Foruma 2021 yılı Ocak ayından beri üyeyim, bu arada o kadar çok faydalandım, o kadar çok bilgi edindim ama herhangi bir şey paylaşmak için fırsat olmamıştı. Uzun bir yazı olacak ama biraz da kendime not olsun diye paylaşıyorum.
Her şey 2020 yılında kızımın ( o zaman 8 yaşındaydı ) baba ben evcil hayvan istiyorum demesiyle başladı. Annemizin tüylü hayvan alerjisi, benim uğraşmak istememem bir araya gelince kızımın bu isteği rafa kalkar gibi oldu. Sonrasında baba galiba ben balık beslemek istiyorum dediğinde eyvah dedim 😊 49 yaşındayım, tam 30 yıl olmuş ben akvaryum kurmayalı. Lise son ve üniversite ilk yılları derken ben akvaryumları ( çoğul yazıyorum bakın 😊 ) kaldıralı, eşe dosta vereli çok zaman olmuş. Eski GAP markalı yeşil iç filtreler, arada ısıtan, bazen cozutan ısıtıcılar, çirkin hava taşları, her türlü soruna metilen mavisi, lepistesler, molyler, zebralar derken bir dünya güzel anı, bolca yorgunluk, ama hep eğlenceli zamanları hatırlıyorum. Fakat bugünden bakınca ben hiç bir şey bilmiyormuşum. Sürekli bir sis bulutu, sürekli kirli olduğunu düşündüğüm için akvaryumu, kumu, kayayı, dekoru çeşme suyuyla temizleme, tekrar çeşme suyuyla 3 haftada bir sil baştan kurulum. 120 litrelik bir tanktan bahsediyorum bu arada, sürekli bir telaş olduğu için yorgunluk o yüzden 😊
İlginçtir bu olumsuz koşullara rağmen çok az balık kaybı yaşadım, belki de o zaman akvaryum balıkları daha sağlıklı veya daha dayanıklıydı. Tüm bunları düşününce aman kızım dedim beni hiç sokma o işlere.
2020 yılının son günü annem ve kızım alışverişe çıkıyorlar, kızımın isteği gerçekleşiyor ve bir tane adını Portakal koyduğu japon balığı alıp geliyorlar eve. Kızım mutlu, annem ve eşim kızım mutlu olduğu için sevinçli. Evde bir tek ben mutsuzum çünkü olmaz böyle diye diye dolaşıyorum evin içinde. 15 litrelik bir tank vermiş akvaryumcu, bir tane iç filtre, insaflı davranıp bir tane de balık. Dandik bir kum, dandik yapay bitkiler, uyumsuz iç filtre yüzünden fırıl fırıl dönen bir balık falan derken hiç içime sinmedi ve bir anda kendimi ne yapabilirim diye düşünürken buldum ama 31 Aralık olduğu için ertesi gün her yer kapalı ve ben bilemedim ne yapacağımı. Araya hafta sonu girdi, balığa her türlü özen gösteriliyor ama yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu ben biliyorum. 4 Ocak günü işteyken kızım aradı, sesi üzgün balığım çok kötü, yavaş yüzüyor, yavaş nefes alıyor diye diye iç çekmeye başladı. Korktuğum başıma geliyor ve ben ne kadar istemesem de tekrar o dipsiz kuyuya çekiliyordum 😊 Hemen iş çıkışı aynı zamanda müşterim olan İzmir’in en büyük petshoplarından birine uğradım. Durumu anlattım ve durumu kurtarmak adına o gün için ellerinde bulunan bana göre en estetik ve evimizde koyabileceğim yere en rahat sığacak büyüklükteki akvaryumu aldım. 48 litrelik, kendinden ışığı olan, kapaklı bir tanktı aldığım. Eve geldim, hemen yeni aldığım yıkanmış dere kumunu bir tur daha yıkayıp serdim tankın tabanına, damacana suyu ekledim ve müşterimin anlattığı şekilde o güne kadar hiç bilmediğim bakteri kültürünü ekledim. Elimizdeki iç filtrenin bu akvaryuma yetecek gibi olduğuna karar verdiğimiz için filtreyi de tanka koyup balığımızı ekledik. Portakal bir anda kendine geldi, garibim yetersiz oksijen, daracık alan derken neler yaşamış kimbilir 😊
Ve böylece ben yeniden başlamış oldum eski hobime. Bu arada akvaryum.com’u keşfettim, üye oldum ve başladım bilgilenmeye. Burada yazdıklarını okuduğum, bende fikir uyandıran, ufkumu açan herkese teşekkürler.
Kızımla başka başka şeyler denedik ve sonunda içimize sinen, baktıkça keyfimizi katladığımız akvaryumlarımız oldu. Tabi beraber bilinçlendik ve öğrendik, o küçük çocuk şu anda 14 yaşında ve iyi bir akvarist oldu, abuk subuk videolarla, sosyal medyayla zaman geçirmek yerine canlılarıyla mutlu. Portakalı beş yıllık bir beraberlikten sonra ne yazık ki kaybettik, gözyaşları içinde törenle bahçemize gömdük ve o tankımızı elden çıkardık. Onun üzerine başka japon bakmak istemedik.
Bitki hiç yetiştirmemiştim ama hep merak ediyordum. Basit bitkilerle başladım, ki hala onlarla devam ediyorum. Karidese merak saldım ve en önemlisi hep istediğim bir beta beslemeye niyetlendim. Bu arada bir tane betanın ölümüne sebep oldum. Bir tane daha edindim ve onunla mutlu mesut devam ediyoruz şimdilik. Bir hayli küçüktü aldığımızda şimdi heybetli bir balık oldu.
Üç tane tankımız, bir kaç çeşit canlımız var. Üçü de Birol abinin elinden çıkma, kesinlikle tavsiye ederim. ( kendisine selam olsun )
Bu akvaryum ilk karides maceramızı içerir. Yaklaşık 4 yıllık bir tank. Kütüğü, kayası doğadan toplama ve tabanda dere kumu var, onun altında tüm zemine lav kayası serilmiş durumda. Bunu tüm tanklarımda uyguladım ve verim aldığımı düşünüyorum. Tabi tamamen placebo etkisi de olabilir 😊 Bu tankta bir tane kendinden motorlu pipo filtre var, ayrıca Haqos Expro 500 Askı Dış Filtre kullanıyorum. Bu tank biçin biraz büyük ama akışı kısabildiğim için çok fazla gelmediğini düşünüyorum. Zaten çıkışı yan ve arka camın köşesine vurdurduğum ve pipo filtrenin çıkışı ile ayarladığım için içeride fırtınalar kopmuyor. İçinde Seachem Matrix, Seachem Purigen, biyolojik sünger ve elyaf var. Tankta ısıtıcı yok, evimiz sürekli güneş ışığı alıyor ve merkezi sistem kaloriferli olduğu için 24 derecede sabit evin içindeki sıcaklık. Su ısısı da 23 – 24 arası değişiyor. Aslında beslediğimiz canlılar için biraz serin belki ama biraz serin işte. Işık olarak yine İzmir’in bence en bilgili akvaryumcularından birine yaptırdığım ışığı kullanıyorum. Basit bitkilere haydi haydi yetiyor.
İlk olarak on tane kiraz karidesle başladık, şu anda tahminen 60 civarı karides var. Arada rengini çok beğendiğimiz için bir kaç tane bloody mary karides almıştık. Kirazlarla bloodyler eşleşiyorlar mı bilmiyorum ama bizim için problem değil, sağlıklı olduktan sonra kırıla kırıla devam edebilirler 😊 Altı tane ember tetra, bir tane otocinclus, üç veya dört tane boynuzlu nerite ve bir tane ramshorn salyangoz var. Esas mevcudumuz bu.
Şu anda çok sevdiğim bir arkadaşımın, evini taşıma sürecinden dolayı, beş tane cardinal tetrası bu tankta misafir ama sanırım bir iki haftaya gidecekler.
Hygrophila Corymbosa / Sagittaria Subulata / Microsorum Pteropus / Homalomena Sekadau bu tankın esas bitkileri. Bir de karideslere için olmazsa olmaz mosslar var. Java Fern’lerimiz biraz sağlıksız, limon bitkisinde de bazı yapraklarda delinmeler oluyor ama yukarıda bahsettiğim bilgili akvaryumcumuz sayesinde, karidesleri gözeterek hazırladığımız sıvı gübreyi ve potasyumu küçük dozlarda kullanarak aşmaya çalışıyorum bu olumsuzlukları.
