Herkese merhaba, 4 yıl boyunca oranda besledim, ürettim ve artık cama cam, bol debili, bol havalı tank yerine daha sakin, bitkili ve rengarenk karma lepistes tankı kurmaya karar verdim. Fakat bitki konusunda hiçbir deneyimim yok; burada sizden yardım isteyeceğim.
Tank: 80x40x40, 128 litre. Filtre: Yan seyyar pleksi sump, 1000 L/H. Tabanda en altta lav kırığı, üstte 10 kg siyah bazalt kum. Tasarım: Flame wood,hinditan cevizi. Aydınlatma: Orion led grow 27W dimmerlı. Tasarımda bir de Hindistan cevizi var; aslında apistogramma niyetim vardı ancak RO su beni zorlayacağından lepisteste karar kıldım.
Şimdi sizden ricam şu: İstediğim bitkiler kolay bitkiler olsun ve bir acemiyi üzmeden büyüsünler istiyorum. Dolayısıyla sessiliflora, flame wood üzerine moss ve dev sazları düşündüm. Yaklaşık 1 ay boyunca canlı eklemeyeceğim; bitki işi tamam dedikten sonra canlıları eklemek istiyorum. Sürekli elimi sokup balıklara stres yaşatmak istemiyorum.
Bu bir ay içinde zemine gübre gerekir mi, yoksa sıvı gübre işimi görür mü veya hiç gübre olmadan bitkileri büyütebilir miyim? CO2 olmadan nasıl sonuç alırım, yardım ederseniz sevinirim.
Tasarım için biliyorum tam acemi işi ama elimden bu kadar geldi, affınıza sığınıyorum.
Başlangıçta gübre koymanıza gerek yok, bitkiler akvaryuma 1-1.5 ayda alıştıktan sonra, potasyum ve iz element gübrelerini çok az miktarlarda vermeye başlayabilirsiniz, daha sonra bitkilerin durumuna göre gübreyi arttırıp azaltabilirsiniz. Balıkları ise 2-3. ay civarı koyarsanız çok daha iyi olur, bütün sistem oturmuş olur.
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/292270/291020261857551.jpg[IMG] Merhaba, Kırmızı bir Beta balığı hediye bir tanıdık verdi Sobo T-240 / 9 Litre Akvaryum geldiğinde çok kirliydi biraz temizledim ama zemindeki kum çok kirli kumun tamamen boslatma yapip kırık beyaz ince bir tabaka şeklinde kum koymayi düşünüyorum içindeki taş ve ağaç dalı gibi kısımları çıkartmayı düşünüyorum. Akvaryum içine sade ve çok abartmadan bir tasarım düşünüyorum neler eklenebilir ? Fikriniz var mı ?[EDIT]Mr.Magic,2026-10-29 21:13:15[/EDIT]
Öncelikle 9 litre akvaryum betta için çok küçük bir akvaryum, bettalar minimum 20 litre akvaryumda yaşarlar tercihen 30-40 litre çok daha iyi olur, daha küçük akvaryumlarda stres ve hastalıklar baş gösterir. Size tavsiyem akvaryumu büyütmeniz, öbür türlü balığa sadece eziyet etmiş olursunuz. Ya da 9 litreye karides akvaryumu yapabilirsiniz.
Yaklaşık 3 haftadır aralıksız hergün kayıp yaşıyorum. Şuan cins dişi doğuma 2 gün kala lepistes kaybettim. Son 3 gündür akıntıya karşı yüzmeye çalışıyordu. Keyif alıyor diye düşünüyordum. Akvaryumda suan 7 erkek 4 dişi kaldı. Dişi kaybettim erkekler sayısı orantisı arttı. Acaba çok kovalamaca mı oluyor? Tank 3 haftadır kurulu.
Acaba karışık akvaryum kurdum lepoar desenliler cok ölüyor. Albino full redde sıkıntı yok. Karışık olduğumu için kaybediyorum.?
