun sorunu yaşamamak.

Aslında aydınlatma miktarı fena değil. Şu anda 4x39w lamba var hazırda. Şimdilik sadece ikisi yanıyor.
Yani 95lt suya, 156Watt aydınlatma gücü var.
Kafamda tasarladığım şey, birkaç hafta sonra gübrelemeye başlayınca (bitkilerde de kıpırdanma görmeye başlayınca) lambaların geri kalan ikisini de yakmaya başlamaktı. Ama tabi böyle yapınca da CO2 gerekliliği işin içine girecek mi?
İşte o zaman başka sorular da ortaya çıkacak: CO2 çözmek, bunun miktarı vs...
Aslında gazın çözünmesi konusunda kolay pratik bir şeyler yapılabilirse, DIY bir mayalı kurup kullanmak zor değil.


Bu arada aydınlatma süresi ile ilgili olarak:
Şu anda yanan 1xgrolux ve 1xaquastar lamba 3 saat yanıp, 3 saat sönük kaldıktan sonra bir 4 saat daha yanıyor. Bunu da belirtmek iyi olur diye düşündüm.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

BlueFallÇevrim Dışı

[B]10683,3[/B]
Kayıt: 14/05/2012
İl: Gaziantep
Mesaj: 722
BlueFallÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 28 Kasım 2013 17:14
[QUOTE=reverse]Bitkiler belli. Subulata, hydrocotyl ve japon şemsiyesi. Amacım bunların sağlıklı şekilde gelişmeleri. Bununla birlikte, yosun sorunu yaşamamak.

Aslında aydınlatma miktarı fena değil. Şu anda 4x39w lamba var hazırda. Şimdilik sadece ikisi yanıyor.
Yani 95lt suya, 156Watt aydınlatma gücü var.
Kafamda tasarladığım şey, birkaç hafta sonra gübrelemeye başlayınca (bitkilerde de kıpırdanma görmeye başlayınca) lambaların geri kalan ikisini de yakmaya başlamaktı. Ama tabi böyle yapınca da CO2 gerekliliği işin içine girecek mi?
İşte o zaman başka sorular da ortaya çıkacak: CO2 çözmek, bunun miktarı vs...
Aslında gazın çözünmesi konusunda kolay pratik bir şeyler yapılabilirse, DIY bir mayalı kurup kullanmak zor değil.


Bu arada aydınlatma süresi ile ilgili olarak:
Şu anda yanan 1xgrolux ve 1xaquastar lamba 3 saat yanıp, 3 saat sönük kaldıktan sonra bir 4 saat daha yanıyor. Bunu da belirtmek iyi olur diye düşündüm.
[/QUOTE]

Bitkilerin gübreyi kullanabilmeleri için fotosentez şart Arman bey, fotosentez için de co2 şart biliyorsunuz. Fotosentez olmazsa verdiğiniz sıvı gübreler yosunların işine yarayacaktır.  Yani mayalı sistemi yaparsanız iyi olur. Ancak karasal kısımdan aşağı su akacak ise bu aşağıdaki sucul kısımda suyun hareketlenmesini sağlayacak bu da co2 nin tanktan daha çabuk uzaklaşmasına neden olacak. Yinede ben denemenizi tavsiye derim. Lambalarında hepsini ilk günlerden itibaren yakmayışınız çok isabetli olmuş. 3-3-4 periyodu da şuan için iyi ama co2 vermeye başlarsanız parçalı değilde düz aydınlatma daha verimli olacaktır. Çünkü ışıklar yandıktan 1 saat sonra fotosentez başlar.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

reverseÇevrim Dışı

Özel Üye
[B]6467,3[/B]
Kayıt: 29/08/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 2725
reverseÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 29 Kasım 2013 00:12
Bilal bey değerli bilgiler için teşekkür ederim.
Yola çıkarken co2, gübre vs. teferruat uğraşmak istemiyordum ama görüyorum ki hem bir gereklilik hem de bu şekilde işin tadı daha çok çıkacak.
Öbür türlü devamlı sorunlar yaşayıp, bir türlü zevk alamayacağım.