30 x 30 x 30 ölçülerinde 6 mm ön ve yan camlar ultra clear
Bu tank esasen çok beğendiğimiz sarı ateş karidesler için kızımın odasında kuruldu. 1 yıllık, 27 litrelik ve arkadan sumpu olan bir tank. Sump haznesi, dekoru, kayası, kumu derken tahminen 20 litre civarı net hacmi var. Sump içinde Seachem Matrix, Seachem Purigen, biyolojik sünger ve elyaf var. Eski bir dış filtrenin emiş borusunu çıkışa taktım, suyu yayarak çıkartıyorum. Karideslere fazla akıntı yapmıyor. Tabanda file içinde lav kırığı, üstünde hagen mi, bazalt mı emin olmadığım bir kumum var. Dekor olarak flame wood ve seiryu olduğunu düşündüğüm taşlarla yaptığım bir adacık var. Bu tankta zemine merak edip temu’dan aldığım bir taban malzemesi serdim. Çok memnun değilim aslında görüntüden ama şimdilik tankı bozmak istemediğim için duruyor. Belki tek tek ayıklarım 😊 Işık olarak Orion B serisi kullanıyorum.
Canlı olarak 22 tane sarı ateş karides, bir adet otocinclus, 1 adet boynuzlu nerite, 8 veya 9 tane ramshorn salyangoz var.
Hygrophila Corymbosa / Sagittaria Subulata / Bucephlandra Phantom / Bucephalandra Biblis / türünü bilmediğim bir anubias / Moss / Pistia bu tankın bitkileri. Bu tankta da limon ve anubiasın formu biraz bozuldu, yine DIY sıvı gübre kullanıyorum.
Beta tankımız. Henüz iki haftalık bir tank, betamız daha önce Portakal’ı ilk koyduğumuz 15 litrelik tankımızdaydı. Diğeri hem eski bir tank, hem dikdörtgen olması sebebiyle izleme keyfini kaçırdığını düşündüğüm için küp formunda bir akvaryumu olsun dedik ve yeni bir tanka geçtik. Yine arkadan sump tercih ettim, sump içinde Seachem Matrix, Seachem Purigen, biyolojik sünger ve elyaf var. Çıkış bir dirsekle aşağıya kadar uzanan boru yardımıyla arka camda köşeye vuruyor, hemen hemen hiç akıntı yok. 25 derecede sabit tutan ısıtıcım var, sump motorunun olduğu haznede duruyor. Başka ısıtıcılarım vardı ama bunu daha stabil bulduğum için bunu kullanıyorum. Tabanda file içinde lav kırığı, üzerinde bazalt kum var. Dekor olarak flame wood ve seiryu olduğunu düşündüğüm taşlarla yaptığım bir adacık var ( fotoğrafları çekerken fark ettim ki ben aslında 30’luk ve 25’lik tanklarda hemen hemen aynı dekoru yapmışım 😊 )
Bir tane beta, 2 tane boynuzlu nerite, 3 tane ramshorn salyangoz var. Bir tane de eşimin yönlendirmesiyle koyduğumuz nazar boncuğu var 😊
Hygrophila Corymbosa / Bucephalandra Biblis / Homalomena Sekadau / türünü bilmediğim bir anubias / Amazon Frogbit bu tankın bitkileri. Yeni kurulduğu ve diğer tanklardan sağlıklı bitkiler seçildiği için henüz form bozukluğu yok. Ama bu tankta da sıvı gübre kullanıyorum. Işık olarak 1,5 Wattlık mercekli modüllerden kendi yaptığım bir ürün kullanıyorum. Eski tankta bir hayli memnundum. Umarım bunda da aynı verimi alırım.
Tüm akvaryumlarda 10 günde bir dinlenmiş, oda sıcaklığında çeşme suyuyla % 25 su değişimi yapıyorum. Her su değişiminde önerilen miktarda Seachem Stability kullanıyorum. Işıklar akıllı prize bağlı, sabah 8 – 10 arası, akşam 19 – 23 arası açık. Karidesler için 2, balıklar için 3, beta için 3 farklı yem kullanıyorum. Karideslere ayda bir kendi hazırladığım sebzeli yemden veriyorum. Dondurulmuş kan kurdum var, tüm canlılara ayda bir onu veriyorum. Aslında beta için daha sık canlı yem versem daha iyi ama bu düzene uyum sağladı diye düşünüyorum. Salyangozlar ise kendi başlarının çaresine bakar herhalde 😊
Limon bitkileri iki daldan sürekli sürgün veren bitkilerden budanarak bu hale geldi. Sürekli buduyorum, sürekli büyüyor, çok arsız :) Hatta suyun dışında da çıktığı zamanlar oluyor.
Akvaryumlar farklı odalardaydı, bir araya topladım. Bence böyle daha derli toplu oldu. Standı, masayı, sehpayı ( neyse işte ) burada gördüm ve sipariş verdim. 128 litreye kadar taşıma kapasitesi var. Çok hoşuma gitti, tavsiye ederim.
Kızımın ön ayak olmasıyla iyi ki yeniden başladığım ve onu da ortak ettiğim maceramız şimdilik bu şekilde devam ediyor. Ara ara yeni fotoğraf paylaşmayı düşünüyorum. Başta da dediğim gibi biraz uzun oldu belki, umarım sıkılmadan okursunuz.
Ölçüler: 90 x 40 x 50h Canlı Türleri: 6 adet Discus , 9 adet Black-Line Tetra, 1 adet Rainbow, 1 adet Alg eater, 1 adet Catfish Sea, 2 adet nerit salyangoz Bitki Türleri: Echinodorus Miracle, Echinodorus Bleheri, Anubias Tankın Yaşı: Akvaryum 5 yıllık, şu an 3. versiyondayım. Son setup ~4 ay önce Filtrasyon ve Işıklandırma: Led aydınlatma, Eheim 4+ 350T Tasarım ve Dekorasyon: Reeflowers Natural Aquasand
Ardından Discusların 2 si çift tuttu ve ağacın dallarına yumurtlamaya başladı, ama yer darlığı sebebiyle biraz da huzursuzluklar artmaya başladı. Bu sebeple ağacı çıkarttım, hem yer açılması hem de kenarda bir yumurtlama hunusi ekleyerek son versiyona ulaştım;
[QUOTE=Hüdai]Yasin Bey, balıklarınız umarım uzun süre sağlıklı bir şekilde büyütebilirsiniz.
Diskuslarınızın boyutu kaç cm?
4 ay önce aldığınız zamandan bu zamana kadar boyutlarında bir gelişme oldu mu?
Günlük kaç defa yemliyorsunuz?
Su değişimini ne sıklıkla yapıyorsunuz?
Yukarıda da belirttiğiniz üzere diskus kendisinden hızlı bir tür ile beslendiğinde yem yemede sorun yaşayabiliyor.
[/QUOTE]
Merhaba Hüdai bey, iyi dilekleriniz için teşekkürler.
Discusları aldığımda 10cm civarındalardı.
Gelişim aşamasının bir tık üzerinde olmaları sebebiyle çok fazla yem verdiğim söylenemez. Yıllardan bu tarafa edindiğim bir tecrübe (buna katılmayanlar olabilir) hiç bir balık açlıktan ölmüyor [:)]
Yem olarak otomatik yemleme makinesi ile günde 2 set kuru yem veriyorum. Artık akvaryum içerisinde gözünü açan kapıyor diyebilirim. Haftalık da ortalama 2 sefer küp şeklinde olan dana yüreklerinden ve 1-2 haftada bir de kankurdu veriyorum. Şu anda bu beslenme tipinin bir dez avantajını yaşamadım.
4 aydan bu tarafada ne kadar büyüdüler derseniz belki göz alışkanlığı belki de çok yem vermiyor olmam sebebiyle aşırı hızlı bir büyüme olduğunu söyleyemem. Şu anda 12cm civarındalar diyebilirim.
Su değişimine gelecek olursak, orda da 4 günü geçirmemeye özen gösteriyorum arada kaçtığı oluyor ama kendimi 4 güne sabitlemeye çalışıyorum. %50 seviyesinde bir döngüm var.