Sorunun cevabını kendiniz vermişsiniz başka akvaryum suyundan kurdum. Sürekli bakteri kültürü ekledim. Birincisi başka akvaryumun suyundan yeni akvaryum kurulmaz bakteri çakışması olur. İkincisi bakteri kültürü sürekli eklenmez bir kere yeterli. Eski tankın süngerini sıksanız bile yeterli. Üzgünüm ama cikletede geçseniz aynısı olur. %70 oranında dinlenmiş su değişimi yapıp gözlemleyin. 3-4 günde bir su değişimi yapın. Tankın oturması gerek. Simsiyah olan elyafıda temizlemeniz gerek [/QUOTE]
Bakteri çakışması diye birşey yok dünyada. Farklı bakterilerin birbiriyle savaşması söz konusu bile değil, sadece ortamdaki besin yetersizse bakteri sistem yavaşlar ama çökmez. Yani sistem durma noktasına ancak amonyak biterse gelir ki akvaryumda organik atık olduğu sürece bu da mümkün değil. Türkiye'de uydurulmuş bir terim bu bakteri çakışması. Diğer yandan hem akvaryum suyu kullanmak hem de bakteri kültürü eklemek akvaryumun hazır olmasını inanılmaz hızlandırır. Yani çok doğru bir hamle. Okuyup araştırmadığımız konularda tavsiye verirken çok dikkatli olmalıyız diye düşünüyorum
[QUOTE=Betta_King] Isı da sıkıntı yok günlük su değişimi işe yarayabilir. Ama filtrenin süngeri çok iyi bakteri tutar. Ben olsam bakteri tutması için tabana lav kırığı koyardım. [/QUOTE]
Salyangoz veya dipte kalan yemleri yiyecek bir canlı olsa kum kullanırdım. Ama yemlerin aralara kaçması şuan daha sıkıntı bu hacimde
Bu sebeple bu tarz ufak hacimlerde veya üretim akvaryumlarında tabanı boş bırakıyorum kontrol ve temizlik daha kolay oluyor.
Bitkileri saksıda tutuyorum.[EDIT]Mirza Adar ,2026-10-29 21:38:20[/EDIT]
Foruma ilk defa konu açıyorum. Amacım, kurulum sürecimi sizlerle paylaşmak, eksiklerimi tecrübeli akvaristlerden öğrenmek ve hem kendime hem de benzer bir kurulum yapmak isteyenlere faydalı olabilecek bir konu oluşturmak.
Uzun süredir bitkili akvaryum kurmuyordum. Yeniden bu deneyimi yaşamak için bir süredir araştırma yapıyordum. Taşınma sürecinden sonra karma Afrika ciklet akvaryumumu bozmuştum. Bu kez farklı bir şey denemek ve bitkili bir akvaryum kurmak istedim.
Nasıl bir tasarım istediğime karar vermek için acele etmeden araştırmaya başladım. İlk başta Iwagumi tarzına odaklanmıştım. Ancak süreç ilerledikçe kafamda canlandırdığım tasarımın klasik bir Iwagumi olmayacağını fark ettim. Sonunda, dağ yamaçlarını ve kayalık bir araziyi andıran, patika hissi veren bir tasarımın bana daha uygun olduğuna karar verdim.
Birçok forumda ve YouTube kanalında araştırma yaptıktan sonra gerekli malzemeleri temin ettim. Doğrudan CO₂ destekli kuruluma başlayabilecek ekipmanlara sahip olmama rağmen bu kez farklı bir deneyim yaşamak ve bitkilerin su altına geçiş sürecini gözlemlemek için Dry Start (kuru başlangıç) yöntemini denemek istedim.
1. Akvaryum Ölçüleri ve Zemin Hazırlığı
Akvaryum ölçülerim:
140 × 55 × 50 cm
Tasarımımda belirgin bir yükselti oluşturmak istediğim için zemin hazırlığına özellikle önem verdim. Önceki ciklet akvaryumumdan kalan yaklaşık 25–30 kg kayayı dolgu malzemesi olarak değerlendirmeyi düşündüm. Böylece hem mevcut malzemelerimi yeniden kullanabilecek hem de istediğim yüksekliği oluşturabilecektim.
İlerleyen süreçte zeminde çökme yaşanmasını önlemek ve yükseltiyi desteklemek amacıyla katmanlı bir yapı oluşturdum.
Kullandığım malzemeler:
• 25–30 kg: Dolgu kayası • 20 kg: Lav kırığı • 20 kg: Aquasoil bitki toprağı • Dragonstone: Ana tasarımı oluşturmak için kullandığım dekoratif kayalar
Dolgu kayalarının üzerine lav kırığını, onun üzerine de aquasoil toprağı yerleştirdim. Son olarak Dragonstone kayalarla tasarımı şekillendirdim.
Buradaki amacım, dağ görünümünü oluştururken hem doğal bir perspektif yakalamak hem de bitkiler için uygun bir zemin hazırlamaktı.
2. Kullandığım Bitkiler
Bitkilerin büyük bölümünü Akvared’in in vitro ürünlerinden tercih ettim. Kuru başlangıç yönteminde in vitro bitkilerle çalışmanın, bitkilerin yeni ortama adaptasyon sürecini yönetmek açısından avantaj sağlayabileceğini düşündüm.