Şimdi işin içine bir de co2 çözme olayı girecek. Beni en çok düşündüren nokta bu. Bu işi nerede yapacağım bir fikrim yok. Tüm ısıtıcı, filtre emiş-çıkış vs. her türlü hortum kablo yabancı madde vs. arka fona gizlemeyi başarmışken, kesinlikle görünen bir yerlerde böyle şeyler olmasını istemem. O konuyu bir düşünelim.
Karasal alandan aşağı su akma meselesi şöyle olacak (şimdilik plan aşamasında):

Bir adet sıvı seviye rölesi alıp, bunun montajını uygun şekilde yaptıktan sonra, akvaryum dolabındaki 40ltlik başka bir akvaryumdan yukarı bu röleye bağlı çalışacak bir kafa motoru ile su basmak.
Debisi çok fazla olmayan ama bu yüksekliğe de suyu zorla ve az miktarda da olsa (hatta istediğim şey bu) basabilen bir kafa motoru lazım. Bu motordan gelen suyu da ikiye bölüp, karasal alana 2 farklı noktadan vermek istiyorum.
Kısacası, su seviyesi sadece belli bir noktaya düştüğünde çalışacak ve istenen seviyeye geldiğinde duracak bir sistem olacak. Paludaryumun üzeri açık olduğundan buharlaşma ciddi miktarlarda oluyor. Böyle bir sistem çok iyi olacak.
Dolayısıyla pratikte uygulaması çok zor olan yağmurlama sisteminden vazgeçtim ama ona benzer etkiye sahip şelale çalışacak. En azından paludaryuma gerektiği kadar taze su pompalayacak.

Işıklandırmayla ilgili olarak, co2'ye başlarsak kesintisiz kaç saat yakmamı önerirsiniz lambaları? 10 saat yeterli mi?
reverse2013-11-29 00:13:24

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Acil StopÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 23/12/2011
İl: Aydin
Mesaj: 1182
Acil StopÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 29 Kasım 2013 00:32
[QUOTE=reverse]Ergün bey yardımlarınız için çok teşekkür ederim.
Şu saatten sonra yeniden bir kurulum yapmaktansa, ne kadar gübre varsa alıp kullanmayı tercih ederim.

O halde yakın zamanda bir gübre siparişi geçmem gerekecek.

Özetlersek;
1- Misket
2- Demir
3- Nitrat
4- Fosfat
5- Potasyum
6- Mikroelement
olarak temin edeceğim gübreleri.

Test yapmayacağım için öncelikle tavsiye edilen miktarların yarısı kadar bir ölçü ile başlamayı düşünüyorum gübrelemeye. Sizce uygun mu?
Bir diğer soru da mayalı bir CO2 gerekir mi, yoksa co2'siz de idame ettirilebilir mi bu sistem?
Eğer mayalı sistem kurarsam difüzör olarak ne önerirsiniz. Seramik vs. olanları tüplü sistemler için olduğunu duymuştum.

__________________________________________

Bu arada japon şemsiyesinin su içerisinde kalan filizlerinin uzamaya başladığını gözlemledim.


[/QUOTE]

Arman bey bozup tekrar kurmak zor ama sağlam taban ile yola çıkmanız durumunda ileride rahat edersiniz. Tabi bu konuda haklısınız tekrar boz kur işi kolay olsa onu ilk önce ben yapardım. 

Seçtiğiniz gübreler uygun fakat misket gübre olmazsa olmaz değil. Zaten suya takviye yapacaksınız. Misket gübre bitkilere direk kökten ulaştığı için bitkilerin daha hızlı ve daha sağlıklı büyümesini sağlıyor. Diğerleri mecbur lazım olacak misket gübre sizin insiyatifinize kalmış durumda.

Gübreleme maliyetini düşürmek için makro elementler olan NPK'yı toz halde alıp kendiniz sıvı gübreye dönüştürün. Yoksa çok fazla kullanılan bu gübreleri sıvı olarak almaya kalkarsanız yıllık bazda yüksek bir bütçe ayırmak zorunda kalabilirsiniz.

Dozlamayı 2-3 hafta sonra bitkilerin durumuna bakarak kesinleştirmekte yarar var. Bitki yoğunluğunuz düşük olduğu için muhtemelen düşük doz gübreleme ile başlamanız uygun olacak ama bitkilerin gelişimine göre haftada iki defa tam doz gübrelemeye bile ihtiyacınız olabilir. Şimdilik oran belirleme işini kafanıza takmayın. Zamanı gelince gözlemleyerek karar verelim. O zamana kadar da haftalık en az %50 oranında su değişimlerini aksatmayın ki bitkilere şebeke suyundan eser miktarda besin sağlansın.