Evet Blackline'ları malesef henüz kıyıpda akvaryumdan çıkartamadım, çıkarttığımda bir boşluk olur mu düşüncesinden kendimi alamıyorum[:)]
Bakalım önümüzdeki günlerde bir düzen değişikliği planım daha var onu yaparsam yeniden bir güncelleme yaparım.
Beta balığımın ensesinde bir şişlik oluşmaya başlamış ve geri dönüp resimlerini incelediğimde iki ay öncesine kadar dayandığını gördüm.
Daha öncesinde kuyruk kısması ve renk solması konu başlığı altında uzunca bir tedavi süreci olmuştu mantar dolayısıyla isterseniz bir bakarsınız.
Şu an 23lt bir tankta şelale filtre, hava taşı ve ısıtıcı (26derece) mevcut su değerlerini bilmiyorum üç haftada bir 5lt hazır su ile su değişimi yapıyorum.
Akvaryumda birer adet l144 ve çöpçü var birbirleriyle etkileşime geçmiyorlar.
Genel keyfi çok iyi, yem yiyor (kurutulmuş kan kurduna ikna oldu sonunda), eli takip ediyor, oldukça hareketli ve kuyrukları da çok güzel toparlıyor.
26 Aralık: Oldukça ufak ama sanırım oluşum burada başladı:
[QUOTE=Raizial]@Orhan76 Akvaryumda beta harici vatoz ve çöpçü var, başka yere alma imkanım yok ve bildiğim kadarıyla tuza karşı betadan çok daha hassaslar ( @Cyber_Scout ile yaptığımız diğer tedaviden öğrendim)
Tuzlu su banyosu şeklinde gün içerisinde belirli sürelerde ayrı kapta versem olmaz mı?[/QUOTE]
Tuz banyosunu tavsiye etmem zira tuz banyosunda tuz kullanımı yüksek konsantrasyonlu olmalı (az zaman tuzlu suda kalsa bile) bu da betta ve dip balıkları için zararlı olabilecek sonuçlar doğurabilir (tuzlu su labirent organına zarar verebilir). Biz yine ilk etapta bahsettiğimiz taze su değişimleri aynı kalmak koşuluyla betta için tuz yerine metilen banyosuna yönelelim. 1 litre akvaryum suyuna 2-3 damla metilen damlatıp 10-15 dakika bu suda bekletelim (balığın dengesi bozulur, yan yatarsa vs. bekletmeden hemen alalım dışarı). Bunu günde 1 kere olmak üzere 3 gün tekrarlayalım. Bir de imkan varsa su değişimi yaptığımız akvaryumda Catappa yaprağı kullanalım. Su hafif çay rengine dönebilir yalnız bu yaprağın antibakteriyel ve antifungal etkisi vardır ve stresi azaltır. Hem diğer dip balıklarının da doğal ortamında bulunan suyu yumuşatan bir yapraktır, faydasını görürsünüz. Bugünden itibaren uygulamaya başlayabilirsiniz.
Home Assistant ile Dijital Resif: Tam Otomatik Akvaryum Yönetimi
Selamlar hobidaşlar; Bugün sizlere aylar süren uğraşlarım sonucunda, deniz akvaryumu hobisini Home Assistant altyapısıyla nasıl bir "akıllı yaşam" projesine dönüştürdüğümü anlatacağım. Bu sadece bir kontrol paneli değil; akvaryumun her saniyesini takip eden, kararlar alan ve benimle sürekli iletişim kuran bir ekosistem. Neden Home Assistant? Çünkü piyasadaki kapalı devre sistemlerin aksine; klimamdan telefonumun şarjına, dozaj ünitelerinden 4 kanallı fan sistemine kadar her şeyi tek bir merkezden, kendi yazdığım senaryolarla yönetme özgürlüğü veriyor.
[B]Donanım ve Teknik Ekipman Listesi [/B]Sistemin hem mekanik hem de dijital beynini oluşturan ana bileşenler şunlar: Merkezi Kontrol: Home Assistant (Mini PC) Sump Pompası: Jebao DCP-2500 WİFİ Dalga Motorları: 2 Adet Jebao SLW-20 WİFİ (Senaryolara dahil edilmiş karşılıklı akıntı yönetimi) Dozaj Ünitesi: Jebao Doser MD 4.4 WİFİ (Dörtlü dozaj ve hassas şişe seviye takibi) Soğutma Kontrol Ünitesi: 4 Kanal IRF540 Mosfet Modülü & NodeMCU ile kontrol (Fanların bağımsız hız kontrolü ve kademeli vites geçişleri için) Soğutma Sistemi: 4 Adet 12V PWM Fan (Mosfet modülü sayesinde dereceye göre değişen devirler) Su Sıcaklık Takibi: DS18B20 Sensör & NodeMCU (Su geçirmez hassas prob) Ortam Isı ve Nem: Sonoff SNZB-02D ZigBee LCD Ekranlı Sensör (Dolap içi anlık takip ve Zigbee entegrasyonu) Güvenlik: Su Kaçağı ve Seviye Sensörleri & NodeMCU ile kontrol (Sızıntı ve taşma riskine karşı 7/24 denetim) Enerji Yönetimi: Tp-Link Tapo P115 Mini Wi-Fi Akıllı Prizler (Skimmer 10 dk geciktirme ve hassas enerji/watt tüketimi izleme)
🚨 [B]Zemin Su Kaçağı: Kabuslara Son![/B] Deniz akvaryumu hobisinde hepimizin en büyük korkusu, sabah uyandığımızda veya eve geldiğimizde parkelerin su içinde olduğunu görmektir. Anlık Uyarı: Zemine yerleştirdiğim hassas su sensörü sayesinde, bir damla sızıntı olsa bile panelim anında rengini yeşilden parlak kırmızıya çeviriyor. Dikkat Çeken Uyarı: Sadece renk değişmekle kalmıyor, panel üzerinde "VAR! 🚨" yazısı yanıp sönmeye başlıyor. Bu sayede uygulamayı açar açmaz bir sorun olduğunu saniyeler içinde anlıyorum. Telefona Gelen Yardım: En güzel yanı ise, su algılandığı anda telefonuma "ACİL: Su Kaçağı Var!" bildirimi düşmesi. Bu sayede evde olmasam bile durumu fark edip müdahale şansı yakalıyorum.
💧 [B]Tank ve Sump Su Seviyeleri: Her Şey Dengede[/B] Su tamamlama sistemleri (ATO) bazen takılı kalabilir veya su bittiği için sump seviyesi aşırı düşebilir. Bu iki durum da akvaryumun dengesini bozar. Tank Seviyesi: Eğer ana tankta su alışılmışın dışında yükselirse, panel beni hemen "YÜKSEK ⚠️" diyerek uyarıyor. Taşkın riskine karşı önceden haberim oluyor. Sump Seviyesi: Geri dönüş pompasının hava çekip yanmasını önlemek için sump seviyesini de sürekli izliyorum. Su seviyesi azaldığında panelde "DÜŞÜK ⬇️" uyarısını görüyorum.
📱[B] Cebimdeki Nöbetçi: Telefon Bildirimleri[/B] Bu seviye kontrolleri sadece panelde birer kutucuk değil, aynı zamanda telefonumla tam entegre çalışıyor: Kritik Durum Mesajları: Sump seviyesi düştüğünde veya tank yükseldiğinde telefonuma anlık bildirim geliyor. "Sump suyu azaldı, pompayı kontrol et!" gibi net uyarılar alıyorum. Sesli Alarm: Özellikle su kaçağı veya aşırı yükselme gibi durumlarda, telefonum sessizde olsa bile yüksek sesli bir uyarı tonu çalacak şekilde ayarladım. Bu sayede gece uyurken bile bir aksilik olursa anında uyanabiliyorum. Uzaktan Müdahale: Bildirim geldiğinde, bildirimin altındaki butonlara basarak (örneğin "Pompayı Kapat") eve gitmeme gerek kalmadan sistemi güvenli moda alabiliyorum. Akvaryumun İklimi - Isı ve Nem Takibi Akvaryumun güvenliğini sağladıktan sonraki aşama, canlıların yaşam kalitesini belirleyen ısıyı takip etmek. Burada sistem, sayıları sadece ekrana yansıtmakla kalmıyor, onları yorumlayıp beni bilgilendiriyor.