Ayrıca bitkilerin köklenmesini ve gelişimini kuru başlangıç aşamasında destekleyerek akvaryuma su doldurduğumda daha güçlü bir geçiş elde etmeyi hedefliyorum.
Zemin bitkileri
• Micranthemum tweediei ‘Monte Carlo’ – In vitro • Riccia fluitans – In vitro • Eleocharis parvula – In vitro
Kayalar üzerinde kullanacağım bitkiler
• Vesicularia montagnei ‘Christmas Moss’ – In vitro • Birden fazla türde Bucephalandra • Anubias nana ‘Petite’ – Ex vitro
Anubiaslarla ilgili küçük bir değişiklik yapmayı planlıyorum. Mevcut bitkiler istediğim ölçekte olmadığı için birkaç gün içerisinde daha küçük yapılı Anubias türleriyle değiştireceğim.
Tasarımda kayalarımın dağ görünümünü ve perspektifini korumak istiyorum. Bu nedenle Anubiasların kayaların üzerinde fazla büyük görünmesini istemiyorum. Daha minyatür türlerin tasarıma daha iyi uyum sağlayacağını düşünüyorum.
3. Dry Start Uygulaması ve Nem Kontrolü
Bitkileri yerleştirdikten sonra aquasoil toprağı nemlendirdim. Bunun için pompalı, ayarlanabilir ve ince püskürtme yapabilen basit bir yağmurlama pompası kullanıyorum.
Bu aşamada en çok dikkat ettiğim konu, zeminin nemini korurken gereğinden fazla su kullanmamak.
Toprak nemli ve ıslak kalmalı ancak zeminde su birikintisi oluşmasını istemiyorum. Bu nedenle nem durumunu düzenli olarak kontrol ederek ihtiyaç duydukça yağmurlama yapıyorum.
Akvaryumun farklı bölgelerindeki nem ihtiyacının aynı olmadığını düşünüyorum. Zemindeki bitkilerle dağ yamacında ve kayaların üzerinde bulunan bitkilerin maruz kaldığı koşullar farklı.
Şimdilik uyguladığım yöntem şu şekilde:
• Zemin: Günde bir kez kontrol ederek ihtiyaç duyulursa nemlendirme. • Dağ eteklerindeki bitkiler ve yosunlar: Günde 2–3 kez, az miktarda yağmurlama. • Genel kontrol: Toprağın nemini, bitkilerin görünümünü ve akvaryum içerisindeki nem durumunu düzenli olarak gözlemleme.
Buradaki amacım, her bölgeye aynı miktarda su vermek yerine ihtiyaçlarına göre hareket etmek. Özellikle aşırı sulamadan kaçınarak küf ve çürüme riskini mümkün olduğunca azaltmak istiyorum.Buhar camını yağmurlama yaptığım zamanlarda 15 dk açıp havalandırıyorum. (Buhar camı olmayıp streç ile yapacak olanlar 5x5 bir kaç delik açsınlar)
Elbette kuru başlangıç sürecinde nem dengesinin nasıl olması gerektiğini zamanla gözlemleyerek daha iyi anlayacağım. Bu konuda deneyimli arkadaşların tavsiyelerini de merak ediyorum.
4. Christmas Moss ve Moss Slurry Yöntemi
Christmas Moss’ları kayalara tutundurmak için Moss Slurry yöntemini deniyorum.
Bu yöntemde yosunlar küçük parçalara ayrılarak kayaların yüzeyine uygulanıyor. Bazı uygulamalarda yosunlar yoğurtla birlikte rondodan geçirilerek püre hâline getiriliyor. Ancak ben, organik madde kullanımının küf oluşumuna katkıda bulunabileceğini düşünerek bu yöntemi tercih etmedim.
Bunun yerine Christmas Moss’ları bıçakla ince ince doğradım, az miktarda suyla karıştırdım ve bir fırça yardımıyla kayaların üzerine uyguladım.
Şimdilik yöntemin sonuçlarını gözlemliyorum. Yosunların gelişimini, kayalara tutunma durumunu ve herhangi bir küflenme belirtisi olup olmadığını takip edeceğim.
Bu uygulamanın zaman içerisinde nasıl sonuç vereceğini görmek benim için de ayrı bir deneyim olacak.
5. Aydınlatma Süresi
Aydınlatmaya başlangıçta günde 6 saat ile başladım.
İlerleyen günlerde bitkilerin gelişimini ve akvaryum içerisindeki koşulları gözlemleyerek aydınlatma süresini kademeli olarak 8–10 saate çıkarmayı düşünüyorum.
Doğrudan uzun süreli aydınlatmayla başlamak yerine kontrollü ilerlemenin daha doğru olacağını düşündüm.