Düşük destekli tanklarda harici olarak CO2 sağlamanıza gerek yok. Balıkların ürettiği ve Havada bulunan CO2 ile bitkiler düşük oranda fotosentez gerçekleştirebilirler. Işık ve besin yeterli miktarda bulunuyorsa CO2 bitkilerin gaz pedalı gibidir. Sudaki CO2 oranı arttıkça fotosentez miktarı da artar. Bu da bitkinin tükettiği besini ve dolayısı ile büyüme hızını artırır. Bu nedenle CO2 verme işi sizin tercihinize kalmış bir durum.

Eğer CO2 verecek iseniz "ista max mix CO2 reaktörü" alarak veya küçük bir vortex hazırlayarak yüksek oranda CO2 çözebilirsiniz.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

BlueFallÇevrim Dışı

[B]10683,3[/B]
Kayıt: 14/05/2012
İl: Gaziantep
Mesaj: 722
BlueFallÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 29 Kasım 2013 00:48
[QUOTE=reverse]Bilal bey değerli bilgiler için teşekkür ederim.
Yola çıkarken co2, gübre vs. teferruat uğraşmak istemiyordum ama görüyorum ki hem bir gereklilik hem de bu şekilde işin tadı daha çok çıkacak.
Öbür türlü devamlı sorunlar yaşayıp, bir türlü zevk alamayacağım.

Şimdi işin içine bir de co2 çözme olayı girecek. Beni en çok düşündüren nokta bu. Bu işi nerede yapacağım bir fikrim yok. Tüm ısıtıcı, filtre emiş-çıkış vs. her türlü hortum kablo yabancı madde vs. arka fona gizlemeyi başarmışken, kesinlikle görünen bir yerlerde böyle şeyler olmasını istemem. O konuyu bir düşünelim.
Karasal alandan aşağı su akma meselesi şöyle olacak (şimdilik plan aşamasında):

Bir adet sıvı seviye rölesi alıp, bunun montajını uygun şekilde yaptıktan sonra, akvaryum dolabındaki 40ltlik başka bir akvaryumdan yukarı bu röleye bağlı çalışacak bir kafa motoru ile su basmak.
Debisi çok fazla olmayan ama bu yüksekliğe de suyu zorla ve az miktarda da olsa (hatta istediğim şey bu) basabilen bir kafa motoru lazım. Bu motordan gelen suyu da ikiye bölüp, karasal alana 2 farklı noktadan vermek istiyorum.
Kısacası, su seviyesi sadece belli bir noktaya düştüğünde çalışacak ve istenen seviyeye geldiğinde duracak bir sistem olacak. Paludaryumun üzeri açık olduğundan buharlaşma ciddi miktarlarda oluyor. Böyle bir sistem çok iyi olacak.
Dolayısıyla pratikte uygulaması çok zor olan yağmurlama sisteminden vazgeçtim ama ona benzer etkiye sahip şelale çalışacak. En azından paludaryuma gerektiği kadar taze su pompalayacak.

Işıklandırmayla ilgili olarak, co2'ye başlarsak kesintisiz kaç saat yakmamı önerirsiniz lambaları? 10 saat yeterli mi?
[/QUOTE]

Sıvı seviye rölesimi? Aştınız artık iyice  Gayet iyi düşünmüşsünüz bu konuyu. Co2 çözümüne gelecek olursak, aslında hedefinizdeki bitkilere bakacak olursak co2 ye pek ihtiyacınız yok, ama tabi olursa farkı hissedersiniz. Co2 çözecek parçanın akvaryum içinde görünmesini istemiyorsanız size  benimde kullandığım ista max mix reactörü şiddetle öneririm. Dış filtre hortumuna bağlanıp filtrenin debi gücüyle çalışan pervaneler vasıtasıyla co2 yi çözüyor. Çözünmüş co2 dış filtrenin akvaryuma temiz su giriş hortumundan giriyor. Hem yer kaplamama hemde difüzörlere oranla kat kat daha iyi co2 çözmesi yönünden çok avantajlı. Ben zamanında mayalı sistemde de kullanmıştım ve çok memnundum. Şuan tüplü sistemde de bu reactor vazgeçilmezim. 

Işıklandırma süresi co2 başlamanız kadar bitkilerin türleri ile de alakalı. 10 saat kesintisiz aydınlatma HT sistemlerde zeminde cuba,parvula gibi yüksek ışık ihtiyacı bulunan bitkili tanklarda kullanılır. Sizin tank için co2 ye başladığınızda 7-8 saat civarında bence yeterli olur.


Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Acil StopÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 23/12/2011
İl: Aydin
Mesaj: 1182
Acil StopÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 29 Kasım 2013 00:49
Bilal bey yanlış anlaşılma olmaması için izninizle bir kaç noktayı düzeltmek isterim. Bitkiler harici olarak CO2 sağlansın ya da sağlanmasın gerekli besinler olmaksızın gelişimlerini devam ettiremezler. Arman beyin tabanında hiç besin yok. Çeşme suyundan haftalık gelecek olan besin ise çok çok düşük düzeydedir. Hatta çeşme suyunda bazı besinler hiç bulunmayabilir. Bu şartlar altında harici olarak besin eklemeden bitkilerin gelişmeye devam edebilmesi pek mümkün olmaz.

Düşük destekli sistemlerde de bitkilere gübre eklenir fakat CO2 sağlanan tanklara oranla daha düşük oranda eklenir. Besin fazlalığı nedeniyle yosun oluşması için çok ciddi oranda gübreleme yapmak gerekiyor. Bilakis oluşan yosunların çok büyük kısmı besin eksikliği ve besin dengesizliği nedeniyle oluşur. Eğer suda gerekli besinler yeterli düzeyde varsa ve bitkiler hızla gelişim sağlıyorsa istila edici düzeyde yosun oluşumu gerçekleşemez. Çünkü bitkiler sudaki besini hızla tüketirler ve yosunlar bitkiler ile mücadele edemezler.

Parçalı aydınlatma veya tek parça aydınlatma kişinin akvaryumu izleme saatlerine göre değiştirilebilir. Bana kalırsa tek parça aydınlatma da kullanılabilir. Fakat benim akvaryumda bulunan zeytin, sessiflora gibi bitkiler alışkanlıktan mıdır bilmiyorum ışıklar açıldıktan 3,5 saat sonra yapraklarını yukarı doğru kaldırarak kendilerini kapatıyorlar. Belki de üstadlar bu yüzden 4-3-4 peryodlarını önermişlerdir.

Fotosentez ise ışık açıldıktan çok kısa bir süre sonra başlar. Işıklar açıldıktan yaklaşık 30-45 dakika sonra ise ışık miktarına göre en üst seviyeye çıkar.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

BlueFallÇevrim Dışı

[B]10683,3[/B]
Kayıt: 14/05/2012
İl: Gaziantep
Mesaj: 722
BlueFallÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 29 Kasım 2013 00:55
[QUOTE=Acil Stop]Bilal bey yanlış anlaşılma olmaması için izninizle bir kaç noktayı düzeltmek isterim. Bitkiler harici olarak CO2 sağlansın ya da sağlanmasın gerekli besinler olmaksızın gelişimlerini devam ettiremezler. Arman beyin tabanında hiç besin yok. Çeşme suyundan haftalık gelecek olan besin ise çok çok düşük düzeydedir. Hatta çeşme suyunda bazı besinler hiç bulunmayabilir. Bu şartlar altında harici olarak besin eklemeden bitkilerin gelişmeye devam edebilmesi pek mümkün olmaz.

Düşük destekli sistemlerde de bitkilere gübre eklenir fakat CO2 sağlanan tanklara oranla daha düşük oranda eklenir. Besin fazlalığı nedeniyle yosun oluşması için çok ciddi oranda gübreleme yapmak gerekiyor. Bilakis oluşan yosunların çok büyük kısmı besin eksikliği ve besin dengesizliği nedeniyle oluşur. Eğer suda gerekli besinler yeterli düzeyde varsa ve bitkiler hızla gelişim sağlıyorsa istila edici düzeyde yosun oluşumu gerçekleşemez. Çünkü bitkiler sudaki besini hızla tüketirler ve yosunlar bitkiler ile mücadele edemezler.

Parçalı aydınlatma veya tek parça aydınlatma kişinin akvaryumu izleme saatlerine göre değiştirilebilir. Bana kalırsa tek parça aydınlatma da kullanılabilir. Fakat benim akvaryumda bulunan zeytin, sessiflora gibi bitkiler alışkanlıktan mıdır bilmiyorum ışıklar açıldıktan 3,5 saat sonra yapraklarını yukarı doğru kaldırarak kendilerini kapatıyorlar. Belki de üstadlar bu yüzden 4-3-4 peryodlarını önermişlerdir.