🌡️ [B] Akvaryum Derece: Suyun Nabzı[/B] Deniz akvaryumunda sabit bir sıcaklık her şeydir. Panelimdeki derece kartı, suyun durumuna göre renk değiştirerek bana anlık bilgi veriyor: İdeal Durum (Yeşil): Su sıcaklığı tam istediğim aralıktaysa panel yeşil kalarak bana "her şey yolunda" mesajı veriyor. Tehlike (Kırmızı): Sıcaklık belirlediğim güvenli sınırın dışına çıktığı anda panel kıpkırmızı oluyor. Bu, uzaktan bakınca bile bir aksilik olduğunu anlamamı sağlıyor.
📦 [B] Dolap İçi Isı ve Nem: Gizli Tehlikeyle Mücadele[/B] Çoğu hobici sadece suya odaklanır ancak ekipmanların bulunduğu dolap içindeki nem, aslında gizli bir düşmandır. Ekipman Güvenliği: Sumpın bulunduğu kapalı alanın nemini sürekli ölçüyorum. Eğer nem çok yükselirse, elektrik aksamının oksitlenmemesi veya dolap mobilyasının zarar görmemesi için erkenden haberim oluyor.
📱 [B] Telefon Bildirimleri ve Akıllı Senaryolar[/B] Isı ve nem verileri, telefonumda şu bilgilendirme süreçlerini yönetiyor: 🚨 Yüksek Isı Uyarısı: Su sıcaklığı kritik sınırı geçtiği anda telefonuma "Dikkat: Su Sıcaklığı Yükseldi!" bildirimi geliyor. Bu sayede nerede olursam olayım ısıtıcı takılı mı kalmış yoksa ortam mı çok ısınmış hemen kontrol edebiliyorum. ❄️ Isıtıcı Arıza Tahmini: Kış aylarında su sıcaklığı normalden hızlı düşerse, telefonuma "Isı düşüşü normalden fazla, ısıtıcıyı kontrol et" uyarısı düşüyor. Bu, canlılar soğuk stresine girmeden müdahale etmemi sağlıyor. ☁️ Nem Alarmı: Dolap içi nem %85’i geçerse telefonum beni uyarıyor: "Dolap içi nem çok yüksek, havalandırma kapaklarını kontrol et." 📊 Günlük Isı Özeti: Her akşam veya sabah, gün içindeki en yüksek ve en düşük sıcaklık değerlerini içeren kısa bir rapor alıyorum. Bu, sistemin istikrarını takip etmemi kolaylaştırıyor.
[B] Dijital Laboratuvar - Manuel Test Kayıtları ve Analiz[/B] Deniz akvaryumu hobisinin en önemli (ve bazen en zahmetli) kısmı su testleridir. Piyasada çok pahalı otomatik ölçüm cihazları olsa da, ben bu panelde kendi yaptığım manuel testleri dijital bir kayıt sistemine dönüştürdüm. Yani ölçümü ben yapıyorum, takibini ve analizini Home Assistant üstleniyor. 📝 Test Sonuçlarını Nasıl Giriyorum? Hanna, Salifert veya Triton gibi test kitleriyle yaptığım ölçüm sonuçlarını, panel üzerindeki giriş alanlarına manuel olarak kaydediyorum. Veri Girişi: "pH değerini 8.2 olarak ölçtüm" diyerek sisteme girdiğim anda, arka plandaki yazılım bu rakamı saniyeler içinde işliyor. Kağıt-Kalem Devri Bitti: Artık test sonuçlarını defterlere yazmak veya "geçen hafta KH kaçtı?" diye düşünmek zorunda kalmıyorum. Girdiğim her değer bir veri tabanına işleniyor. 🧠 Ben Giriyorum, O Yorumluyor! Değerleri manuel girsem de, panelin sunduğu görsel geri bildirim tamamen akıllı: Anlık Renk Analizi: Ben rakamı girdiğim an, panel o rakamı ideal değerlerle kıyaslıyor. Eğer girdiğim değer (örneğin KH) mercanlar için riskli bir seviyedeyse, kart anında kırmızıya dönerek beni uyarıyor. Durum Etiketi: Girdiğim sonuca göre kartın altında otomatik olarak "✅ İDEAL" veya "⚠️ DİKKAT" gibi ibareler beliriyor.
📱 [B] Telefon Hatırlatıcıları: "Test Zamanı Geldi!"[/B] Madem testler manuel, o zaman bu testleri aksatmamak en kritik konu. Burada telefon bildirimleri devreye giriyor: 📅 Disiplin Bildirimi: Manuel testlerin en büyük düşmanı unutkanlıktır. Eğer sistem, son test girişimden bu yana 1 hafta geçtiğini fark ederse telefonuma şu bildirimi atıyor: "Haftalık test günün geldi! Manuel KH ve Magnezyum ölçümlerini yapıp panele işlemeyi unutma." 🚨 Giriş Sonrası Acil Uyarı: Ben testi yapıp panele sonucu girdiğim anda, eğer sonuç çok riskliyse telefonuma anında bir bildirim daha düşüyor: "Girdiğin kalsiyum değeri (350 ppm) çok düşük! Dozaj miktarını kontrol etmeyi unutma." 📉 Manuel Giriş Geçmişi: İstediğim zaman telefonumdan geçmişe dönük manuel girişlerimin bir listesini veya grafiğini görebiliyorum. Bu da tankın gidişatını anlamamı sağlıyor.
[B] Akıllı Soğutma ve 4 Kanallı Dijital Fan Yönetimi[/B] Yaz aylarındaki yüksek ısı stresiyle başa çıkmak için sistemime tam 4 adet bağımsız fan entegre ettim. Bu ünitenin en büyük özelliği, piyasadaki standart "aç-kapat" fanların aksine, suyun her yarım derecelik artışında soğutma gücünü bir vites daha artıran akıllı bir kademe sistemine sahip olmasıdır. 🌡️ Isıya Göre Otomatik "Vites" Artışı Sistem, suyun sıcaklığını sürekli dinliyor ve şu kademelerle soğutma ordusunu tek tek ileri sürüyor: 25.5°C (Fısıltı Kademesi): Sıcaklık bu noktaya değdiği an sadece Fan 1 en düşük devirde dönmeye başlar. Genelde bu hafif esinti suyun daha fazla ısınmasını engeller. 26.0°C (Güç Takviyesi): Eğer ısı yükselmeye devam ederse Fan 2 de uyanır. İki fan birlikte çalışarak buharlaşmayı artırır. 27.0°C (Hızlanma): Isı 27 dereceye ulaştığında Fan 3 gruba katılır. Bu aşamada sistem fanların devrini de otomatik olarak yükseltir. 28.0°C (Tam Kadro): Durum ciddileşmiştir. Fan 4 de devreye girer. Artık 4 fan birden akvaryumu soğutmak için seferber olur. 29.0°C (Turbo/Acil Durum): Bu son aşamada tüm fanlar %100 kapasiteyle çalışır. Panelde uyarılar yanar, sistem tüm gücünü canlıları korumaya odaklar.
🕹️ [B] Manuel Müdahale: Kontrol Tamamen Bende![/B] Otomasyon harika çalışıyor ancak bazen ipleri elime almak isterim. Panel üzerinden otomasyonu tek tuşla devre dışı bırakıp 4 fanı aynı anda istediğim güçte çalıştırabiliyorum: Hızlı Müdahale: İstersem 4 fanı birden anında %40, %60 veya %100 gibi sabit değerlere çekebiliyorum. Örneğin odayı havalandırdığımda suyun hızlıca soğumasını istiyorsam, otomasyonun kademe atlamasını beklemeden tüm sistemi tam güce alabiliyorum. Özel Ayar: Her fanın hızını birbirinden bağımsız olarak paneldeki kaydırıcılarla ayarlayabiliyorum. 1. Kademe (26.0°C): Isı bu sınıra ulaştığında 4 fan birden %40 güçle fısıltı modunda çalışmaya başlar. Bu kademe genellikle günlük ısı dalgalanmalarını sessizce çözmeye yeter. 2. Kademe (27.0°C): Eğer ortam çok sıcaksa ve ısı 27 dereceye çıkarsa, sistem otomatik olarak vites artırır ve tüm fanları %60 güce çeker. Paneldeki animasyonların hızlandığını bu aşamada net bir şekilde görebiliyorum. 3. Kademe (28.0°C): Durum ciddileşmeye başladığında sistem hiç risk almaz ve fanları %80 güce çıkarır. Bu aşamada telefonuma "Isı yükseliyor, soğutma kapasitesi artırıldı" bildirimi gelir. 4. Kademe (29.0°C - Acil Durum): Artık tüm sınırlar zorlanmıştır. Sistem tüm fanları %100 (Turbo) güce alır. Bu, canlıları korumak için sistemin sahip olduğu tüm gücü kullandığı "panik" modudur. Gece uyurken fan gürültüsünden kurtulmak için sisteme çok detaylı bir Gece Modu ekledim. Sistem gece saatlerinde "önce akvaryumun ısısı" demek yerine, "önce senin uykun" diyor. Panel üzerinden bir "Gece Hız Sınırı" (örneğin %40) belirliyorum. Gece modu aktif olduğunda su sıcaklığı yükselse bile, fanlar asla benim belirlediğim bu sessizlik sınırını geçmiyor.burdada korkmuyorum derece yükseldi diye işte burda Home Assistant devreye giriyor. ❄️ Klima İle Ortak Çalışma: İşte sistemin en zeki olduğu nokta burası! Eğer fanlar gece modu sınırına (%40) takıldığı için su sıcaklığı düşmüyorsa, sistem Home Assistant üzerinden salondaki klimayı devreye sokuyor. Klima, oda sıcaklığını sadece 2-3 derece düşürüp suyu dolaylı yoldan soğutuyor ve hedef ısıya ulaşıldığında otomatik olarak kapanıyor. Bu sayede hem fan sesi duymuyorum hem de akvaryumum serin kalıyor.
📱 [B] Telefon Bildirimleri ve "Sistem Takip" Senaryoları[/B] Sistem kademe atladıkça telefonum beni anlık olarak bilgilendiriyor, böylece akvaryumun o an kaçıncı viteste soğutma yaptığını biliyorum: 📈 Kademe Geçiş Bildirimi: Su 26°C olduğunda telefonuma şu mesaj düşüyor: "Sıcaklık 26°C'ye ulaştı, Fan 2 destek için devreye alındı. Soğutma gücü artırıldı." 🚨 Yüksek Isı Uyarısı: Eğer ısı 28°C'yi görürse telefonum adeta haykırıyor: "ACİL: Su sıcaklığı 28 derece! 4 fan birden tam kapasite çalışmaya başladı!" 📉 Sakinleşme Bildirimi: Isı düştükçe bildirimler tam tersi sırayla gelir: "Isı 25.8°C'ye geriledi, Fan 3 ve 4 kapatıldı. Sistem sessiz moda dönüyor. 🌙 Gece Modu Başlangıcı: Yatağa yattığımda telefonuma bir bildirim geliyor: "İyi uykular! Gece modu aktif, fanlar %40 sessizlik sınırına alındı. Gözüm akvaryumun üzerinde." ❄️ Klima Desteği Bildirimi: Gece yarısı fanlar yetersiz kalırsa telefonum fısıldıyor: "Su ısısı düşmüyor, uykunu bölmemek için klimayı 3 derecelik soğutma moduna aldım." ✅ Görev Tamamlandı: Klima odayı serinletip su ısısını dengelediğinde telefonuma şu onay düşüyor: "Sıcaklık dengelendi, klima kapatıldı. Sessizliğe devam..." 🚨 Kritik Durum ve Manuel Onay: Eğer klima desteğine rağmen ısı düşmezse (örneğin pencere açık kaldıysa), telefonum beni daha ciddi bir tonla uyarıyor: "Klima ve sessiz fanlar yetersiz kaldı! Sessizlik sınırını delip fanları tam güce alayım mı?"
[B] Akvaryumun Kalbi ve Akıntı Sistemi - Motor Kontrolü[/B] Akvaryumun güvenliğini, iklimini ve kimyasını çözdükten sonra sıra geldi mekanik sisteme. Panelimin bu bölümü, akvaryumdaki su sirkülasyonunu yöneten Sump Pompası ve Dalga Motorlarını kapsıyor. Burada sadece "aç-kapat" yapmıyorum, her motorun gücünü saniyelik olarak izleyebiliyorum. 📊 Dinamik Güç Barları: Gücü Hisset! Panelde her motorun altında bulunan mavi güç barları, motorların o an ne kadar kapasiteyle çalıştığını bana görsel bir şema olarak sunuyor. Görsel Takip: Örneğin sağ dalga motoru %60, sol dalga motoru %40 güçteyse, barların doluluk oranından bunu anında anlıyorum. Hareketli İkonlar: Motorlar çalıştığı sürece paneldeki motor ikonları hareketli dönmeye devam ediyor. Bu sayede sistemin donup donmadığını veya bir motorun durup durmadığını tek bakışta görebiliyorum.
🍲 [B] Akıllı Yemleme Modu: Konforlu Besleme[/B] Balıklarımı beslerken yemlerin sump'a kaçmasını veya motorların yemleri her yere dağıtmasını istemem. Bu yüzden panelime tek tuşla aktif edilen bir "Yemleme Modu" ekledim: yada siriye yemleme moduna aktif et diyorum mod aktif oluyor Senaryo Başlangıcı: Yemleme moduna bastığımda, sump pompası ve dalga motorları otomatik olarak en düşük devire iner veya durur. Geri Sayım: Sistem 10 dakika boyunca bu modda kalır, böylece balıklar sakin suda yemlerini rahatça yerler. Otomatik Dönüş: 10 dakika dolduğunda benim hiçbir şey yapmama gerek kalmadan tüm motorlar eski güç seviyelerine otomatik olarak geri döner.
📱 [B] Telefon Bildirimleri ve "Kaptan Koltuğu" Senaryoları[/B] Motorların kontrolü telefonumda tam bir interaktif deneyime dönüşüyor: 🍲 Yemleme Başlatma Bildirimi: Panelden veya telefonumdan yemleme modunu açtığımda telefonuma şu onay gelir: "Yemleme Modu Aktif: Motorlar durduruldu. 10 dakikalık süren başladı." ⏳ Süre Sonu Hatırlatıcısı: Sürenin bitmesine 1 dakika kala telefonum fısıldıyor: "Yemleme süresi dolmak üzere, motorlar birazdan normal hızına dönecek." ⚠️ Pompa Arıza Alarmı: Sump pompasının akıllı prizi üzerinden çektiği akımı da izliyorum. Eğer pompa çalışıyor görünmesine rağmen güç tüketimi sıfıra düşerse (pompa sıkışması vb.) telefonuma anında acil durum mesajı düşüyor: "DİKKAT: Sump pompası güç çekmiyor! Su devirdaimi durmuş olabilir!" 🌊 Dalga Senaryosu Değişimi: Gece olduğunda telefonumdan gelen bildirimle dalga motorlarını "Gece Modu"na alabiliyorum: "Akşam oldu, dalga motorları balıkların dinlenmesi için %30 güç seviyesine çekildi."
[B] Kimyasal Denge Merkezi - Dozaj Ünitesi ve Şişe Takibi[/B] Akvaryumun akıntı sisteminden sonra, mercanların büyümesi için hayati önem taşıyan elementlerin eklenme sürecini de tamamen dijitalleştirdim. Burası benim "görünmez elim" gibi; ben uyurken veya işteyken sisteme KH, Kalsiyum ve Magnezyum takviyesi yapıyor. 📉 Dinamik Şişe Seviye Barları: "Sıvı Bitti mi?" Derdine Son! Dozaj sisteminin en sevdiğim yanı, sadece dozlama yapması değil, şişelerde ne kadar sıvı kaldığını bana anlık olarak göstermesi. Görsel Takip: Panelde KH, Ca ve Mg için ayrı ayrı "Şişe Seviye Barları" bulunuyor. Her dozaj motoru çalıştığında, sistem şişedeki miktardan otomatik olarak düşüyor. Renk Değişimi: Şişedeki sıvı seviyesi %20'nin altına düştüğünde, o mavi güven veren bar rengi kırmızıya dönüyor. Bu, "Dolabı açıp bakmana gerek yok, şişe bitmek üzere!" demenin en şık yolu. 🧪 Hassas Dozlama ve Doz Miktarı Takibi Günde kaç ml dozlama yapıldığını panelden saniyelik olarak izleyebiliyorum. Eğer mercanların tüketimi artarsa, panel üzerinden dozaj miktarlarını revize edip yeni şişe seviyelerini anında güncelleyebiliyorum.
📱 [B] Telefon Bildirimleri ve "Katkı Yönetimi" Senaryoları[/B] Dozaj sistemi telefonumla şu şekilde haberleşiyor: 🍼 Kritik Seviye Uyarısı: Şişelerden biri %10 seviyesine indiğinde telefonuma şu bildirim geliyor: "Selam! KH şişesi kritik seviyede (%10). Mercanların aç kalmaması için yeni bir karışım hazırlamanın vakti geldi." 📊 Haftalık Tüketim Raporu: Her pazar akşamı telefonuma bir özet geliyor: "Bu hafta akvaryumuna toplam 350 ml KH ve 150 ml Kalsiyum dozlandı. Şişelerin mevcut durumu: KH %45, Ca %60." ✅ Şişe Yenileme Onayı: Yeni şişeyi takıp panelden "Sıfırla" dediğimde telefonumdan teyit alıyorum: "Yeni şişe tanımlandı, seviye %100 olarak güncellendi. Dozlama güvenle devam ediyor."
🛡️ [B] Gecikme Modu: Taşmaya Karşı Tam Koruma[/B] Sistemdeki en kritik güvenlik önlemlerinden biri de Protein Skimmer yönetimi. Elektrik kesintisi olduğunda veya sump pompasını durdurduğumda sump içindeki su seviyesi yükselir. 10 Dakikalık Koruma: Akıllı priz üzerinden kurduğum otomasyon sayesinde; elektrik gelse bile veya sump pompası çalışmaya başlasa bile, skimmer sump su seviyesinin normal seviyesine inmesi için tam 10 dakika bekliyor. Bu süre sonunda su seviyesi dengelendiği için skimmer taşma yapmadan güvenle devreye giriyor.
📱 [B] Mobil Senaryo: Bu süreçte telefonuma şu bildirim düşüyor: "Sump seviyesinin dengelenmesi bekleniyor; Skimmer taşma riskini önlemek için 10 dakika sonra otomatik olarak başlatılacak."[/B]
Hepsi bukadar arkadaşlar ışık konusunu atlamadım ışığım malesef homeassistant’a bağlanacak kadar akıllı değil ama değiştireceğim insallah ozman sisteme eklicem onuda bunların hepsini hali hazırda evimde homeassistant kurlu olduğu için yapabiliyorum ürünlerinmin hepsi wifi destekli home homeassistant destekli seçerek aldım fanlarımıda nodemcu ve 4 kanal mosfet modülü ile kontrol ediyorum yapabildiğim detayları zaten yukarda anlattım.şimdi yeni bir proje üstünde çalışıyorum çalışmak demiyelimde bir deneme yapıyorum homeassistant üzerinden frigate eklentisini yapay zekayla kamera bağlayıp tankın içinde olup biteni yarım saatte bir yapay zekanın analiz edip bana yazı olarak bildirmesini deniyorum.
Ekran görüntüsü ve videosunu ekte ekledim tabi bunlardan hariç tankımın yanında tablet var bu videoda gördüğünüz ekran büyük şekilde tankın yanında asılı :)
Son olarak tekrardan tüm hobidaşlara tekrardan selamlar!
Akvaryum karşısında kahve içmenin huzuru bambaşka, ama "evde bir aksilik var mı?" stresini bu sistemle tamamen bitirdim. Umarım kurduğum bu yapı sizlere de ilham olur. Merak ettiğiniz bir detay olursa seve seve cevaplarım. Suyunuz kristal berraklığında, parametreleriniz kaya gibi sabit olsun. Herkese keyifli hobiler!
Bu yumurtalar balıklaramı ait yoksa başka bişeymi acil bilen varsa boşuna heveslenmek istemiyorum. Akvaryumda danio zebra,lepistes,moli,karides ve vatoz var. Tek yumurtlayan sanırım karides. Ve danio zebralar diye biliyom[IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/275032/250220260018491.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/275032/250220260018531.jpg[/IMG][/IMG][EDIT]Sabri1233,2026-02-25 00:24:18[/EDIT]
Salyangoz yumurtaları. Bitkilerle gelmiş olma ihtimali çok yüksek. İstilacılıdırlar ancak faydalıdırlar. Çok fazla popülasyon halinde helena salyangoz eklersiniz, o sayıyı uygun tutar.
Merhabalar arkadaşlar, yıllar sonra tekrar bir akvaryum macerasına giriştim diyelim.
AliExpress’ten gümrük kapanmadan önce;
* Cold White 6500K 1W * Deep Red 660nm 1W * Royal Blue 445nm 1W
LED’lerinden aldım.
Daha sonra armatür için kasa arayışı yaparken, “Neden tamamıyla alüminyumdan oluşan asma tavan malzemelerinden yapmayayım?” dedim. Eski mesleğim ve hâlâ devam eden babamın mesleği nedeniyle elimde bolca mevcuttu.
3 adet sürücü ile LED’leri 3 gruba ayıracağım.
Grup 1: 10 adet 6500K Grup 2: 10 adet 6500K Grup 3: 3 adet Deep Red 660nm + 2 adet Royal Blue + 6 adet 6500K
3x 8-12x1W 350mA 25-42V Power LED Driver
Ledler termal macun ile alüminyumlara yerleştirilip daha sonra kıyılarından vida ile tutturulacak.
Bu bitince dıy filtre konusu gelecek mi abi[:)))][/QUOTE] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200954/250220261054331.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200954/250220261053171.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200954/250220261053271.jpg[/IMG]
Şöyle bir pre-filter yaptım. İçine koy biyolojik malzeme oldu sana dış filtre 😅
Vanaları kapatıyorum. Kavanoz kapağını açarak süngerlere ulaşıyorum. Temizlikten sonra hazneyi tekrar suyla doldurup alt kapağı sıkıca kapatıyorum. Kapaktaki giriş kısmından su boru aracılığıyla süngerlerin içinden aşağıya iniyor. Su, süngerlerden geçtikten sonra üstteki yan delikten çıkarak dış filtreye gidiyor. Maliyeti sünger hariç 80 TL.
Hanımın en sevdiği nohut saklama kavanozuymuş. Keşke maliyet 3 katı olaydı [:D][EDIT]emresycn,2026-02-25 14:02:01[/EDIT]
Merhaba akvaryum 3-4 aylık kurulum 300 litre akvaryum taban lav kırığı üstüne doğal dere kumu ışıklandırma dalgıç lambalar yükseklik 60 cm bitki türleri saz bacopa sesiflora Gül Tabanda misket gübre var iki kere de sıvı gübre kullandım. Kahverengi yosun sorunu yaşıyorum camları 3 günde belli olacak şekilde kaplamaya başlıyor bitkiler örümcek ağı gibi üzerleri dolu kahverengileşip çürüyor ve ölüyorlar şu değişimi kurduktan 2 ay sonra 30 litre kadar yapmıştım 1 hafta önce ise 5 lt yaptım 3 gün önce 15 litre yaptım artık hergun 5 litre su değişimi yapmayı düşünüyorum. Bu sorundan nasıl kurtula bilirim aydınlatmayı tamam kapattım
[QUOTE=Farmanyxd] Hocam sıcaklıgı 30 dereceye çektim spotex ilacım var 40 ltye 1ml düşüyor bende 80 lt var fakat 1 ml döktüm çünkü vatoz balığım var. İlscı döktüm 2. Gün bugun yarın yine dip cekimi su değişimi ve ilac kullanacagım. Tuzu atsammı atmasammı bilemedim vatoz ölsün istemiyorum.[/QUOTE] Ana tankta ilaç kullanılmaz. Balıkları ayırıp ısıyı orda 30 yapmanız gerekirdi. Vatoz tuzdan ölür o yüzden ilaçtan devam ama ana tankta kullanmanız hata olmuş. Balıkları ayrı bir akvaryuma, mümkün değilse ayrı bir saklama kabına ayırın ve tedaviyi orda yapın. Ana tankta tüm bakteri kültürünüz çöker. Tuz tedavisinde ise vatozu şimdilik ayrı balıkları ayrı yere ayırabilirseniz daha iyi fakat ayrı yere hepsini tek ayırıp ilaç tedaviside uygulanabilir. Dozajı aşmadan kullanırsanız fayda görürsünüz dojaz altında çok etki etmez. Vatozu balıklardan ayırma şansınız yoksa tuz tedavisine girmeyin.