Sonuçta bu kurulum için emek ve zaman harcıyoruz. Her şeyin bir an önce gelişmesini beklemek yerine süreci gözlemleyerek ilerlemek istiyorum. Acele edip olası sorunları erkenden ortaya çıkarmaktansa, bitkilere ve sisteme alışmaları için zaman tanımayı tercih ediyorum.
6. Kurulumun İlk Günleri
Bugün kurulumun ikinci günü.
Şu ana kadar yaptıklarımı ve uyguladığım yöntemleri paylaşmak istedim. Bundan sonraki süreçte karşılaştığım sorunları, yaptığım değişiklikleri, bitkilerin gelişimini ve Dry Start yönteminin sonuçlarını bu konu altında güncellemeyi planlıyorum.
Özellikle şu konulardaki gelişmeleri takip edeceğim:
• Monte Carlo ve diğer zemin bitkilerinin gelişimi • Christmas Moss’ların kayalara tutunması • Bucephalandra ve Anubiasların durumu • Nem dengesinin korunması • Küf ve çürüme oluşumunun gözlemlenmesi • Su dolumu sonrasında bitkilerin adaptasyonu
Henüz yolun başındayım. Kurulumun nasıl ilerleyeceğini hep birlikte göreceğiz.
Tecrübeli arkadaşların önerilerine, eleştirilerine ve deneyimlerini paylaşmalarına açığım. Gözden kaçırdığım bir nokta varsa öğrenmek ve gerektiğinde düzeltmek isterim.
Umarım bu konu zamanla hem benim için faydalı bir kurulum günlüğüne dönüşür hem de benzer bir akvaryum kurmak isteyen arkadaşlara yardımcı olur.
Bende ilk defa kuru başlangıç deniyorum. Şimdilik gidişattan memnunum, bunu tecrübe etmekte keyifli.Sadece biraz sabırlı olmak gerekiyor bu yüzden kuru başlangıç düşüncen varsa minimum 45 gün gibi süreceğini hesaba katmalısın. Eğer Dry start yapmak istersen yardımcı olabileceğim birşey varsa yazabilirsin,elimden geldiğince destek olabilirim.
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/255741/291020262119421.jpg[/IMG] herhangi bi yumurta toplama gibi bi durumu varmıdır arkadaşlar yardımcı olabilecek var mı
Yeni aldıgım bu filtre normalde uğultu yapmazken cama değince uğultu yapıyor camla temasını kesecek sünger kağıt veya bez koyuyorum yinede kesilmiyor nasıl yapıcağımı bilen varsa lütfen yardım edin.[:(]
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/125030/021020262254561.jpg[/IMG] Doğum günümde küçük yeğenlerimin aklına bana balık almak gelmiş. Evde 4 tane akvaryumdan oluşan kurulu düzenim var.[:D] akvarumcu da amcanız ne besliyor diye sorup Japon cevabını alınca bunlara elindeki en sağlıksız balıkları vermiş. Frenatus olduğunu sandığım yukardaki balıktan 2 tane, 2 tane de albinosu, bir de leopar vatoz. Ben işi sağlama alıp bunları doğrudan 55 litrelik seleksiyon dışı karideslerimin tankına attım. Frenatusların 3 tanesi zaten 2 güne varmadan öldü. Bu son kalan 6 haftadır yaşadığı yetmezmiş gibi vatozun kuyruğunu kovalayıp parça koparmaya başladı. Öyle olunca tuttum vatozu rahat eder diye 200 l Japon tankıma aktardım. Fakat ışıkta pek ortalarda görünmüyor. Bu sırada geçen sürede frenatus olduğunu sandığım balığım tanktaki karides nüfusunu bir güzel sıfırladı. Bir de ısıtıcı çalıştırıyorum kerataya. Ama çocuklara tembihledim, bir dahaki doğum günüme canlı getirmeyin, bakamıyorum dedim.[;)]
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/291168/291020261911431.jpg[/IMG] Eskiden bir balığım vardı onun fotosunu buldum galiba zar zor hatırlıyor gibiyim umarım başka balık değildir[^_^][EDIT]hvostr,2026-10-29 19:15:55[/EDIT]
16 Ekim 2026 14:51
6 beğeni
Şuan tek bir akvaryumum var. İş yoğunluğundan diğer akvaryumlarımı bozdum.
Ölen bettamın akvaryuma lepistes ekledim ekledim. Her şey yolunda, bol bol yavrumuz var.
Herkese sağlıklı, keyifli hobiler[:iyi:][:nazar:][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/232050/161020261448321.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/232050/161020261448341.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/232050/161020261448311.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/232050/161020261440481.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/232050/161020261448261.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/232050/161020261448271.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/232050/161020261448361.jpg[/IMG]