Fotosentez ise ışık açıldıktan çok kısa bir süre sonra başlar. Işıklar açıldıktan yaklaşık 30-45 dakika sonra ise ışık miktarına göre en üst seviyeye çıkar.
[/QUOTE]

Kesinlikle aynı fikirdeyiz, benimde üzerinde durmaya çalıştığım noktayı siz şu sözlerinizle kısaca belirtmişsiniz "Düşük destekli sistemlerde de bitkilere gübre eklenir fakat CO2 sağlanan tanklara oranla daha düşük oranda eklenir" Benimde söylemeye çalıştığım şey buydu.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Acil StopÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 23/12/2011
İl: Aydin
Mesaj: 1182
Acil StopÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 29 Kasım 2013 01:03
Bilal bey yanlış anlaşılma olmasın diye daha geniş bir şekilde açıklamak istemiştim. İnşallah yanlış anlamamışsınızdır.

Arman bey sıvı seviye rölesi kullanmak sizin için gereksiz yere risk almak olur. Sistem bahsettiğiniz şekilde çok güzel çalışır ama bir işi yaparken her zama en kötü senaryoyu düşünüp ona göre davranmak gerektiğine inanıyorum.

Sıvı seviye rölesi bozulabilir, kireçlenebilir veya iş görmesini engelleyecek istenmeyen bir durum oluşabilir. Bu durumda bir akvaryum dolusu su paludaryumun üstüne dolar su bitince de kafa motorunuz kuru çalışmaya devam edeceğinden arızalanabilir. Böyle durumlardan Allah korusun ancak istenmeyen durumları önceden düşünüp önlem almak gerekiyor. Direk aşağıdaki sudan alıp yukarıya basarsanız istenmeyen bir durumda su tekrar akvaryumun içinde su dolacağı için daha güvenli bir sistem olacaktır.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

reverseÇevrim Dışı

Özel Üye
[B]6467,3[/B]
Kayıt: 29/08/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 2725
reverseÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 29 Kasım 2013 23:40
Tüm bilgilendirici mesajlarınız için teşekkür ederim.

Bunca yazının ardından bilmiyorum komik mi olacak ama, mayalı bir CO2 kurup, bunu da DIY bir difüzör ile (hortum ucuna pamuk, sigara filtresi vs. gibi) çözmeye çalışmak bana bir şey kazandırır mı acaba?
Bu tip uygulama yapanların fotoğraflarını gördüm oldukça incelmiş gaz tanecikleri elde ediyorlar ve bu gaz baloncukları suda uzun süre seyahat ediyorlar. Tabi bu da belli bir mikatr çözünme demek.

Peki; ben bu çıkışı dış filtre emiş borusunun yakınına versem, o uçan baloncuklardan bazıları dış filtreye gitse orada mecburen çözülüp geri suya karışsa nasıl olur? Dış filtreyi tehlikeye sokacak kadar baloncuk girişi olacağını sanmıyorum. Ne dersiniz?

Bu olmazsa, DIY bir reaktör yapıp, bunu akvaryum dışında tutup, akvaryuma daldıracağım bir kafa motoru ile buna su basip, tekrar bir hortumla akvaryuma dönmesini sağlayabilirim.
Sizin tavsiye ettiğiniz ista max mix reaktör sanırım içinde pervane ile çalışıyor ve büyük ihtimalle ses yapacaktır. Sessizlik benim için en önemli kriter.
reverse2013-11-29 23:41:04

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

evdemÇevrim Dışı

Kayıt: 10/04/2011
İl: Izmir
Mesaj: 212
evdemÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 30 Kasım 2013 01:47
Max mix'de pervane bulunmuyor diye biliyorum ama yinede kullanan birisinden verimliliği konusunda yorum almak gerekir.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Acil StopÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 23/12/2011
İl: Aydin
Mesaj: 1182
Acil StopÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 01 Aralık 2013 16:36
Arman bey önceki mesajlarımda açıklamaya çalıştığım üzere CO2 sağlamayı seçerseniz tamamı su içinde yetişen bitkileriniz daha hızlı gelişecektir. Su dışına ulaşan bitkiler zaten atmosferden yeteri kadar CO2 alabilirler. Bu bir seçim meselesi eğer CO2 ekleyecekseniz ilerideki dönemde bitkilerin gelişimine paralel olarak gübreleme miktarınıda biraz daha artırmanız gerekecektir.