Akvaristliğin üzerimizdeki etkisi hayatımızın farklı alanlarında kendini gösteriyor. Yolda bir akvaryumcunun önünden geçsek, içeride hangi türlerin olduğunu merak ediyoruz. Bir hobidaşla karşılaşsak, ayaküstü de olsa akvaryum dünyası ile ilgili sohbet keyif veriyor. İş yerinde akvaryum bilirkişisi edasıyla insanlara doğruları anlatma gayretindeyiz. Doğada gezinirken, gözlerimiz akvaryumumuza doğal bir dekor arama peşinde. Son olarak kendimden örnek vereyim, yeni araba aldım, rengi mangrov yeşili. [:)] Akvaryumla ilgili en iyi forum olan akvaryum.com üyelerini bu başlık altında sohbete davet ediyorum. Hobinin üzerinizdeki etkileri neler?
"Hobici kültürü"ne olumlu katkıda bulunması dileğiyle... [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/231847/121020241510441.jpg[/IMG]
Ölçüler:98x40x47 Canlı Türleri:- Bitki Türleri:monte carlo Tankın Yaşı: 0 Filtrasyon ve Işıklandırma: atman3338 dış filtre ve aqualed pro 5 sıra Tasarım ve Dekorasyon:
Evet 8 yıl sonra sağolsun bir arkadaşımın sürekli attığı görsellerden sonra dayanamayıp balkonda atık hallde duran akvaryumu gün yüzüne çıkarma vakti geldi deyip startı vermiş bulunmaktayım :)..
Tür olarak kiraz karides,elma salyangoz ve neon olmaz ise olmazım olacak,birkaç çeşit te yosun yiyici . Çok fazla karıştırmak istemiyorum açıkçası [/QUOTE] Elma salyangoz bitkileri yiyebilir nerite öneririm çok iyi yosun yer
6 Saat 10 Dakika önce
12 beğeni
Foruma 2021 yılı Ocak ayından beri üyeyim, bu arada o kadar çok faydalandım, o kadar çok bilgi edindim ama herhangi bir şey paylaşmak için fırsat olmamıştı. Uzun bir yazı olacak ama biraz da kendime not olsun diye paylaşıyorum.
Her şey 2020 yılında kızımın ( o zaman 8 yaşındaydı ) baba ben evcil hayvan istiyorum demesiyle başladı. Annemizin tüylü hayvan alerjisi, benim uğraşmak istememem bir araya gelince kızımın bu isteği rafa kalkar gibi oldu. Sonrasında baba galiba ben balık beslemek istiyorum dediğinde eyvah dedim 😊 49 yaşındayım, tam 30 yıl olmuş ben akvaryum kurmayalı. Lise son ve üniversite ilk yılları derken ben akvaryumları ( çoğul yazıyorum bakın 😊 ) kaldıralı, eşe dosta vereli çok zaman olmuş. Eski GAP markalı yeşil iç filtreler, arada ısıtan, bazen cozutan ısıtıcılar, çirkin hava taşları, her türlü soruna metilen mavisi, lepistesler, molyler, zebralar derken bir dünya güzel anı, bolca yorgunluk, ama hep eğlenceli zamanları hatırlıyorum. Fakat bugünden bakınca ben hiç bir şey bilmiyormuşum. Sürekli bir sis bulutu, sürekli kirli olduğunu düşündüğüm için akvaryumu, kumu, kayayı, dekoru çeşme suyuyla temizleme, tekrar çeşme suyuyla 3 haftada bir sil baştan kurulum. 120 litrelik bir tanktan bahsediyorum bu arada, sürekli bir telaş olduğu için yorgunluk o yüzden 😊
İlginçtir bu olumsuz koşullara rağmen çok az balık kaybı yaşadım, belki de o zaman akvaryum balıkları daha sağlıklı veya daha dayanıklıydı. Tüm bunları düşününce aman kızım dedim beni hiç sokma o işlere.
2020 yılının son günü annem ve kızım alışverişe çıkıyorlar, kızımın isteği gerçekleşiyor ve bir tane adını Portakal koyduğu japon balığı alıp geliyorlar eve. Kızım mutlu, annem ve eşim kızım mutlu olduğu için sevinçli. Evde bir tek ben mutsuzum çünkü olmaz böyle diye diye dolaşıyorum evin içinde. 15 litrelik bir tank vermiş akvaryumcu, bir tane iç filtre, insaflı davranıp bir tane de balık. Dandik bir kum, dandik yapay bitkiler, uyumsuz iç filtre yüzünden fırıl fırıl dönen bir balık falan derken hiç içime sinmedi ve bir anda kendimi ne yapabilirim diye düşünürken buldum ama 31 Aralık olduğu için ertesi gün her yer kapalı ve ben bilemedim ne yapacağımı. Araya hafta sonu girdi, balığa her türlü özen gösteriliyor ama yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu ben biliyorum. 4 Ocak günü işteyken kızım aradı, sesi üzgün balığım çok kötü, yavaş yüzüyor, yavaş nefes alıyor diye diye iç çekmeye başladı. Korktuğum başıma geliyor ve ben ne kadar istemesem de tekrar o dipsiz kuyuya çekiliyordum 😊 Hemen iş çıkışı aynı zamanda müşterim olan İzmir’in en büyük petshoplarından birine uğradım. Durumu anlattım ve durumu kurtarmak adına o gün için ellerinde bulunan bana göre en estetik ve evimizde koyabileceğim yere en rahat sığacak büyüklükteki akvaryumu aldım. 48 litrelik, kendinden ışığı olan, kapaklı bir tanktı aldığım. Eve geldim, hemen yeni aldığım yıkanmış dere kumunu bir tur daha yıkayıp serdim tankın tabanına, damacana suyu ekledim ve müşterimin anlattığı şekilde o güne kadar hiç bilmediğim bakteri kültürünü ekledim. Elimizdeki iç filtrenin bu akvaryuma yetecek gibi olduğuna karar verdiğimiz için filtreyi de tanka koyup balığımızı ekledik. Portakal bir anda kendine geldi, garibim yetersiz oksijen, daracık alan derken neler yaşamış kimbilir 😊
Ve böylece ben yeniden başlamış oldum eski hobime. Bu arada akvaryum.com’u keşfettim, üye oldum ve başladım bilgilenmeye. Burada yazdıklarını okuduğum, bende fikir uyandıran, ufkumu açan herkese teşekkürler.
Kızımla başka başka şeyler denedik ve sonunda içimize sinen, baktıkça keyfimizi katladığımız akvaryumlarımız oldu. Tabi beraber bilinçlendik ve öğrendik, o küçük çocuk şu anda 14 yaşında ve iyi bir akvarist oldu, abuk subuk videolarla, sosyal medyayla zaman geçirmek yerine canlılarıyla mutlu. Portakalı beş yıllık bir beraberlikten sonra ne yazık ki kaybettik, gözyaşları içinde törenle bahçemize gömdük ve o tankımızı elden çıkardık. Onun üzerine başka japon bakmak istemedik.
Bitki hiç yetiştirmemiştim ama hep merak ediyordum. Basit bitkilerle başladım, ki hala onlarla devam ediyorum. Karidese merak saldım ve en önemlisi hep istediğim bir beta beslemeye niyetlendim. Bu arada bir tane betanın ölümüne sebep oldum. Bir tane daha edindim ve onunla mutlu mesut devam ediyoruz şimdilik. Bir hayli küçüktü aldığımızda şimdi heybetli bir balık oldu.
Üç tane tankımız, bir kaç çeşit canlımız var. Üçü de Birol abinin elinden çıkma, kesinlikle tavsiye ederim. ( kendisine selam olsun )
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229160/250220261428341.jpg[/IMG]
Aşağıda akvaryumlarımı detaylandırıyorum, umarım beğenirsiniz 😊
35 x 35 x 35 ölçülerinde 8 mm ultra clear cam
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229160/250220261429371.jpg[/IMG]
Bu akvaryum ilk karides maceramızı içerir. Yaklaşık 4 yıllık bir tank. Kütüğü, kayası doğadan toplama ve tabanda dere kumu var, onun altında tüm zemine lav kayası serilmiş durumda. Bunu tüm tanklarımda uyguladım ve verim aldığımı düşünüyorum. Tabi tamamen placebo etkisi de olabilir 😊 Bu tankta bir tane kendinden motorlu pipo filtre var, ayrıca Haqos Expro 500 Askı Dış Filtre kullanıyorum. Bu tank biçin biraz büyük ama akışı kısabildiğim için çok fazla gelmediğini düşünüyorum. Zaten çıkışı yan ve arka camın köşesine vurdurduğum ve pipo filtrenin çıkışı ile ayarladığım için içeride fırtınalar kopmuyor. İçinde Seachem Matrix, Seachem Purigen, biyolojik sünger ve elyaf var. Tankta ısıtıcı yok, evimiz sürekli güneş ışığı alıyor ve merkezi sistem kaloriferli olduğu için 24 derecede sabit evin içindeki sıcaklık. Su ısısı da 23 – 24 arası değişiyor. Aslında beslediğimiz canlılar için biraz serin belki ama biraz serin işte. Işık olarak yine İzmir’in bence en bilgili akvaryumcularından birine yaptırdığım ışığı kullanıyorum. Basit bitkilere haydi haydi yetiyor.
İlk olarak on tane kiraz karidesle başladık, şu anda tahminen 60 civarı karides var. Arada rengini çok beğendiğimiz için bir kaç tane bloody mary karides almıştık. Kirazlarla bloodyler eşleşiyorlar mı bilmiyorum ama bizim için problem değil, sağlıklı olduktan sonra kırıla kırıla devam edebilirler 😊 Altı tane ember tetra, bir tane otocinclus, üç veya dört tane boynuzlu nerite ve bir tane ramshorn salyangoz var. Esas mevcudumuz bu.
Şu anda çok sevdiğim bir arkadaşımın, evini taşıma sürecinden dolayı, beş tane cardinal tetrası bu tankta misafir ama sanırım bir iki haftaya gidecekler.
Hygrophila Corymbosa / Sagittaria Subulata / Microsorum Pteropus / Homalomena Sekadau bu tankın esas bitkileri. Bir de karideslere için olmazsa olmaz mosslar var. Java Fern’lerimiz biraz sağlıksız, limon bitkisinde de bazı yapraklarda delinmeler oluyor ama yukarıda bahsettiğim bilgili akvaryumcumuz sayesinde, karidesleri gözeterek hazırladığımız sıvı gübreyi ve potasyumu küçük dozlarda kullanarak aşmaya çalışıyorum bu olumsuzlukları.
30 x 30 x 30 ölçülerinde 6 mm ön ve yan camlar ultra clear
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229160/250220261431411.jpg[/IMG]
Bu tank esasen çok beğendiğimiz sarı ateş karidesler için kızımın odasında kuruldu. 1 yıllık, 27 litrelik ve arkadan sumpu olan bir tank. Sump haznesi, dekoru, kayası, kumu derken tahminen 20 litre civarı net hacmi var. Sump içinde Seachem Matrix, Seachem Purigen, biyolojik sünger ve elyaf var. Eski bir dış filtrenin emiş borusunu çıkışa taktım, suyu yayarak çıkartıyorum. Karideslere fazla akıntı yapmıyor. Tabanda file içinde lav kırığı, üstünde hagen mi, bazalt mı emin olmadığım bir kumum var. Dekor olarak flame wood ve seiryu olduğunu düşündüğüm taşlarla yaptığım bir adacık var. Bu tankta zemine merak edip temu’dan aldığım bir taban malzemesi serdim. Çok memnun değilim aslında görüntüden ama şimdilik tankı bozmak istemediğim için duruyor. Belki tek tek ayıklarım 😊 Işık olarak Orion B serisi kullanıyorum.
Canlı olarak 22 tane sarı ateş karides, bir adet otocinclus, 1 adet boynuzlu nerite, 8 veya 9 tane ramshorn salyangoz var.
Hygrophila Corymbosa / Sagittaria Subulata / Bucephlandra Phantom / Bucephalandra Biblis / türünü bilmediğim bir anubias / Moss / Pistia bu tankın bitkileri. Bu tankta da limon ve anubiasın formu biraz bozuldu, yine DIY sıvı gübre kullanıyorum.
25 x 25 x 25 ölçülerinde 4 mm ön cam ultra clear
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229160/250220261432391.jpg[/IMG]
Beta tankımız. Henüz iki haftalık bir tank, betamız daha önce Portakal’ı ilk koyduğumuz 15 litrelik tankımızdaydı. Diğeri hem eski bir tank, hem dikdörtgen olması sebebiyle izleme keyfini kaçırdığını düşündüğüm için küp formunda bir akvaryumu olsun dedik ve yeni bir tanka geçtik. Yine arkadan sump tercih ettim, sump içinde Seachem Matrix, Seachem Purigen, biyolojik sünger ve elyaf var. Çıkış bir dirsekle aşağıya kadar uzanan boru yardımıyla arka camda köşeye vuruyor, hemen hemen hiç akıntı yok. 25 derecede sabit tutan ısıtıcım var, sump motorunun olduğu haznede duruyor. Başka ısıtıcılarım vardı ama bunu daha stabil bulduğum için bunu kullanıyorum. Tabanda file içinde lav kırığı, üzerinde bazalt kum var. Dekor olarak flame wood ve seiryu olduğunu düşündüğüm taşlarla yaptığım bir adacık var ( fotoğrafları çekerken fark ettim ki ben aslında 30’luk ve 25’lik tanklarda hemen hemen aynı dekoru yapmışım 😊 )
Bir tane beta, 2 tane boynuzlu nerite, 3 tane ramshorn salyangoz var. Bir tane de eşimin yönlendirmesiyle koyduğumuz nazar boncuğu var 😊
Hygrophila Corymbosa / Bucephalandra Biblis / Homalomena Sekadau / türünü bilmediğim bir anubias / Amazon Frogbit bu tankın bitkileri. Yeni kurulduğu ve diğer tanklardan sağlıklı bitkiler seçildiği için henüz form bozukluğu yok. Ama bu tankta da sıvı gübre kullanıyorum. Işık olarak 1,5 Wattlık mercekli modüllerden kendi yaptığım bir ürün kullanıyorum. Eski tankta bir hayli memnundum. Umarım bunda da aynı verimi alırım.
Tüm akvaryumlarda 10 günde bir dinlenmiş, oda sıcaklığında çeşme suyuyla % 25 su değişimi yapıyorum. Her su değişiminde önerilen miktarda Seachem Stability kullanıyorum. Işıklar akıllı prize bağlı, sabah 8 – 10 arası, akşam 19 – 23 arası açık. Karidesler için 2, balıklar için 3, beta için 3 farklı yem kullanıyorum. Karideslere ayda bir kendi hazırladığım sebzeli yemden veriyorum. Dondurulmuş kan kurdum var, tüm canlılara ayda bir onu veriyorum. Aslında beta için daha sık canlı yem versem daha iyi ama bu düzene uyum sağladı diye düşünüyorum. Salyangozlar ise kendi başlarının çaresine bakar herhalde 😊
Limon bitkileri iki daldan sürekli sürgün veren bitkilerden budanarak bu hale geldi. Sürekli buduyorum, sürekli büyüyor, çok arsız :) Hatta suyun dışında da çıktığı zamanlar oluyor.
Akvaryumlar farklı odalardaydı, bir araya topladım. Bence böyle daha derli toplu oldu. Standı, masayı, sehpayı ( neyse işte ) burada gördüm ve sipariş verdim. 128 litreye kadar taşıma kapasitesi var. Çok hoşuma gitti, tavsiye ederim.
Kızımın ön ayak olmasıyla iyi ki yeniden başladığım ve onu da ortak ettiğim maceramız şimdilik bu şekilde devam ediyor. Ara ara yeni fotoğraf paylaşmayı düşünüyorum. Başta da dediğim gibi biraz uzun oldu belki, umarım sıkılmadan okursunuz.
Sevgiler, saygılar :)
[EDIT]Hoper,2026-02-25 14:56:04[/EDIT]