Sizin için biçilmiş kaftan ista max mix co2 reaktörüdür. Eğer maddi sıkıntı yoksa pamuk ile filan uğraşmayın bir tane ista reaktör alıp keyfinize bakın. Pamuk zamanla bozulduğu için tekrar tekrar uğraşmak gerekiyor. İnsan bir süre sonra pamuk ile uğraşmaktan sıkılır.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

BlueFallÇevrim Dışı

[B]10683,3[/B]
Kayıt: 14/05/2012
İl: Gaziantep
Mesaj: 722
BlueFallÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 01 Aralık 2013 18:18
Ergün beye kesinlikle bende katılıyorum, ista max mix'in hem co2 çözünümü hemde kullanım kolaylığı çok cezbedici. Ancak eğer paludaryumun olduğu odada yatılıyorsa pervanenin havayı ve suyu çırpmasından kaynaklanan bir şırıltı sesi co2 verildiği süre boyunca gelecek. Diğer yandan max mix in co2 ile bağlantısı kesildiğinde pervane etrafında hava kalmayacağı için ses düzeyi sıfıra inecek. Gece boyu co2 vermeniz gerekmediğinden de ses sorunu sadece co2 nin verildiği (akvayumun ışıklarının yanık kaldığı süre boyunca) zamanlarda oluşacak. Ergün beyin dediği gibi maddi sıkıntı yoksa kesinlikle tavsiye ederim, hem ilerde high tech tüplü bir sisteme geçtiğinizde co2 çözücünüz elinizin altında hazır olur. Bir nevi yatırım gibi.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

reverseÇevrim Dışı

Özel Üye
[B]6467,3[/B]
Kayıt: 29/08/2009
İl: Istanbul
Mesaj: 2725
reverseÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 04 Aralık 2013 00:06
Az önce forumda AMFİBİ nick'li Mustafa beyin yangın tüpüne yaptığı mayalı sistemi inceledim.
Yeni bir fikir belirmezse böyle bir sistem yapmak istiyorum. Yalnız difüzör olarak max mix kullanma konusuna pek sıcak bakmıyorum. Sebebi, bunu akvaryum içinde kullanacak yerimin olmamasından dolayı ancak su dışında kullanabileceğim. Böyle olunca da akvaryumun dışında hortumlar ve ek yerleri olacak. Sonra sızdırma vs. riski artacak. Aletin çıkarttığı ses de cabası. Bazı yerlerde içinin yosun tutabildiğini ve alt kısımlarından bir yerlerden sızdırma yapabildiğini okudum.

Eğer yangın tüplü sistemi yapabilirsem seramik bir difüzör kullanmayı düşünüyorum. Bunlarda yeterli çözünmeyi sağlayabilir miyim acaba?!...

Bu arada paludaryumun karasal alanında, süs yoncaları serpilmeye başladı. Tohumlar çimlendikten sonra asıl yapraklar da gözükmeye başladı.
Sarmaşıklar yavaş yavaş gelişiyor.
Sucul alanda ise, japon şemsiyesi alıp başını gidiyor gibi gözüküyor. Su içerisindeki filizlerden birisi başını sudan çıkarttı. Sanırım birkaç gün içinde yapraklarını da açacak. Diğer filiz de uzuyor. Ayrıca kumun içinden bir adet de yeni filiz belirmeye başladı. Yalnız bitkinin etrafında kumun dışına fışkıran kılcal kökler belirdi. Bir süre bekleyip işin nereye gideceğini görmek istiyorum.
Bir de bitkiyi ilk aldığımda formu iyi olmayan, sararmaya yüz tutmuş dallardan bir tanesini kesip, yaprakları suyun içine girecek şekilde ters halde bir bardağa koymuştum. Orada filizlendiğini görünce de paludaryuma dahil ettim. Filizlerinin kumun içinden çıkacağı günü bekliyorum şimdilik. Sadece eski sapı görünür durumda.

Subulataların bazıları yeni yapraklar çıkarttı. Birkaç tanesinde ise hiç bir hareket yok. Bekliyoruz.
Hydrocotyl'ler de aynı şekilde, birkaç yeni yaprak haricinde bekleme modundayız.

Yarın ilk canlıları ekleyebilirim. En son gezdiğim bir akvaryumcuda otocincluslar vardı. Yarın 6'lı bir grup almak istiyorum. Umarım yeterli sayıda vardır elinde.
Hobiciden almak isterdim ama ilanlara bir kişide gördüm, 15tl fiyat çekti. Akvaryumcuda ise 10tl.
Bu mu hobicilik? İşin ticaretini yapıp evine ekmek götüren adam bu fiyata satmıyor. Kaldı ki bu akvaryumcu İstanbul'un en merkezi yerlerinden birinde kocaman bir dükkan, içinde 2-3 eleman çalışıyor. Herneyse, birden sinirlendim içimi dökmek istedim kusura bakmayın.
reverse2013-12-04 00:15:45

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir